<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-883749130613804585</id><updated>2012-02-01T22:28:23.871+02:00</updated><category term='Iron Maiden'/><category term='İkinci Yeni'/><category term='Hikaye'/><category term='İtalyan Çizgi Romanı'/><category term='Müzik'/><category term='Politika'/><category term='Lost'/><category term='Toplumsal'/><category term='Şiir'/><category term='Video Oyunu'/><category term='Türk Şiiri'/><category term='Anı'/><category term='Duygusal'/><category term='Calgary'/><category term='Dizi'/><category term='Çizgi Roman'/><category term='Video Oyun Sektörü'/><category term='Yemek'/><category term='Lyon'/><category term='Bilimkurgu'/><category term='Shuffle'/><category term='Sinema'/><category term='Fotoğraf'/><category term='Meta'/><title type='text'>Utku's</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://utkuerd.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/883749130613804585/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://utkuerd.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>Utku Erdoğdu</name><uri>https://profiles.google.com/112954716943711118052</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh3.googleusercontent.com/-wMHJCww-Ht0/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAAY0/VKJOy6E5xTE/s512-c/photo.jpg'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>66</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-883749130613804585.post-2291603897513983856</id><published>2012-01-02T19:03:00.000+02:00</published><updated>2012-01-02T19:02:53.574+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Hikaye'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Shuffle'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Müzik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Lyon'/><title type='text'>Shuffle VII</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;object class="BLOGGER-youtube-video" classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0" data-thumbnail-src="http://1.gvt0.com/vi/y-1_EbIVHrE/0.jpg" height="266" width="320"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/y-1_EbIVHrE&amp;fs=1&amp;source=uds" /&gt;&lt;param name="bgcolor" value="#FFFFFF" /&gt;&lt;embed width="320" height="266"  src="http://www.youtube.com/v/y-1_EbIVHrE&amp;fs=1&amp;source=uds" type="application/x-shockwave-flash"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;VII.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sıra çok yavaş ilerliyordu. Bekleyen çok kişi yok gibi görünüyordu ama herkesin yüzlerce bavulu onlarca çocuğu var gibiydi. Hemen belli oluyordu ki orta doğu ve uzak doğu'ya gitmek için İstanbul aktarması yapacak olan yolcular ağırlıklıydı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Annesi ve babasıyla sırada duran Fransız kızın ayak bileğindeki dövmeyi incelemeye başladı. Sinüs dalgasının neresindeyim acaba diye düşünüyordu bir yandan da. Alışmak ile başlayan, odağını değiştirmeyle devam eden, tepeye çıkan ve tepeden hayal kırıklığıyla birlikte en alta inen bir dalga üzerinde gidip geldiği zamanlardan biriydi bu da.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Acaba herkes mi böyle yaşıyor" diye düşünürdü bazen. İnsanlar dalganın üstünde kalmaya ya da dalganın altında kalmaya daha çok meyilliydiler. İnsanlar genelde hayatlarında sahip oldukları şeyler için mücadele etmeyi beceriyorlardı. Doğru zaman diye bir şey vardı, insanın dalganın üst tarafına çıkması için gerekli şartların oluştuğu o an.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Onun içinse o doğru zaman olmamıştı hiç. Hayatta hiç bir şeye erişilmesi gereken hedef diye bakmamıştı. Bu yüzden sürüklenip durmuştu belki. Belki daha çok şey görme şansı olmuştu. Koşanlar hep daha fazla eğlenir gibi görünürdü insanlara. Duranların da her zaman tutunacak bir yerleri vardı ama. Bu genelde göz ardı edilirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Etrafındakiler bile açıkça görüyordu bunu. Arkadaşlarının çoğu için hayat kurgusu biriyle tanış, aşık ol, evlen; bir iş bul, kendini ilerlet, terfi et ya da bir işe gir, işi öğren, o işi kendin yapmaya çalış şeklindeydi. Bir süreklilik içinde bir şeyleri büyütüp geliştirebiliyordu insanlar. Onun içinse bu doğru olamıyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;B. bir kere yeğeninin ablasına "teyzem niye böyle sürekli sevgili değiştiriyor" diye sorduğunu anlatmıştı. "Doğru insanı bulmaya çalışıyor" demişti ablası da. Bir çocuğa verilen basitleştirilmiş bir cevaptı bu ama B. için kısmen doğruydu. Onun içinse bu cevap pek de geçerli değildi. Onunki doğru insan diye bir şey olduğuna inanmamaktı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne zaman böyle hissetmeye başladığını da biliyordu az çok. Annesi ve babası bunun temellerini atmışlardı zaten. Doğru insanı bulmanın olumlu bir örneğini hiç görmemişti etrafta. Hayatında ilk defa birini doğru insan yerine yerleştirdikten sonra da kalbi kırılınca inancı da yok olmuştu. Tüm bağlanmakta zorluk yaşayan insanların ortak hikayesi değil miydi bu zaten.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En iyi bildiği şey alışmak olmuştu böyle hissetmeye başladıktan sonra. Tekrar aynı sahne geldi aklına, B.'ye "Alışırım, uyum sağlarım" demesi. Hamlet'in ölüm konusundaki tek belirsizliğin sonrasında ne olacağını bilemememiz olduğu tespiti burada da işe yarıyordu. Daha iyisini bilemediğin anda bildiklerin arasında takılıp kalıyordun zaten ve bildiğin hiç bir şey kendinden vermeye değer olmuyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu karşısına çıkan insanların suçu değildi, kimseye yüklemeye çalışmamıştı bunun sorumluluğunu hayatı boyunca. Her zaman ne hissettiğini görüp ona göre adım atmıştı, her ayrılıkta ve her birliktelikte. Yine de istediği gibi bir resim çıkmamıştı sonunda ortaya. Dalgalanıp durmuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;B. farklı bir şey getirmişti bu döngüye. Kalbinin ilk kırılmasından sonra hiç bir zaman hayatının taşları yerinden oynamamıştı dalganın aşağı inişinde. Her zaman üzüntüsünü ve burukluğunu bir süre yaşayıp hayatına devam etmişti gerçekten. Çoğunlukla belki sadece dalganın aşağıya inişini kontrol etmek için, belki de bir sonraki çıkıştan alacağı hazzı düşünerek kırıp dökmekten çekinmemişti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hiç bir zaman ama bir şeyleri aşırı korumaya çalışmamıştı. Çünkü doğru insan denen o kalıcı varlığın zaten hayatında sürekli korumaya muhtaç olmadan kalabileceğini düşünüyordu. İşlerin iyi gitmemesi zamanla değişecek bir şey değildi. Çünkü insanlar farklılıklarından dolayı anlaşamıyorlardı. Ve insanlar değişmiyordu. İnsanların, daha doğrusu karşıdaki insanın değişeceği varsayımıyla başlayan ilişkiler sonunda hüsranla bitiyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Normalde alışıyordu insan buna. Bir çokları için biri hayatındaki sabit bir nokta oluyor ve sonrasında da hızla değişiyordu. Bu dalgalanmaya alıştığın zaman da bu dalgalanma hayatındaki sabit oluyordu. Hangisi daha normal, hangisi daha problemli tartışılırdı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;B. gittikten sonra da bu alışma süreci yaşanmıştı. Onu tutmaya çalıştığı zaman çok daha üzülmüştü. Ama düşüşünü yavaşlattıktan sonra her şey dalga inişi şekline oturmuştu yine.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Artık önünde sadece iki kişi ve bir aile kalmıştı. Birazdan bavulunu verecek ve Türkiye'ye dönüş uçağına binecekti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;B. başka bir yerde başka bir hayat yaşıyordu. O da başka türlüsünü de hayal etmiyordu, edemiyordu. Ama uzaklardaki bu ülkede mp3 çalarında arka arkaya gelen dört beş şarkı bile aklının ona kaymasına ve daha önce de defalarca aklından geçen düşüncelerin yine aklından geçmesine yetiyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir şeyler farklıydı. Ama neyin farklı olduğunu, bu farklılığın iyi mi kötü mü olduğunu zaman gösterecekti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pasaportunu çantasından çıkartıp hazırladı. Mp3 çaları durdurup cebine koydu. Sıra ondaydı artık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/883749130613804585-2291603897513983856?l=utkuerd.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://utkuerd.blogspot.com/feeds/2291603897513983856/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=883749130613804585&amp;postID=2291603897513983856' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/883749130613804585/posts/default/2291603897513983856'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/883749130613804585/posts/default/2291603897513983856'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://utkuerd.blogspot.com/2011/12/shuffle-vii.html' title='Shuffle VII'/><author><name>Utku Erdoğdu</name><uri>https://profiles.google.com/112954716943711118052</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh3.googleusercontent.com/-wMHJCww-Ht0/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAAY0/VKJOy6E5xTE/s512-c/photo.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-883749130613804585.post-1376120428369588486</id><published>2011-12-21T14:04:00.000+02:00</published><updated>2011-12-21T14:06:22.591+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Hikaye'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Shuffle'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Müzik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Lyon'/><title type='text'>Shuffle VI</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;object class="BLOGGER-youtube-video" classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0" data-thumbnail-src="http://3.gvt0.com/vi/yS_DcqPkEYM/0.jpg" height="266" width="320"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/yS_DcqPkEYM&amp;fs=1&amp;source=uds" /&gt;&lt;param name="bgcolor" value="#FFFFFF" /&gt;&lt;embed width="320" height="266"  src="http://www.youtube.com/v/yS_DcqPkEYM&amp;fs=1&amp;source=uds" type="application/x-shockwave-flash"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;VI.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türk Hava Yollarının bankosunun hemen yanındaki ufak dükkanın kapısına doğru yanaştığında Belle ve Sebastian (iki kişiler miydi acaba?) "Get me away from here I'm dying" dedi içten bir şekilde. Güldü içinden. "Bu şarkıyı her anını hissederek dinlediğim zamanları saysam ooooo" dedi içinden. Dükkanın içerisine baktı ve aradığı şeyi ilk bakışta gördü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;D. ile arada yaptıkları telefon konuşmaları geldi aklına. Birini iyi tanımak, birine güvenmek, birine önem vermek gibi bir çok şey vardı bağlarını güçlü kılan onunla. Uzaktaydılar ama. Böylesi daha iyiydi biliyordu, yine de uzaktaydılar. Telefonda konuştukları zaman zaman tek bir şeyin önemi olurdu: İyi olup olmadığı. Onun. Ve D.'nin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nasılsın sorusuna verilen resmi cevaptı bu. "İyiyim". "Kötüyüm" diyebilmek cesaret isterdi hep. Önce kötü olduğunu kabul etmek, sonra da niçin kötü olduğunu açıklamak. "Kötü" olan kimsenin buna enerjisi çoğunlukla olmazdı bile. Etrafta bu kadar hayatından memnun olmayan ve mutsuz insan varken hala bir tabuydu sanki insanın hayatında yolunda gitmeyen şeylerle yüzleşmesi ve bunları ifade etmesi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her şeyi değiştiriyordu insanın iyi olup olmadığı. Para, aşk ya da seks mutluluk getirir mi diye kafa yoruyordu insanlar ama aslında insanın iyi, mutlu olması tüm bunlarla orthogonaldi. Aradaki ilişki iyi ve mutlu olmanın hayattan ne beklediğinizle ilgili olması üzerinden işliyordu sadece. Dünyevi şeyler insanın hayatta beklentilerinin karşılanıp karşılanmadığını çeşitli şekillerde belirliyordu ve bu da iyi olup olmadığını belirliyordu. Para mutluluk getirmezdi ama para ile mutlu olacağın şeyler yapabilirdin. Sorunlar değişmiyordu, zorluk değişmiyordu, hayat zordu gerçekten. Ve insanın en yakınındakilerle ilişkisini bile bu kavramlar şekillendiriyordu bazen.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tabi herşey bu kadar düz mantık değildi. Ortalama bir insana göre biraz karmaşık olduğunu kabullenmişti yıllar önce. Ortalama insan da çok basit ve tutarlı bir varlık sayılmazdı zaten. Asıl sorun insanın hayattan ne istediğinin multi-objective olmasıydı. Bu noktada da tutarsızlıklar su üstüne çıkıyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nugat kutularını inceledi ve ne kadar alsam diye düşündü. Aklına bir sürü insan geliyordu. Amcası, ofis, bölüm, T. "Napacan T.'ye alıp, o sana ne getirdi ki gittiği beş milyon yerden" diye geçirdi bi aklından. Ofis insanlarının yüzünü güldürmek içindi bu alışveriş zaten aslında. Üç kutu almaya karar verdi. "Bir şekilde pay edilir herkese" dedi. Daha fazlasına parası da yeri de yoktu zaten.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kulaklıklarını bir an çıkardı, nugatları bir spor toto bayii gibi görünen dükkanın tezgahındaki sakız şekerleme abur cubur denizinin üstüne bıraktı. Kredi kartıyla ödedi. Adam bir şey söylemedi. Adama dik dik baktı, tamam mı diye işi. Sonra "nezaket yapmaya gerek yok madem adam suratını asıyor" dedi, dükkandan çıktı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Check-in kuyruğu uzamış, nerdeyse dükkana yaklaşmıştı. Dükkanın kapısının biraz ilerisinde bavulunu açtı. Nugatları bavula koydu. Sırtında taşımaya niyeti yoktu üç kutuyu. Bavulu zorlanmadan kapattı. "Bu işi de hallettik iyi" dedi içinden. Kuyruğa doğru ilerledi ve sonunda durdu. Tekrar kulaklıklarını taktı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne çok olmuştu bu şarkıdaki gibi hissettiği. Melankoli içine kaydı birazcık. Bu üzücü bir his değil, unutulan bir şeyin hatırlanması gibiydi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir sene öncesini düşündü. Hayatındaki problemlerin, saçmalıkların, üzüntülerin ortasında bir ada gibiydi bir önceki senenin ağustosu. Ama genel tablo karanlıktı öncesine ve sonrasına bakınca. İnsanın hayatına giren her şey farklı hisler ve ruh halleri getiriyordu yanında. Herkesin hayatında böyle zamanlar olduğunu biliyordu. Daha kötülerini de görmüştü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Klinik psikolojiye inansa depresyonun derecesi üzerinden açıklamaya çalışacaktı bir sene önceki ruh halini. Ama inanmıyordu insanın klasik bir formül ile hayata bağlanabileceğine ya da hayattan uzaklaşabileceğine. Hayatın problemlerini her şeye rağmen çözmek ona hile yapmak gibi geliyordu. İnsanın fonksyonalitesini devam ettirmesi için ne gerekiyorsa yapmaktı depresyon ile her şeyi açıklamaya çalışmak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biliyordu çünkü çok daha kötülerini atlatmıştı. Tedavi olmayı seçmemişti hiç bir zaman ama. Gerçekten iyileşmeye çalışmak ile tedavi arasında her zaman bir fark olduğunu düşünmüştü. Ve hayat her zaman yardımcı olmuştu iyileşmek isteyenlere.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Değer miydi diye geçirdi aklından. Değmezdi herhalde. Ama hayatta neyin değerinin ne kadar olacağını da insanlar belirliyordu. Evren de belki serbest piyasa çalışıyordu gerçekten. O yüzden değip değmeyeceğinin onun gözünde pek önemi yoktu. Sevdiği ve istediği şeylerin peşinden gitmişti. Elinden geldiğince doğrusunu yapmaya çalışmıştı. Sonucun iyi olacağının garantisini de kimse vermemişti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son ayları düşündü. İlerleyebilmişti. Hayat sürekli ilerliyordu. Bu belki bir yere tutunmamanın bahanesiydi. Ama olan bitenleri yaşanılır kılıyordu. Ve etrafındaki insanlar sayesinde ilerlerken yalnız olmamıştı. Kaçmanın çoğunlukla bir faydası yoktu. Çünkü kaçınca hem problemden hem de hayatındaki güzel şeylerden kaçıyordu insan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kuyruk yavaş ilerliyordu. Önünde ailesi biraz ilerde bekleyen kumral kısa boylu bir kız vardı. Uzun süre birbirlerini görmeyecekler gibi üzgünlerdi. Arkasında da iki uzun boylu adam sayamayacağı kadar çok bavulla bekliyorlardı. Hepsi onların mı diye düşündü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ankara'ya bir an önce dönmek istiyordu. Yine kaçması gerekirdi belki. Ama onu gülümseten insanlar bulmuştu ve hayatta kalabilmeyi, her şeyi geride bırakabilmeyi başarmıştı. Nugatları birlikte yemek için sabırsızlanıyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/883749130613804585-1376120428369588486?l=utkuerd.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://utkuerd.blogspot.com/feeds/1376120428369588486/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=883749130613804585&amp;postID=1376120428369588486' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/883749130613804585/posts/default/1376120428369588486'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/883749130613804585/posts/default/1376120428369588486'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://utkuerd.blogspot.com/2011/11/shuffle-vi.html' title='Shuffle VI'/><author><name>Utku Erdoğdu</name><uri>https://profiles.google.com/112954716943711118052</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh3.googleusercontent.com/-wMHJCww-Ht0/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAAY0/VKJOy6E5xTE/s512-c/photo.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-883749130613804585.post-402325363289531238</id><published>2011-12-19T13:27:00.002+02:00</published><updated>2011-12-19T13:30:03.196+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Çizgi Roman'/><title type='text'>Simon &amp; Kirby</title><content type='html'>1936 yılında genç bir yahudi New York'a giderek çizim ve karikatür işleri yapmaya başladı. Paramount için ufak çizimler yapıyordu. Daha önce karikatürler çizmişti. Çizgi roman işi yeni yeni başlıyordu. 1940 yılında ilk çizgi romanını, yedi sayfalık bir westerni çizmesi için bir sipariş aldı, artık çizgi roman işine girmişti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bundan bir hafta sonra Timely Comics isminde bir şirketin sahibinden bir süper kahraman çizgi romanı için sipariş aldı. Fiery Mask oldu bu kahramanın adı. Bu şirket için bir iki ufak iş daha yaptı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Burada Jack isminde kendisi gibi genç bir çizerle tanıştı. Jack onun takım elbisesinden etkilenmişti. Takım elbise giyen bir çizer daha önce hiç görmediğini söyledi. Kısa süre sonra birlikte çalışmaya başladılar. Aynı stüdyoyu iş için kullanıyorlardı. Timely Comics'de tam zamanlı çalışmaya başlarlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kısa süre sonra yeni kahramanlar yaratmaya girişirler. İlk kahramanları çizgi romanın altın çağının en çok akılda kalan kahramanlarından biri olur. Savaş atmosferinde ülkenin ihtiyacı olan süper asker mitosu bu kahramanda vücut bulur. Çok sevilir. Timely Comics'in üç büyük karakterinden biri olur. Yaklaşık 20 yıl sonra Silver Age döneminde de tekrar geri döner ve günümüze kadar yaşamaya devam eder.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İki çizer kafadar daha sonra birlikte çalışmaya devam ettiler. Aynı sokakta karşılıklı birer ev aldılar, aile dostu oldular. Ellilerde çizgi romanın gözden düşmeye başladığı döneme kadar bu ortak çalışma sürdü. Daha sonra Jack çizgi roman sektöründe çalışmaya devam etti. Ama Joe reklamcılık ve ticari çizimlere kaydı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zaman zaman geri döndü çizgi roman dünyasına. Jack ile ortak bir iki ufak iş bile yaptılar. Ama çoğunlukla bu dünyanın dışında kaldı. Son yıllarında kovansyonlara katılıyordu, resimler yapıyordu. Hala aktifti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;14 Aralık 2011'de aramızdan ayrıldı. Arkasında onu hatırlayan bir çok çizgi roman sever bıraktı. İlk çalıştığı şirket artık dünyanın en büyük çizgi roman yayınlayıcısı oldu, bunun ötesinde filmlerden video oyunlarına, oyuncaklardan masaüstü oyunlarına kadar milyar dolarlık bir franchise haline geldi. Joe ve Jack'in 60 yıl önce yarattıkları kahraman da bu şirketin iki binlerin sonu ve iki bin onların başına yayacağı seri filmlerinin bu yaz ki ayağıydı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Onu Simon &amp;amp; Kirby'nin Simon'ı olarak hatırlayacağız ama hep hatırlayacağız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-rnmE5lin-Kw/Tu8fZCFhJ-I/AAAAAAAAAag/CvUN7jg635Q/s1600/CapAm01Meet.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="640" src="http://2.bp.blogspot.com/-rnmE5lin-Kw/Tu8fZCFhJ-I/AAAAAAAAAag/CvUN7jg635Q/s640/CapAm01Meet.jpg" width="460" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;b&gt;Joe Simon&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;b&gt;1913 - 2011&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/883749130613804585-402325363289531238?l=utkuerd.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://utkuerd.blogspot.com/feeds/402325363289531238/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=883749130613804585&amp;postID=402325363289531238' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/883749130613804585/posts/default/402325363289531238'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/883749130613804585/posts/default/402325363289531238'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://utkuerd.blogspot.com/2011/12/simon-kirby.html' title='Simon &amp; Kirby'/><author><name>Utku Erdoğdu</name><uri>https://profiles.google.com/112954716943711118052</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh3.googleusercontent.com/-wMHJCww-Ht0/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAAY0/VKJOy6E5xTE/s512-c/photo.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-rnmE5lin-Kw/Tu8fZCFhJ-I/AAAAAAAAAag/CvUN7jg635Q/s72-c/CapAm01Meet.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-883749130613804585.post-5293650734276645184</id><published>2011-11-08T04:52:00.001+02:00</published><updated>2011-11-08T04:52:53.643+02:00</updated><title type='text'>22 Yüksek Kontrastlı Renk</title><content type='html'>Mühendis, üstüne de bilgisayarcıysanız estetikle çok aranız olmayacaktır doğal olarak. Basit bir renk seçimi için bile RGB uzayını düşünüp bu uzayı nasıl rastgele parçalara ayırabileceğinizi ve renkler elde edebileceğinizi düşünürsünüz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse ki Kenneth Kelly bizim için güzel renkler seçmiş ve sıralamış. Her hangi bir ihtiyaç için birbirinden farklı karşıt renklere ihtiyacınız varsa aşağıdaki tablodan seçebilirsiniz renklerini. Tablodaki renklerin sırası&amp;nbsp;da&amp;nbsp;&amp;nbsp;(satır satır ve soldan sağa doğru sıralanmış düşünün) seçimi en başarılı yapmanızı sağlayacak şekilde optimize edilmiş. Mesela 5 renge ihtiyacınız varsa "beyaz","siyah","sarı","mor" ve "turuncu" sırasıyla seçmeniz gerekiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-N6xXWrxKRms/TriZL1FWkfI/AAAAAAAAAaM/cjSqaVlLkDc/s1600/renkler.png" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="640" src="http://3.bp.blogspot.com/-N6xXWrxKRms/TriZL1FWkfI/AAAAAAAAAaM/cjSqaVlLkDc/s640/renkler.png" width="360" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Tabi tek eksik boyut, arka alanla her zaman uyumlu olmayabilir bu renkler. Beyaz arka alan olarak kullanılırsa renkleri biraz açmak daha iyi sonuç veriyor. Ama karşıtlıklar çok başarılı dizilmiş, ne karışıyor renkler birbirine, ne de arada çırtlak renkler çıkıyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/883749130613804585-5293650734276645184?l=utkuerd.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://utkuerd.blogspot.com/feeds/5293650734276645184/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=883749130613804585&amp;postID=5293650734276645184' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/883749130613804585/posts/default/5293650734276645184'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/883749130613804585/posts/default/5293650734276645184'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://utkuerd.blogspot.com/2011/11/22-yuksek-kontrastl-renk.html' title='22 Yüksek Kontrastlı Renk'/><author><name>Utku Erdoğdu</name><uri>https://profiles.google.com/112954716943711118052</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh3.googleusercontent.com/-wMHJCww-Ht0/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAAY0/VKJOy6E5xTE/s512-c/photo.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-N6xXWrxKRms/TriZL1FWkfI/AAAAAAAAAaM/cjSqaVlLkDc/s72-c/renkler.png' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-883749130613804585.post-2673233615178293674</id><published>2011-11-02T03:04:00.004+02:00</published><updated>2011-11-02T03:06:08.192+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Hikaye'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Shuffle'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Müzik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Lyon'/><title type='text'>Shuffle V</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;object class="BLOGGER-youtube-video" classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0" data-thumbnail-src="http://1.gvt0.com/vi/A8S29IaKNFU/0.jpg" height="266" width="320"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/A8S29IaKNFU&amp;fs=1&amp;source=uds" /&gt;&lt;param name="bgcolor" value="#FFFFFF" /&gt;&lt;embed width="320" height="266"  src="http://www.youtube.com/v/A8S29IaKNFU&amp;fs=1&amp;source=uds" type="application/x-shockwave-flash"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;V.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bellerinde makinalı tüfek asılı havaalanı güvenliğinin yanından geçti. Havaalanının ana girişine gelmişti. Türkiye'den alışık olduğu girişten başlayan kontroller zinciri yoktu ortada. Terminalin sonuna kadar gidip dönmeye karar verdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu da tesadüf müydü acaba, yoksa evren bir şey mi söylemeye çalışıyordu ona. "Aşk tesadüfleri sever de mallığı ve bipolarlığı sevmez" dedi içinden. Filmden çıktıktan sonra da ilk tweet'iydi bu. Okur diye düşünmüş müydü B. acaba? Emin olamadı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu filmin ilişkilerinin sonunda bu kadar belirleyici olmasının sebebi herhalde yaptığı aşk tanımıydı. Aşk bir tesadüftü. Ama ortada bir ton "tesadüfler sonucu aşık olan çift" filmi varken bir tane bile "tesadüfler sonucu ilişkilerini yürüten çift" filmi yoktu. Kaos her şeyi alaşağı etmekte becerikliydi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;B. ile her şeyin ne zaman yıkılmaya başladığını bilemiyordu. Tek bildiği bir gün adının ilk defa bir konuşmada geçtiği, zaman geçip başka bir gün birbirlerinin kollarındayken yine zaman geçmiş ve bir gün yabancı gibi olmuşlardı. İki insanın birbirini sevmesi için sebep çoğu zaman olmuyordu, tesadüfler ise gerekliydi. İki insanın bir birini kaybetmesinin sebebi ise her zaman çoktu, tesadüfler de bunu engelleyemiyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Terminalin sonuna yaklaşmıştı. Yanından geçen esmer, tüm havayolları personelinin hostesinden kaptan pilotuna kadar giydiği o yapay ve gösterişli kıyafetlerden birini giymiş güzel bir kadın yanından geçerken ona bir şeyler söyledi. Kulaklığı çıkarttı duyabilmek için ve "Pardon" dedi. Kadın söylediği şeyi tekrarladı ama bu sefer de duymasına rağmen anlamadı. Boş gözlerle baktı. "Cezayir?" diye tekrarladı kadın. "Cezayir'e mi uçacaksınız?"."Nereden çıkardın ki?" bakışını atıp "Yo, hayır" dedi. Kadın bir şey söylemeden aksi yönde devam etti. Terminalin sonuna doğru biraz daha yürüyünce kadının sorusunun sebebini anladı. Terminalin sonunda ufak bir açık alan vardı ve orada sadece "Air Algeria" bankosu bulunmaktaydı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir iki adım daha attı, adımlarını yavaşlattı, geri döndü. Terminalin girdiği başına doğru yürümeye başladı. Belki de kadının sorduğu sorudan dolayı etraftaki insanları biraz daha iyi inceliyordu bu turda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tesadüfleri düşündü B. ile hikayelerindeki. İlk anda aklına hiç gelmedi. Bir an durdu. Şaşırdı böyle hissetmesine. Onunla bir çok şeye tesadüfler yön vermişti. Ama aklına gelmemişlerdi ilk anda. Çünkü tesadüflere inanmıyordu. Özellikle yıkıcı olanlara. Anlaşılamayan yalan, yakalanamayan ihanet olduğuna da inanmadığı gibi. Olaylar sadece insanların bulundukları durumun etkilerini belirginleştirirdi. Tesadüflerden dolayı bir şey kurulmazdı da yıkılmazdı da.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çöken bir aşkın ardından küçük güzel tesadüflere bakmıyor insan diye düşündü. Yıkıcı tesadüfler ise önünde büyüyordu neredeyse. Edilen her kavganın öncesindeki ufak mesele insanın aklına takılıyordu. Ya da o gün öyle değil böyle yapsam ne olurdu diye düşünüyordu. Ama çok uzun zaman önce öğrenmişti ki olaylar ilişkileri bitirmezdi, biten ilişkilerin kanaması üzücü şeyler olurdu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Açık olmazdı ona B. biten bir ilişkinin içerisinde. Bunu çok önceden biliyordu. Farklı oldukları yerlerden biriydi bu. O her yerden aynı berraklıkla görünmeyi isterdi hep. B. ise nasıl göründüğüne bakmazdı, o an kafasında ne olduğu önemliydi onun için. Başkalarının fikirleri yargıları değildi burada belirleyici olan. Hayat ile olan ilişkileriydi. B. hayattan almaya çalışırdı hayatın ona verdiklerini. O ise hayatta söyleyecek bir sözü, gösterecek bir tavrı olması için uğraşıp dururdu. Onun hayatla ilişkisi daha simetrikti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu yüzden son ana kadar çarpmamayı umacaktı B. ile. Duvara çarpıp hava yastıkları açıldıktan sonra da arabadan çıkıp uzaklaşmak kalacaktı ona. Arabadan inip uzaklaşan adamın düşüneceği şeyler de çarpmadan önce her şeyin ne kadar düzgün gittiğiydi tabi ki. Bu yüzden tesadüfler bu kadar altı çizili olmuştu onun için.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O filme giderken de B. ile olan tesadüflerinin hepsini tekrar yaşayacağını biliyordu. Ya kaybedilmişlikler öne çıkacaktı bu tesadüflerde, ya da artık varolmadıkları. Ya isyan edecekti duruma, ya kabullenecekti. O da ikincisini yapmıştı, seçerek ya da içgüdüsel olarak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aklı Murathan'a gitti. Gençken Ankara'da gittiği pastahaneleri, otel terasında yan odadaki komşuyu ve birbirine geç ya da erken kalmış sevgilileri yazmıştı yıllarca. Artık onunla bir bağ kurduğuna bile inanıyordu bir dönem. Anlıyordu Murathan'ın yazdıklarını, anlatmaya çalıştığı gibi. Bu anlayış "Aaaa evet" şeklinde kendi özüyle Murathan'ın özünün buluşması şeklinde bir anlayış değildi, aydınlanma içeren bir anlayıştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve Murathan'ın da tesadüfler konusunda aynı şeyi düşündüğünü geçirdi aklından. Yazdığı her kelime okuduğu onca şeyden etkilenmişti hep, ama çoğunlukla Murathan gibi yazmaya çalışmıştı. Çünkü Murathan durup da gördüğü şeyleri anlatmazdı. Yolculukları anlatırdı, gündüzün geceye dönmesini anlatırdı, başlangıçları ve bitişleri anlatırdı. Tesadüfler de tek başlarına bakıp da güzelliklerinin tadı çıkartılacak şeyler değildi. Simgelerdi. Hayatları tahmin edilemez şekilde değiştirirlerdi, ya da değiştirmezlerdi. Değiştirmemeleri &amp;nbsp;sinemanın ve hayallerin uzmanlık alanıydı. Değiştirmeleri gerçek hayatın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Terminalin orta kısmına yaklaşmıştı tekrar. Çoğunluğun Asya-Afrika coğrafyasına ait bir görünümü vardı terminalde. Belki terminale özel bir durumdu, belki bayram öncesi olmasına, belki Fransa'ya. Güvenlik görevlilerinin tekrar yanından geçti. Türk Hava Yolları bankosu uzaktan göründü. Banko hala aynı durumdaydı. Ama bir iki görevli bankonun yanına gelmişlerdi, herhalde birazdan check-in başlayacaktı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Filmi düşünmeye devam etti. Tesadüf aşkın hep iyi yönleriyle anılıyordu. O iyi yönlere sahip olmadığını derinlemesine hissetmişti filmi seyredince. Biliyordu, anlıyordu bunu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir aşkın güzel tesadüflerini düşünmüştü o gece. Özlediğini farketmişti birini tanımayı, hep özlerdi insan zaten, o daha fazla özlerdi belki. Bazen hayatında kimseyi istemediğini, sadece birine ilk defa dokunmayı, ilk defa biriyle gülmeyi arzuladığını düşünürdü. T.'de de bunları mı aramıştı sadece acaba. Niye filmi seyrederken onu o kadar düşündüğünü anlayamıyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazen kabul etmek zor geliyordu zayıf olduğunu ve basit şeylerin peşinden gittiğini. Bu yüzden karmaşıklaştırıyordu belki. Birini sevip de kırılmaktan korktuğu için mi sevmemiş gibi yapıyordu, ya da gerçekten sevmediğinden miydi bu. Kendi bile bilemiyordu bunun cevabını.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama sevmek "seçilmiş kişi" olmak gibi bir şeydi. Kimse sana "seçilmiş kişi" olduğunu söyleyemezdi, sadece bilirdi. Sebeplerle uğraşmak boşunaydı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Böyle düşününce tesadüflerin bir anlamı oluyordu belki. O atıp atmamaya emin olduğun adımı senin için atıyorlardı. B.'nin bilmediği o yolda onu takip ettiği o güne gitti aklı. Ana yola çıkacaklardı birlikte ama sonra evine sapınca B. de aynı yöne dönmüştü. Durup arabadan inip yanına gitmişti, "Hayırdır, bana mı geliyorsun" demişti. Arabadan inmeyip gülümsemişti içtikleri şarabın da etkisiyle. Onu ilk defa öpmek istemişti orada. Öpmesi tesadüf olmazdı herhalde, ama öpmemesi tesadüf sayılabilirdi, üç gün sonra başka biriyle nasıl olacaktı B. aksi halde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tesadüfler farklı kılmıştı bunu ve diğer her olayı. Buradan hatırladığı da B.'nin ona şirin şirin gülümseyip de sonra sanki sanki iş ve eğlenceyi ayırır gibi hayatında başka birine bir yer açması değil o kavşakta öyle saçmasapan durmalarıydı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayat küçük şeylerden oluşuyordu. Bir insanı tanımak da küçük şeyleri onunla yaşamaktı zaten. Bu yüzden tesadüfler iz bırakıyordu. Bu yüzden filmi seyredince o tesadüflerden, birlikte yaşanan küçük şeylerden çok uzak hissetmişti. Her yeri B. ile doluyken bile B. artık yoktu. Bu yüzden belki T.'yi düşünmüştü o kadar. "Hayaller ve filmler.." dedi alçak sesle kendi kendine.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir an üzüldü. Çünkü B.'nin bu konuda ne düşüneceğini bilmiyordu, bilemeyecekti de. Farklı oldukları şeyleri duyumsamak onu hep üzüyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Check-in kuyruğuna girip girmemeyi düşündü. Yavaş yavaş kuyruğa girse iyi olacaktı. Ama önce yapması gereken bir şey vardı.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/883749130613804585-2673233615178293674?l=utkuerd.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://utkuerd.blogspot.com/feeds/2673233615178293674/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=883749130613804585&amp;postID=2673233615178293674' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/883749130613804585/posts/default/2673233615178293674'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/883749130613804585/posts/default/2673233615178293674'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://utkuerd.blogspot.com/2011/11/shuffle-v.html' title='Shuffle V'/><author><name>Utku Erdoğdu</name><uri>https://profiles.google.com/112954716943711118052</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh3.googleusercontent.com/-wMHJCww-Ht0/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAAY0/VKJOy6E5xTE/s512-c/photo.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total><georss:featurename>Mürsel Uluç Mh., 970. Sk, 06830 Ankara, Türkiye</georss:featurename><georss:point>39.86034072251868 32.83210515975952</georss:point><georss:box>39.85881722251868 32.82963765975952 39.861864222518676 32.83457265975952</georss:box></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-883749130613804585.post-7870070755473564133</id><published>2011-10-18T04:05:00.001+03:00</published><updated>2011-10-18T04:05:47.587+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Hikaye'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Shuffle'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Müzik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Lyon'/><title type='text'>Shuffle IV</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;object class="BLOGGER-youtube-video" classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0" data-thumbnail-src="http://2.gvt0.com/vi/jxJflvL8VYI/0.jpg" height="266" width="320"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/jxJflvL8VYI&amp;fs=1&amp;source=uds" /&gt;&lt;param name="bgcolor" value="#FFFFFF" /&gt;&lt;embed width="320" height="266"  src="http://www.youtube.com/v/jxJflvL8VYI&amp;fs=1&amp;source=uds" type="application/x-shockwave-flash"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;IV.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Terminalin girişine yaklaşmıştı. "Yok artık" dedi bir sonraki şarkı da "Nereye Böyle" deyince. Ama Nazan Öncel'in sesinin verdiği anlam çok farklıydı bu şarkıya. Şebnem Ferah'ın şarkılarının ajitasyona kaçtığını düşünmüştü iki dakika önce, Nazan Öncel tam tersi bir ekolden geliyordu ama, "Depresyondayım" diyerek insana iyi hissettiren Göksel gibi... İnsan bu acıklı şarkıda bile ağlayıp kapanmak yerine daha kabullenir bir ruh haline bürünüyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir an daha çok mu ağlasa bilemedi, ama hafifledi gözyaşları, sildi elleriyle gözlerini terminal binasının kapısından girerken. Dikkatli bakan biri üzgün yüzünü ve yaşları farkedecekti. Ama neyse ki güvenlik üzgün insanların değil tehlikeli insanların peşindeydi, belki de üzgün insanları daha çok üzmemek için. Yolcular ve terminaldeki diğer insanlar ise bilinçsiz bir&amp;nbsp;kolektif&amp;nbsp;oluşturmuş gibiydiler. Dikkatlerini ancak uçakların rötar yapması çekebilirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Bu halim tam da o gittiğindeki halim" diye düşündü bir an. Bu düşünceyle birlikte kendini daha güçlü hissetti. O gittiğinde de güçlü durabilmişti. Seyrekleşmiş, kuruyacak yaşlar dolmuştu gözlerine ama iyi olacağını biliyor gibi bir huzur vardı içinde bir yandan da. Güçlü hissetmişti, bu güç mü bilemese de.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu güçlülük hissini yıllardır hissediyordu. Bir yerden sonra kokmaya başlamıştı bu kadar güçlü olmaktan hatta. Güçsüz olduğu zamanların bir ürünüydü bu. Doğal seleksiyon, hayatta kalma dürtüsü, savunma mekanizması ya da ne derseniz diyin. Hayatında bir noktada durum ne olursa olsun hayatta kalmayı öğrenmişti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;B. ile ilk ayrılıklarında "Peki ne yapacaksın bensiz" diye sorduğunda da bu cevabı vermişti. "Her zaman ne yapacaksam onu. Hayatta kalacağım" Öyle de yapmıştı. Sonra ne olmuştu peki? Bir yerde bir yanlış mı yapmıştı acaba. Yoksa hiç bir yanlış yok muydu, tüm bunlar karmaşık ve yoğun bir dengenin parçaları mıydı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biliyordu ki mutlu değildi o hayatında olmadığı için. Hayatta kalabilirdi onsuz. Devam edip, bağları inceltip hayatının kuytu bir tarafında bırakabilirdi onu. Ama öyle yapmamıştı. Geri dönmüştü. "Geri dönüşlerden iyi bir şey çıkmayacağını bilip de inkar edeceği" gerçeğini bile bile hem de.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üzüldü bir an. Kurumuştu gözyaşları iyice. Bu zaten göz yaşlarına boğacak bir üzüntü değildi. Bu hayatın işleyişiyle ilgili bir üzüntüydü. Bu tip üzüntülerin en kötü yanı kabullenilmesi gereken üzüntüler olmalarıydı. Ta gözünü açtığından beri orada olan ve bildiği bir gerçek hayatında deprem yaratsa bile, bu üzüntünün isyan edilecek bir boyutu olamazdı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;B.'ye geri dönmesinin sebebi onu önemsemesiydi. Bu düşünce ilk defa Lyon havalanının terminal binasında ilerlerken o an geldi aklına. Tuhaftı bunu onca zaman düşünmemesi. Yani düşünmüştü tabi onu önemsediğini. Ona geri döndüğü de bilimsel bir veriydi. Ama bu ilişkiyi kafasında kuramamıştı. Ayrıldıktan sonra onunla ilk konuştuğu gün geldi aklına. Daha doğrusu konuşmaya çalışıp da yazdıkları gitmeyince canının sıkıldığıyla kaldığı gün. Onun hayatında yapmaması gereken şeyler yaptığını, olmaması gereken bir insanla olduğunu ve üstte ne kadar iyi olursa olsun iyi olmadığını anladığı günden kaç hafta sonra onunla konuşmaya teşebbüs etmişti hatırlayamadı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzaklaştı beyni o zamandan. O zaman bir seçim yapmıştı ve bu his onu B. tamamen gittiği zaman da yalnız bırakmayacak bir şeyin önünü açmıştı: Gerçekten birbirlerinin olmuşlardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güçlü olmanın ilk adımını hatırladı. Bir kişisel gelişim sloganı ya da insanın düşüncelerini odaklamasını sağlayan bir oyun değildi bu. "Güçlü olmanın ilk adımı hislerine güvenmektir" dedi içinden. İnsan hislerine güvendiği, kendi ve etrafındakilere objektif bakabildiği ve kendini ezdirmediği sürece muhteşem şeyler yapabilecek, her şeyin üstesinden gelebilecek bir yaratıktı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türk Hava Yolları bilet satış bankosunu gördü sağ tarafta. Terminalin yaklaşık ortasına gelmişti. Bankonun tam karşısındaki check'in bankosunun önünde bekleyen bir kalabalık vardı. Türke benzeyenler de vardı aralarında, Doğu Asya kökenli olduğunu tahmin ettiği kişiler de. Bankoda kimse yoktu, tabela da boştu, yürümeye devam etti yavaş adımlarla.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;B.'nin gidişi B.'nin değil onun başlattığı bir reaksiyon olmuştu. Çünkü iki şeyin farkına varmıştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biri hayatında artık B.'ye de R.'ye de yer kalmadığıydı. Böyle ifade edince kendini çok aşağı bir yaşam formu gibi hissediyordu. Başka insanların hayatlarında bu kadar kadın problemi olduğu için kendileriyle gurur duyacakları bu durumda utanıp sıkılıyordu. Çünkü bu Güzin Abla köşesine layık bir kadın problemi değildi aslında. Hayatında herkesten önemli bir insandı R., böyle tanımlamıştı onu hep. B. gerçekten sevdiği, gelecek planı yaptığı bir insandı. İkisinin tek ortak yanı ama kendi olmasına asla izin vermemeleriydi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok ağladığı ve sarhoş olduğu bir koş akşamı gece yarısına doğru soğuktan titreyerek arabasına bindiğinde bunu kabullenmişti. Tam anını bile hatırlıyordu. Ne olmuşsa olmuştu, ama bir yerde insanın en çok sevdikleriyle bile vedalaşması gerekmekteydi. İyi olmasının tek yolu buydu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;B. ile ilgili ikinci farkettiği şey ise artık onun "kısa listesinde" olduğuydu. Kendi için doğrusunun ne olduğunu farkettikten sonra da onu görmeye devam etmişti. Ama bir gün artık o büyülü şeyin içinde olmadıklarını, sadece onun etrafındaki erkeklerden biri olduğunu anlamıştı. O gün hayatını değiştirmişti ve bir daha geri dönmemişti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne kadar sevdiğinden, ne kadar özlediğinden bağımsız olarak verdiği karar ile ilgili çok iyi hissettiği anlardan biriydi o. Daha çok bitmemiş şey vardı belki gerçekten. Bilemezdi değişik senaryoların nasıl sonuçlanacağını da. Ama üzülse bile onun gidişine ayakta durarak üzülmüştü sadece. Dürtülerine, kendi zayıflığına kurban olmamıştı. Bir hata yapmış olsa bile bitirerek her şeyi, kaçıncı olduğunu hatırlamadığı kere tekrar bir şeyler başlatmaya çalışarak ne kendini ne de onu küçültmüştü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ardından yine de "Nereye..." diyesi geliyordu. Hiç bir şey buna engel olamazdı.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/883749130613804585-7870070755473564133?l=utkuerd.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://utkuerd.blogspot.com/feeds/7870070755473564133/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=883749130613804585&amp;postID=7870070755473564133' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/883749130613804585/posts/default/7870070755473564133'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/883749130613804585/posts/default/7870070755473564133'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://utkuerd.blogspot.com/2011/10/shuffle-iv.html' title='Shuffle IV'/><author><name>Utku Erdoğdu</name><uri>https://profiles.google.com/112954716943711118052</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh3.googleusercontent.com/-wMHJCww-Ht0/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAAY0/VKJOy6E5xTE/s512-c/photo.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-883749130613804585.post-3679746362078985744</id><published>2011-10-05T02:57:00.003+03:00</published><updated>2011-10-05T02:58:18.316+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Hikaye'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Shuffle'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Müzik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Lyon'/><title type='text'>Shuffle III</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;object class="BLOGGER-youtube-video" classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0" data-thumbnail-src="http://0.gvt0.com/vi/Hvp5kr8edwA/0.jpg" height="266" width="320"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/Hvp5kr8edwA&amp;fs=1&amp;source=uds" /&gt;&lt;param name="bgcolor" value="#FFFFFF" /&gt;&lt;embed width="320" height="266"  src="http://www.youtube.com/v/Hvp5kr8edwA&amp;fs=1&amp;source=uds" type="application/x-shockwave-flash"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;III.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Havaalanının tren istasyonu kısmına girdi. Şarkı arasındaki sessizlikte bir an durdu ve etrafına bakındı. İçerisi çok sıcaktı. İçeride de tren bekleyen gençler kocaman çantalarını duvara dayayıp yanlarına yerlere oturmuşlardı. Havaalanı terminallerine geçişin bulunduğu üst kata çıkmak için yürüyen merdivene yöneldi. Merdivene çıktı, bavulu sabitledi. Çalmaya başlayan şarkının ne olduğuna baktı ve bir anda sessizce gözyaşlarına boğuldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayat hep ileri doğru akıyordu, en temel aksiyomdu bu yaşamla ilgili. Düzenden kaosa doğru gidiyorduk her zaman aslında. İnsan ve evren birbirine tamamen zıt iki varlıktı nerdeyse. İnsan düzen için, başa çıkabileceği, anlayabileceği, değiştirebileceği, kendini tatmin edecek bir dünya kurabilmek için çalışıyordu. Toplumsal normlar ya da insanın içindeki idealler, ne derseniz diyin toplum daha iyiye doğru gidiyordu bazen yavaş bazen hızlı. Ama direniyordu evren bu değişikliğe. Kaos da tam buydu; her sistemin kendine yapılan dışarıdan müdahaleyi reddetmesi. Evrenin düzenle bir derdi yoktu, ama düzen yapaydı. Günler sonra Lyon havaalanında ağlamaya başladığı o anı düşündüğünde tüm bunları Jurassic Park'a bile bağlayacaktı. Ama o anda düşündüğü hayatın genel düzeninden çok ileri giderken kaybedilenler ve korunanlardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;B. hayatının bir safhasıydı. Masal gibi değil, yumruk gibiydi onunla her şey. Tüm mücadele, tüm yenilgiler, tüm başlangıçlar ve tüm bitişler. Onu özel yapan şey de bu gerçeklik olmuştu. O varken hayatında tüm o mücadele anlamlıydı, bir düzen içindi çünkü. İstediği şey bu muydu onu çok sorgulamıştı zamanında, şimdi de net bir fikri yoktu o konuda. Ama bu kelimeler o ayları anlatan doğru kelimelerdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama kaosa doğru gitmişti her şey. Tamir edilen her yaranın daha büyükleri açılmıştı aralarında. Bir gün ona " 'Aşk Tesadüfleri Sever' seyret mutlaka. Ama birlikte seyretmeyelim, çok ağlarız" demişti. Bu son sözleri olmasa da onunla ilgili belleğinde kalan son anı olmuştu. Adeta düzenin bozulduğunu kabul ettikleri, kaosun başladığı o anı simgelemişti film ve laf.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tıpkı bir ölüden kalan bir hatırayı yanında taşımak gibi bu sözleri de beyninde taşımıştı haftalarca. Bir türlü kendinde o gücü bulup da filme gidememişti. Korktuğu kaos değildi artık. Ama gücünü kaybetmekten korkuyordu. İlk defa ışıkları kapatıp da karanlıkta ağladığı zaman değildi bu kaosun başlangıcı. Hatta hiç ağlamamıştı, kendini de şaşırtan bir şekilde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yürüyen merdivenin tepesine geldi. Hiç ağlamamış olmak da ondan aldığı bir özellikti. Ne olursa olsun savaşçıydı B. İnsanın savaşının her zaman da kendisiyle olduğunu biliyordu tuhaf bir şekilde. Ağlamazdı o yüzden o da, başka başa çıkma yolları vardı. Belki B.'ye nispet o da ağlamamıştı. İçini burktu bu. Terminale uzanan koridora doğru yürüdü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Filme haftalarca gidememişti çünkü ağlamak istemiyordu. Filmin bir anlamda "güvenli bir alan" olmasından korkuyordu. Artık her şey değişmişti ve kaosu tekrar herhangi bir düzene dönüştürmek bir filmin yapabileceğinden daha zordu. Bir film seyredince insanların hayatlarının değişmesi filmlerde, bir kitap okuyunca insanların hayatlarının değişmesi de kitaplarda oluyordu sadece. Ama film B. ile olan dünyalarında bir güvenli alansa eğer, bir anda onsuz kurmaya çalıştığı yeni dünyayı yok edecekti. Kaosun içinde korunaksız kalacaktı. Filmden çıkınca salya sümük onu aramak istemiyordu, bunu bir gün yapacaksa bir sebebi olmamalıydı en azından.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir yandan da filmi mutlaka seyretmesi gerektiğini biliyordu. Dünyalar değiştirecek kadar gücü olmasa da yıkılan bir dünyanın son çığlığıydı film. B.'nin gittiğini bildiği o andan haftalar sonra gidebilmişti filme, hiç de beklemediği bir tecrübeyi yaşamak için.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her şeyi bekliyordu ama, böyle kavramsal bir düzlemde B. ile bütünleştirdiği bir filmi seyrederken başka bir kadını düşünmeyi beklemiyordu. Ama tam da böyle olmuştu. Aşk tesadüfleri severdi ama gözünün gördüğü tesadüfler farklıydı tek başına sinema salonuna girdiği o gece. Belki kendine itiraf etmese de o güçle girmişti filme. Aşk kısmı ne anlatıyor çok ilgilenmemişti, ama tesadüfler kısmında hep T. ile yaşadıkları tesadüfleri düşünmüştü. Birini tanımanın heyecanını hissetmişti tekrar tekrar her tanışıp unuttukları anda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Asla bir yere koyamadı T. hakkında o gece hissettiklerini daha sonra &amp;nbsp;hakkında. Ama öbür yanda B.'den sadece acıklı bir sahne bulmuştu koca filmde: Kadının evlenme teklifine verdiği cevabı, ya da B. nin veremediği cevabı. Ve Şebnem Ferah'ın ajitasyona kaçan üzgünlükteki sesini.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Terminale giden koridorda lifte binmedi. Kimsenin yanından geçmek istemiyordu. Ağladığını görür müydü insanlar, görseler de umursarlar mıydı bilemiyordu. Ama alışık olduğu dikkat çekmeme davranışını sürdürdü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O gece filmden çıktıktan sonra kızgındı sadece B. ye. Kendisinin sert ve dik durmasını isterken, ne istediğini &amp;nbsp;açıkça söyleyemediği için kızgındı. Sonrasında bu duygu çok daha bulanıklaşacaktı. Bu konuda onu yargılamaktan sürekli kaçacaktı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu duygunun bulanıklaşmasıyla da filmden, B.'den kalan son anıdan geriye sadece bu şarkı kalacaktı. Hoşçakal demek ona kalan tek şeydi. Bu film bir cenazeydi çünkü. Artık her şeyin bitmesine rağmen gerçekleştirilen son ritueldi bu filmi seyretmek. Ve B.'yi tanıdığı günden o güne kadar sadece kendini düşünerek yaptığı az şeyden biriydi bu hoşçakal.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gözyaşları arttı, adımları yavaşladı. Bir ara kenardaki bankların birine oturmayı düşündü bir süre. Devam etmeliydi ama. Durmanın kimseye faydası yoktu, en azından hayatında kendini hep buna inandırmıştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birini sevdiğin zaman geride kalanlar o kaos içinde tutunacak tek dalın oluyordu. Ama her geride kalanın da bir çerçevesi ve anlamı vardı, hiç bir şeyi onun dışına çıkaramıyordu insan. Sonunda da kalanlar başkalaşıyor ve kaos herşeyi kaplıyordu. Öncesini, o anı ve sonrasını karşılaştırmak çok da mümkün değildi. İnsan kaybedilen herşeye farklı yas tutuyor, altı safhayı her zaman farklı yaşıyordu. Yine de sonunda haykırarak aynı sözleri söylüyordu hep.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Söylenecek söz yok, gidiyorum....&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/883749130613804585-3679746362078985744?l=utkuerd.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://utkuerd.blogspot.com/feeds/3679746362078985744/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=883749130613804585&amp;postID=3679746362078985744' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/883749130613804585/posts/default/3679746362078985744'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/883749130613804585/posts/default/3679746362078985744'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://utkuerd.blogspot.com/2011/10/shuffle-iii.html' title='Shuffle III'/><author><name>Utku Erdoğdu</name><uri>https://profiles.google.com/112954716943711118052</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh3.googleusercontent.com/-wMHJCww-Ht0/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAAY0/VKJOy6E5xTE/s512-c/photo.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-883749130613804585.post-8452067383537157223</id><published>2011-09-26T16:11:00.001+03:00</published><updated>2011-09-27T02:48:05.394+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='İtalyan Çizgi Romanı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Çizgi Roman'/><title type='text'>Baltalı İlah</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-1gMzj3bEx_s/ToB5yGDW7kI/AAAAAAAAAZ0/eLJ_P2jE12Q/s1600/zagorrj3.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="306" src="http://2.bp.blogspot.com/-1gMzj3bEx_s/ToB5yGDW7kI/AAAAAAAAAZ0/eLJ_P2jE12Q/s400/zagorrj3.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Sergio Bonelli (1932 - 2011)&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/883749130613804585-8452067383537157223?l=utkuerd.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://utkuerd.blogspot.com/feeds/8452067383537157223/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=883749130613804585&amp;postID=8452067383537157223' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/883749130613804585/posts/default/8452067383537157223'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/883749130613804585/posts/default/8452067383537157223'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://utkuerd.blogspot.com/2011/09/baltal-ilah.html' title='Baltalı İlah'/><author><name>Utku Erdoğdu</name><uri>https://profiles.google.com/112954716943711118052</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh3.googleusercontent.com/-wMHJCww-Ht0/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAAY0/VKJOy6E5xTE/s512-c/photo.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-1gMzj3bEx_s/ToB5yGDW7kI/AAAAAAAAAZ0/eLJ_P2jE12Q/s72-c/zagorrj3.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-883749130613804585.post-2997747710693356788</id><published>2011-09-21T00:37:00.001+03:00</published><updated>2011-09-21T00:38:22.234+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Hikaye'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Shuffle'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Müzik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Lyon'/><title type='text'>Shuffle II</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;object class="BLOGGER-youtube-video" classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0" data-thumbnail-src="http://1.gvt0.com/vi/4FMTNVx53cU/0.jpg" height="266" width="320"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/4FMTNVx53cU&amp;fs=1&amp;source=uds" /&gt;&lt;param name="bgcolor" value="#FFFFFF" /&gt;&lt;embed width="320" height="266"  src="http://www.youtube.com/v/4FMTNVx53cU&amp;fs=1&amp;source=uds" type="application/x-shockwave-flash"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;II.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Müziğe gitti aklı biraz. IPod'un küçük ekranında Sertab'ın komik saç modelini görünce başka bir dünyaya gidiyordu her seferinde. Derin bir nefes aldı. Daldı yine geçmişe.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;B.'nin bir ay sonra evine geldiği o gece geldi aklına. Her bu şarkı çalışında oraya giderdi aklı, ve kalbi... O geleceğini söyleyince koşa koşa eve gidişini ve bir playlist yapışını an an hatırladı. Bu şarkıyı da koymuştu. "Bizim şarkımız olan her şarkıyı koymuştum" diye düşündü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O nasıl başa çıkacağını bilmediği bir anıydı. Onun için de aynı başa çıkılmazlıktaydı, hep öyle derdi ya da. "Sonumuz nasıl olur bilmiyorum" demişti. Nasıl devam ettiği bilinmez bir aşkın nasıl biteceği daha da bilinmez olurdu her zaman. Hiç bir şey demek değildi belki de bu, belki de çok şey demekti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yine aklına aynı sorular geldi "Mutlu mu acaba... Sevince kalbim elbet acı duyardı ama bu acılar bizi aştı bizken. Şimdi acaba boşa mı çekmişiz bunları diyordu, yoksa özlüyor muydu acaba... Yaslandığı omuz onu istediği yere götürecek miydi, yoksa başka bir hayalin içine mi atlamıştı."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En fazla da kendiyle çelişiyordu. Merak etmek ve etmemek arasında gidip geliyordu. Kendine acımaya dönüşüyordu bu da bir an sonra. O evine geldiği gün ona "En kötüsünü gördük işte, seni seviyorum" demişti. O an inanmıştı bunun bir peri masalı olacağına. Şimdi inandığı çok bir şey yoktu. Yarın onu tekrar kollarına alabilse hayatının daha iyi olacağına inanmıyordu. Yağmur olup yağsa üzerine dertler olduğu yerde kalacaktı işte.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yazı düşündü. Bir sene öncesini. Tatilden geldikleri haftayı. "Bir omuzum oldu sonunda hah hay başımı yasladım" dediği an gözünün önündeydi. Kışın soğuğunda tüm her şeyin kabahatini koparılan çiçeklere yüklemelerini düşünüp güldü. Kendini parçalarcasına ağladığı gecelerde "Ayrılık ve bizin aynı cümlede durmuyor" diye kendini avuttuğu anları düşündü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok şey biriktirmişlerdi ama söylenecek tek şarkıydı bu. Mesele ne yaptığı, kiminle olduğu ya da onu sevip sevmediği değildi. Mesele onun olup olmadığıydı. Birlikteyken sadece birbirlerine sahip olduklarını başka bir dünyayı gördüklerini düşünürdü hep. Artık düşünemiyordu böyle. Artık tek kalan istenilenler ve istenilmeyenlerdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Onu son gördüğü an gözünün önünden gitmiyordu hiç. Defalarca birlikte bindikleri o arabayı görmüştü ilk önce. Her zamanki gibi gözleri onu görmek için bekliyormuşcasına kitlenmişti. Aylar boyunca o arabayı gördükten sonra müziği sonuna kadar açmış, ağzını yamultmuş B.'yi görmeye o kadar alışmıştı ki, arabayı onun sürmediğini, arabayı süren sevgilisinin omzuna başını koymuş yanında oturduğunu görünce bir yumruk inmişti boğazından. Susup önüne bakmıştı umuttan iyice koptuğu her an gibi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Mutludur inşallah" dedi içinden anca. Mağara adamından daha evrimleşmiş olduğunu sanmıyordu. Bir zamanlar sevdiği kadını başka birinin omzunda görünce içi keyif dolmayacaktı tabi ki. Dolacak mıydı belki de, emin olabilseydi kendinden keşke.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fransızca bir anons geldi. Tren makas değiştirmeye başladı. Lyon Saint Exupery'e gelmişlerdi. Hareket edecek gücü var mıydı emin değildi. İki ay önceye kadar çok fazla aklına bile gelmeyen bu kadının tamamen başka bir dünyada, daha dünyevi şeyleri aklından geçirirken bir anda bir şarkıyla aklına düşmesini beklemiyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beklenmeyen şeylerdi zaten onunla ilgili olan her şey. Hayatının altı ayında onun damgası vardı. Yine de her hikayeleri beklenilmedikle ilgiliydi. Bu kadar mutlu olup birbirlerini seveceklerini bile beklemiyordu. Sevmişler miydi acaba? Bekliyor muydu ya da?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hatırladı yine niçin ona arkasını döndüğünü. Çünkü arkasını dönebilmek istiyordu ona. Tüm ilişkileri boyunca ne zaman arkasını dönse ona kalbine bir hançeri saplanmış bulmuştu. "Onun için sen daha iyisini yapabildin mi ki?" diye düşündü. Bir cevabı yoktu buna. Bazen yaptığını düşünüyordu. Bazen R. için ona arkasını döndüğünü düşünüp kendini suçluyordu. Bazen de her şeyi pembe diziye dönüştürenin sadece bu suçluluk olduğunu söylüyordu kendine.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne olursa olsun, ona arkasını dönmek için değil arkasını dönebilmek için dönmüştü. Ama onun bunu anlayacağını düşünmemişti de zaten. Bu intihar onun intiharı olmuştu, sevgisinin ya da B.'nin değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tren durdu ve kapılarını açtı. Trendeki küçük kalabalık yavaş yavaş çantalarını kapıya doğru sürüklemeye başladılar. Hiç inesi yoktu trenden. Uçağa kadar bir yarım saat bir saat daha böyle ileri geri gitse şikayet etmezdi. Platformdaki yolcular boşalan koltukları doldurmak için bekliyorlardı. Kalktı, o da bavulunu çekiştirmeye başladı. Platforma çıktı. Bir köşede durdu. Şapkasını taktı. Ayakları yürümeyi reddediyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir intihar olmuştu son hikayeleri. Geri dönmeyi beklemiyordu ilk anda da bu anda da. Her şeyin aleyhine çalışması sadece işleri zorlaştırıyordu. İnsanın içindeki boşluk her zaman vakum etkisi yaratıyordu. Ve insan kendisini seven sevmeyen, değer veren vermeyen bir sürü kişiyi içine çekmeye çalışıyordu bu vakum etkisiyle. Tabi azı kalıcı oluyordu, daha da az o boşluğu dolduruyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Platformun sonuna kadar yürüdü. Dönerek üst kata çıkan merdivenleri tırmandı, bir yandan da bavulunu çekiştirerek. Havalanının yan tarafındaki tren istasyonunun kapısına doğru yürüdü. Etrafta öğlen sıcağının altında yerlerde oturan salaş görünümlü ama güleç yüzlü gençler vardı "Kahrolasıca Interrailciler" diye düşündü içinden. Bir anda yaşlı dede yanı açığa çıkıp tüm düşüncelerini dağıtacak gibi oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama aynı yere tekrar kilitlendi. Çok özlemişti onu. Ama bu özlemin onunla hiç alakası yoktu bir yandan da. Onunla birlikteyken olduğu insanı özlemişti, mutluluğu özlemişti. Onu görmek, onun başka bir hayat yaşadığını görmek, hatta onunla tanışmasını sağlayan Ç.'yi görmek bile onu olmasa da onsuz sahip olamadığı şeyleri özlemesine yol açıyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Sevgi ne kadar tuhaf bir şey ya. Bir belli değil benle mi onla mı alakalı. Benle alakalı olsa bir türlü, onla alakalı olsa bir türlü. İnsanın kendiyle, sevgiyle ve sevdiğiyle barışık olmasının bir yolu var mı acaba" diye geçirdi aklından.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şarkı biterken son düşüncesi "Mutlu mudur ki" oldu.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/883749130613804585-2997747710693356788?l=utkuerd.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://utkuerd.blogspot.com/feeds/2997747710693356788/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=883749130613804585&amp;postID=2997747710693356788' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/883749130613804585/posts/default/2997747710693356788'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/883749130613804585/posts/default/2997747710693356788'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://utkuerd.blogspot.com/2011/09/shuffle-ii.html' title='Shuffle II'/><author><name>Utku Erdoğdu</name><uri>https://profiles.google.com/112954716943711118052</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh3.googleusercontent.com/-wMHJCww-Ht0/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAAY0/VKJOy6E5xTE/s512-c/photo.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-883749130613804585.post-4772501364199521988</id><published>2011-09-07T22:58:00.002+03:00</published><updated>2011-09-07T22:59:29.706+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Hikaye'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Shuffle'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Müzik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Lyon'/><title type='text'>Shuffle I</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;I.&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;object class="BLOGGER-youtube-video" classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0" data-thumbnail-src="http://3.gvt0.com/vi/YwSZvHqf9qM/0.jpg" height="266" width="320"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/YwSZvHqf9qM&amp;fs=1&amp;source=uds" /&gt;&lt;param name="bgcolor" value="#FFFFFF" /&gt;&lt;embed width="320" height="266"  src="http://www.youtube.com/v/YwSZvHqf9qM&amp;fs=1&amp;source=uds" type="application/x-shockwave-flash"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Geri dönmek bir yandan heyecanlandırıyordu onu, bir yandan da içinde geri dönmesine ayak sürüyen tamamlanmamış bir şey vardı. "Hangi şehirdeysem yalnızlığın başkenti orasıdır" lafı bunu mu kastediyordu acaba? Dönmek ve kalmak arasında bu derece az fark olması tedirginlikle dolu bir huzur veriyordu ona.&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Lyon banliyölerinin içinden geçiyordu tren çok da hızlı olmayan bir tempoda. Anlayamamıştı bu kenti ve buna sinirleniyordu. "Yine de en azından geçen seferki gibi otelden çıkmadan oyun oynayarak ve uyuyarak geçirmedim zamanımı" diye düşündü. Giderek seyrekleşen evler, azalan insanlar şehrin bittiğini söylüyordu. Birazdan tarlalar başlayacak ve tren yolunun kenarlarının kafese benzetilebilecek kadar örtülmüş bir hale gelmesine kadar kısacık da olsa düzlükleri görebilecekti. En azından dört gün önce bu yolu havalanından şehir yönüne giderken tersten seyrettiği film buydu.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Her yolculuk sonunda başka şeylerle karışmış bir huzur kaplardı içini böyle. Yolculuk öncesi ters gidebileceğinden korktuğu, nasıl becereceğini bilmediği şeylerin düzgün gitmesi ve bir şekilde becerilmesinin huzuruydu bu. Her şeyden anlayıp -ya da anladığını düşünüp- bu kısacık yolculukları Odysseus'un maceraları kadar gözünde büyütmesinin komik olduğunu düşündü. Neredeyse bilet görevlisini çağıracak "Mösyö kondüktör, bu bileti tek başıma aldım! Hem de alırken kimseyle konuşmama gerek bile kalmadı! O kırmızı renkli makinlarla konuşarak aldım sadece." diyecekti. "En iyi onların dilinden anlıyorsun ya" diye düşünecekti görevli de. Kafasından nerd olduğu için acınacak durumda olduğu düşüncesini kovdu. "Keşke turist olsaydım" dedi alçak sesle. &amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;İlk geldiği gün aklına geldi. O gün de gezmeye gelmiş birinden çok bir şeyleri becermek için alışık olduğu çemberden çıkmış biri gibiydi. Konferansın nasıl bir şeye benzeyeceğini merak ediyordu, otelin yerini kolay bulmayı umuyordu, Fransızların meşhur "Fransızca dışında dil konuşmama" alışkanlığıyla&amp;nbsp;muhattap&amp;nbsp;olmam inşallah diye içinden geçiriyordu, isteyerek ya da istemeden deliler gibi para harcama durumuna düşmek istemiyordu.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Şimdi de dönüşte yapacaklarını düşünüyordu benzer bir şekilde. Dönüşünden iki gün sonra uzun bir tatil başlayacaktı ama tatil sonrasına önemli işler yetiştirmek zorunda kalacak gibiydi yine, bayramı ve görmek zorunda olduğu insanları görmeyi gözünde büyütmeye şimdiden başlamıştı, bavul boşaltmak ve tekrar evdeki ofisteki düzene dönmek bile onun için büyük bir şey oluyordu. Kanada dönüşünde bavullarını üç ay sonra boşaltması geldi bir an aklına. O dönüş geldi aklına. Havaalanına bu tren yolculuğu, Toronto'ya giden uçağa benziyordu. Tıklım tıklım dolu bir Boeing'de değil de sadece dört beş kişinin bulunduğu Ankaray tipi bir trendeydi ama esas yolculuğun öncesindeki kısa yolculuk hissiyatı benzerdi. Güldü. Toronto uçağıyla şimdiki dönüş yolculuğu yaklaşık aynı uzunluktaydı. Tabi Toronto'dan Türkiye'ye uçusu dokuz saat olunca oranlar tutuyordu.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;O dönüşünde kafasındakiler, heyecanı ve mutluluğu hızlıca geçti gözünün önünden. Düşünmemeye çalışıyordu çok fazla o günleri. Hayat bir yolculuk gibiydi ona göre, sürekli bir yerlere uğranılan ve bir şeylerle karşılaşılan. Her uğranan yer insana ya bir şeyler katıyor, insanı fazlalaştırıyordu; ya da bir şeyler alıyor, insanı küçültüyordu. O dönüş de küçültmüştü onu. Hayal kırıklığı temalı bir hikayeydi ve hatırlanmasa daha iyiydi. Uzaklaştırdı kafasını bunlardan, sanki bulanık bir suyu karıştırır gibi.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Tren klimanın duraksamadan çalışmasıyla soğumuştu iyice. Çok soğuktan hoşlanmasa da şikayet etmedi. "Tangalı şarkıyı" söylemeye devam ediyordu Bob Dylan. Gülümsedi. T. koymuştu bu adı şarkıya. Seviyordu böyle aynı espriyi iki tarafından alıp da ortada çevirdikleri zamanı onunla. Sevdiği çok şey vardı onunla ilgili, sevmediği de. Hayatta tanıdığından asla pişman olmayacağın insanlardandı o ne olursa olsun. Gülümsedi yine. Sevdiği şeylerden biriydi onunla ilgili bu, gülümsetmesi.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Tren düzlükleri geçmişti artık. Çok fazla bir şey görünmüyordu tren yolunun kenarları tel örgülerle yer yer duvarlarla kapandığından. "Birazdan varırız havaalanına" diye düşündü. "Uçakta yemek ne verecekler acaba?" diye geçirdi aklından. Dönmek ne olursa olsun güzeldi.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/883749130613804585-4772501364199521988?l=utkuerd.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://utkuerd.blogspot.com/feeds/4772501364199521988/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=883749130613804585&amp;postID=4772501364199521988' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/883749130613804585/posts/default/4772501364199521988'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/883749130613804585/posts/default/4772501364199521988'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://utkuerd.blogspot.com/2011/09/shuffle-i.html' title='Shuffle I'/><author><name>Utku Erdoğdu</name><uri>https://profiles.google.com/112954716943711118052</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh3.googleusercontent.com/-wMHJCww-Ht0/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAAY0/VKJOy6E5xTE/s512-c/photo.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-883749130613804585.post-5150527890662909944</id><published>2011-07-30T03:40:00.001+03:00</published><updated>2011-07-30T03:42:02.482+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Duygusal'/><title type='text'>Dönüşlerimden Biri / Beni Şimdi Bırakma</title><content type='html'>&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: 'Helvetica Neue', Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: 'Helvetica Neue', Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;object class="BLOGGER-youtube-video" classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0" data-thumbnail-src="http://2.gvt0.com/vi/y7mIEDCqRwY/0.jpg" height="266" width="320"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/y7mIEDCqRwY&amp;fs=1&amp;source=uds" /&gt;&lt;param name="bgcolor" value="#FFFFFF" /&gt;&lt;embed width="320" height="266"  src="http://www.youtube.com/v/y7mIEDCqRwY&amp;fs=1&amp;source=uds" type="application/x-shockwave-flash"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: 'Helvetica Neue', Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: 'Helvetica Neue', Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Bir hikaye değil bu. Ya da dışarıda, orada bir yerde varolan bir şeyin bana yansıması. Ne kadar çok da bunu hikaye haline getiresim var ama; kişileri değiştirip, sebepleri istediğim gibi birbirine bağlayıp, biraz mutlulukla ve üzüntüyle süsleyip. Ama bu artık eskimekte olan bir parçam benim. O yüzden ben ile başlayan cümleler ile yazmakta sakınca yok artık.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: 'Helvetica Neue', Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: 'Helvetica Neue', Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Bu bir aşktı. Her şey gibi basit şeylerle başladı ve basit şeylerle bitti. İçerisinden aslında ne kadar karmaşık olduğuna dair şeyler çekip çıkartmaya çalışıyordum ama iyi her aşkın olduğu gibi çok basitti herşey: Ben seni, sen beni sevmiştin.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: 'Helvetica Neue', Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: 'Helvetica Neue', Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;İlk öptüğüm zaman seni "Hiç bir şey hissetmiyorum sana karşı" demiştin. Bir yıl oldu. Son öptüğüm zaman seni de aynı şeyi söylerdin biraz baksaydın içine herhalde. Altı ay oldu.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: 'Helvetica Neue', Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: 'Helvetica Neue', Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Ne bekliyorsak o oldu aslında bu bir yılda. Olaylar mantıklı insan öngörülerine uyuyordu hep. Benim sana dayanamayacağım, senin kendini başkalarında kaybetmeyi isteyeceğin, hikayenin bir sonu olduğu. Kime sorsan böyle söylerdi herhalde,söyledi de.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: 'Helvetica Neue', Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: 'Helvetica Neue', Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Bunun içinden başka bir şey kurana kadar ta biz, ya da kurduğumuzu sanana kadar sürdü bu gerçeklik hali. Yani göz açıp kapayıncaya kadar. Gerçeklikten vazgeçebilir miydik bu dünyada diye iyi denedik ama. Vazgeçtik de. Ellerimi bırakınca rüzgarı hissediyordum seninle her yokuş aşağı gidişimizde.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: 'Helvetica Neue', Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: 'Helvetica Neue', Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Her sana yazdığımda hikaye anlattım. En güzel mektubum basit ve güzel bir günümüzün hikayesiydi. Kalbimi paramparça ettiğinde de toparlamanı umdum ve tüm hikayemizi baştan anlattım sana.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: 'Helvetica Neue', Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: 'Helvetica Neue', Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Bu aşk ne kadar gerçek, ne kadar güzel ve ne kadar sen/ben olduğu tarafından üç yöne çekiştirilen bir hayvan gibi acı çekti bir yerden sonra. Her seçilen yön bizi daha fazla savurdu. O yüzden hikayeler sona geldi işte. Daha fazla hikaye yok, sadece hikayelerin ağzımda bıraktığı tat var artık.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: 'Helvetica Neue', Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: 'Helvetica Neue', Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Daha çok merak edeceğin şeye geleyim, benden değil ama kendinden emin halinle yaptığın kehanetlere &amp;nbsp;Her sabah kalktığımda senden daha fazla uzaklaşmayı bekleyerek iki mevsim geçirdim. Uzaklaşmadım. Yakınlaşmadım da kendine yeni bir hayat kurarken bir yerlerde sen. Zamanın değişik hallerini saklamayı kendine adet edinmiş bir halim var biliyorsun. O hallerin daha değerli bir tanesinde de sen durdun. Açıp baktığım zamanlar sayılıydı şimdi olduğu gibi.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: 'Helvetica Neue', Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: 'Helvetica Neue', Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Hayat burada orada yürüdüğünden farklı yürüyor. Aldığım şeyler farklı, umduğum şeyler farklı ve amaçlarım farklıydı. Yine böyle. Mutlaklar ise belki tahmin ettiğin belki edemediğin gibi yerlerinde sabitler. Mesele değildi bunların hiçbiri. Dalgamızı geçip her şeyle (başta kendimizle, sonra birbirimizle olmak üzere) hep anlatılacak bir aşk gösterdik insanlığa. Teşekkür de beklemiyorduk. Yenilmedik de. O an önemliydi.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: 'Helvetica Neue', Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: 'Helvetica Neue', Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Beni şaşırtsaydın kulağına fısıldıyor olacağım lafları okumayacağın sayfalara yazıyorum ben de mecburen. Çünkü sen gitsen de, seninle kurduğum hayat gitse de, sana inancım gitse de koca bir hayat vardı kurduğumuz kuracağımız. Sensizliğin en büyük sürprizi karşıma senden çok farklı birini çıkartıp onu hayatımda kimseyi sevmemişcesine sevdirmek olsa da ne o senin daha iyi bir kopyan oldu ne de sen bir suret haline geldin.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: 'Helvetica Neue', Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: 'Helvetica Neue', Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Yoksun sadece ve beş aşamayı farklı sıralarla farklı şekillerde geçiyorum sürekli. Kimi zaman aylarca varlığını unutarak, kimi zaman günlerce ağlayarak bir bakışını hatırlayıp.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: 'Helvetica Neue', Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: 'Helvetica Neue', Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Ama bunlar bir hikaye değil. Senin gözün de kapalı bunlara. Seni bu kadar tanıdığıma lanet ettiğim zamanlarda benim de yaptığım kehanetler var. Bilinmeyecek şeylerin bile bilinmeyecek kalacağı bir dünyadayız artık. Kehanetler ancak karanlığı tarif ediyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: 'Helvetica Neue', Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: 'Helvetica Neue', Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Kurduğumuz dünyadan bir tat biriktirebilsem bu ne olurdu biliyor musun? Seni ilk gördüğüm ve ilk öptüğüm yerde oturduğumuz ve yılları, dünyaları aşan bir bağ ile bağlanmış iki kardeş ruh olduğumuz o gece kalır bana. Bana "Ne güzel, hayatında istediğin şeylerin peşinden koşmuşsun, elde etmeye çalışmışsın" dediğin o buruk ama çıplak bir içtenlikle donatılmış anın tadı... İkimizin de karşısındakine olan aşkı hayallerden güç alıyordu. Benim hayalim de senin hayalin olabilmekti, istenilmek yabancı değildi sana ama sana istediğin şeye sahip olma tadını yaşatabilmekti bizi faklı kılabilecek.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: 'Helvetica Neue', Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: 'Helvetica Neue', Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Olmadı tabi. Filmler hayatla aynı sonda bitseydi uyarlama Oscar'ı diye bir şey olmazdı. Sen sandın ki olaylar, insanlar ve anlar bitirdi bizi. İlgisi yoktu. Bizim yazılmış sonlarımız vardı. Bu sonlardan en cürretli olanı intiharımız oldu. Niye gittim sorusu eminim ki hala sorduğun bir sorudur, tahmin edemeyeceğin bir cevap var, sana sadece istenilmeyi yaşatabileceğim için gittim. Rüyalar yağmayan yağmurlara dönüşecekti, ve senin kurumana dayanamayacaktım.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: 'Helvetica Neue', Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: 'Helvetica Neue', Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Sonrası senin bileceğin iş. Bir gün ne olacağına dair kehanetleri bıraktım da ben. Kurulmayacak hayalleri de kurulacak hayaller kadar çok yaşadım. Hem senle hem de sensiz. Sen ben diye bir şey yok biz var derdim de ne sen ne ben ne biz artık cümlelerin bir tarafında. Duvarlar ve sayfalar biliyor anca ne olduğunu. Kalmayan en yakın dostlarımız bile habersiz.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: 'Helvetica Neue', Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: 'Helvetica Neue', Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Ve yine zaman zaman seni görüp ağlamak ile gülümsemek arasında gidiyorum. Neye üzülüyorum biliyor musun? Orada kalmasaydı gerçekler de arkandan seslenebilseydim Pink gibi.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: 'Helvetica Neue', Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;object class="BLOGGER-youtube-video" classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0" data-thumbnail-src="http://1.gvt0.com/vi/1WIR3ZsVRWk/0.jpg" height="266" width="320"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/1WIR3ZsVRWk&amp;fs=1&amp;source=uds" /&gt;&lt;param name="bgcolor" value="#FFFFFF" /&gt;&lt;embed width="320" height="266"  src="http://www.youtube.com/v/1WIR3ZsVRWk&amp;fs=1&amp;source=uds" type="application/x-shockwave-flash"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: 'Helvetica Neue', Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/883749130613804585-5150527890662909944?l=utkuerd.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://utkuerd.blogspot.com/feeds/5150527890662909944/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=883749130613804585&amp;postID=5150527890662909944' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/883749130613804585/posts/default/5150527890662909944'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/883749130613804585/posts/default/5150527890662909944'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://utkuerd.blogspot.com/2011/07/donuslerimden-biri-beni-simdi-brakma.html' title='Dönüşlerimden Biri / Beni Şimdi Bırakma'/><author><name>Utku Erdoğdu</name><uri>https://profiles.google.com/112954716943711118052</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh3.googleusercontent.com/-wMHJCww-Ht0/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAAY0/VKJOy6E5xTE/s512-c/photo.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-883749130613804585.post-8035830313143354504</id><published>2011-07-28T00:12:00.000+03:00</published><updated>2011-07-28T00:12:17.385+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='İkinci Yeni'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Türk Şiiri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Şiir'/><title type='text'>Sait Faik</title><content type='html'>&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: 'Helvetica Neue', Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;b&gt;Yitik Ufuk&amp;nbsp;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: 'Helvetica Neue', Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Binlerce top kumaşa yazdım sıkıntımı &lt;br /&gt;Şimdi bir dünyada giden gemide ellerim &lt;br /&gt;Pis bir denizde &lt;br /&gt;Bir demiryolu bir çayır bir gökyüzü hava almaya çıkmış görüyorum &lt;br /&gt;Ben geçerken bir evin penceresinde bir dal çiçekleniyor &lt;br /&gt;Bir kadın soyunuyor göğsünü tüylerini en olmadık yerlerini görüyorum&lt;br /&gt;Görüyorum bir çocuğun gözlerinin içinde denizler inip kalkıyor &lt;br /&gt;İşte yeniden dünyadayız, dünyada bayağılıklarla pisliklerle yan yana dünyadayız &lt;br /&gt;Bir sudaki balıklara bakıyor balıklara gözlerimizi çıkarıp veriyoruz &lt;br /&gt;Bizim verilmeyecek hiçbir şeyimiz yok &lt;br /&gt;Aynı yerden bir kadını öpüyor aynı yerden bir denizi seyrediyoruz &lt;br /&gt;Bir daha seninleyim seninle yaşanmayacak sıkıntılar sevgiler Cezayir mahalleleri Sicilyalı gökyüzleri yok anlıyorum &lt;br /&gt;Gemiler geçiyor uzaklardan kimse inip bineyim demiyor, kimse görünmüyor, kimse görmüyorum&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: 'Helvetica Neue', Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;Yitik bir ufukta &lt;br /&gt;Bağırıyorum bağırıyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Kalem &lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hikâyelerimde ne diyorum ben &lt;br /&gt;Şunu şunu şunu değil mi &lt;br /&gt;Bir bulut geçiyor &lt;br /&gt;Diyorum yaşasın böcekler çiçekler balıklar insanoğulları Barba Antimos &lt;br /&gt;Bir sabah geliyor Matisse yeşili &lt;br /&gt;Alıyorum uykularınıza kitaplarımza evlerinizin önüne koyuyorum &lt;br /&gt;Ne zaman bir yeşil görseniz artık her işinizi bırakıp bakacaksınız &lt;br /&gt;Mesela bilmiyorum ama bir şiirde bir kadının ayakları suya değdi değecek şimdi &lt;br /&gt;Hem mutlaka hiç kimse geçmeyecek biraz sonra bu sokaktan &lt;br /&gt;İşte bir kuş uçuyor bir yere konacak sağlama ben yazacağım &lt;br /&gt;Bir gökyüzü peşinde gidiyor bu çocuk &lt;br /&gt;Bu adamı bu kadını bu masada tutan başka başka şeyler &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hep böyle diyorum ben &lt;br /&gt;Bir dülger balığını alıyorum gözleri güzeldir diyorum &lt;br /&gt;Bir bulut çıkıyor bir bulut çıktı diyorum &lt;br /&gt;Sarılıyorum kaleme. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Ağıt &lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Baktık bir evin bahçesi ilk defa bir evin bahçesi başını almış gidiyor &lt;br /&gt;Bir çocuk Grenoble'da İtalyan mahallesinde bir çocuk görüyor ilk &lt;br /&gt;Deniz kıyısındaki o her akşamki kahve birdenbire tutup batıyor &lt;br /&gt;Ne varsa umutlu umutsuz sıkıntılı sıkıntısız o cumartesi akşamları frengili ağaçlar çekip gidiyor &lt;br /&gt;Yeşil zeytin, limon gibi bir İstanbul sarısı kalıyor geriye &lt;br /&gt;Bir evin bahçesi ilk defa gülmüyor ilk defa büyümek istemiyor &lt;br /&gt;Gece her taraf gece Katina'nın elleri gece en sevdiğimiz yerleri gece, gece hiç bitmiyor &lt;br /&gt;Bağırmak sabahlara, akşamüstlerine bir pencereden bir denizden bağırmak bağırmak &lt;br /&gt;Uyandık Eftalikus uyandık İstiklâl Caddesi yok Beyoğlu'ndaki güneş yok &lt;br /&gt;Gökyüzü yok&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: 'Helvetica Neue', Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: right;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: 'Helvetica Neue', Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;İlhan Berk&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: right;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: 'Helvetica Neue', Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Galile Denizi 1958&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/883749130613804585-8035830313143354504?l=utkuerd.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://utkuerd.blogspot.com/feeds/8035830313143354504/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=883749130613804585&amp;postID=8035830313143354504' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/883749130613804585/posts/default/8035830313143354504'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/883749130613804585/posts/default/8035830313143354504'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://utkuerd.blogspot.com/2011/07/sait-faik.html' title='Sait Faik'/><author><name>Utku Erdoğdu</name><uri>https://profiles.google.com/112954716943711118052</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh3.googleusercontent.com/-wMHJCww-Ht0/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAAY0/VKJOy6E5xTE/s512-c/photo.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-883749130613804585.post-6962671128772744535</id><published>2011-06-18T13:30:00.000+03:00</published><updated>2011-06-18T13:30:26.252+03:00</updated><title type='text'>Iron Maiden</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-3XSymgQce-I/Telmq92qIdI/AAAAAAAAAXc/jLHyNhvs64g/s1600/iron-maiden.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="265" src="http://4.bp.blogspot.com/-3XSymgQce-I/Telmq92qIdI/AAAAAAAAAXc/jLHyNhvs64g/s400/iron-maiden.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Gidelim, hazırlanalım, görelim, ağlayalım....&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;19 Haziran 2011&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Iron Maiden&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/883749130613804585-6962671128772744535?l=utkuerd.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://utkuerd.blogspot.com/feeds/6962671128772744535/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=883749130613804585&amp;postID=6962671128772744535' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/883749130613804585/posts/default/6962671128772744535'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/883749130613804585/posts/default/6962671128772744535'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://utkuerd.blogspot.com/2011/06/iron-maiden.html' title='Iron Maiden'/><author><name>Utku Erdoğdu</name><uri>https://profiles.google.com/112954716943711118052</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh3.googleusercontent.com/-wMHJCww-Ht0/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAAY0/VKJOy6E5xTE/s512-c/photo.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-3XSymgQce-I/Telmq92qIdI/AAAAAAAAAXc/jLHyNhvs64g/s72-c/iron-maiden.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-883749130613804585.post-8361962138047997958</id><published>2011-06-04T02:04:00.001+03:00</published><updated>2011-10-05T03:02:58.186+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Iron Maiden'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Müzik'/><title type='text'>Scream For Me İstanbul!</title><content type='html'>1998 yazıydı. Üniversite birinci sınıfta okuyan genç bir adam yazın can sıkıntısıyla boğuşuyordu. Kısa bir tatile gidip gelmişti. Arada sinemaya gidiyordu. Kendi kendine briç oynuyordu. Dünya kupası yeni bitmişti. Emannuelle Petit nasıl çaktı, Zidane da ne adam diye düşünüyordu arada.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir gün akşam evde televizyon başında otururken Yapı Kredi Sanat Festivali adında bir organizasyona ait bir reklam gördü. Festivale katılacaklar arasında ağır sayılabilecek bir skaladan gruplar sayılıyordu. En son da "...ve Iron Maiden" ifadesiyle bir heavy metal grubunu festivalin ana grubu olarak ilan ediyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Metal müzik denilince aklına ortaokulda sorulan "asitçi misin, metalci mi?" sorusu ve hazırlıkta servisteki abilerin verdiği kasetlerden gelen tenekeye vuruluyormuş gibi bangır bangır müzik geliyordu. Servis şöförü abilerin kasetlerini çalmamaya başlayınca abiler de kendileri pilli teyp getirip kendi müziklerini çalmaya başlamışlardı. Servis şöförü buna bangır bangır Ahmet Kaya çalarak karşılık vermişti "özgün müziğin" altın çağı o günlerde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ablası abisi olmadığından müzik zevki kendi kazıyıp bulup gördüklerinden oluşuyordu. Lisede her yeni yetme gibi Metallica'ya bulaşmıştı biraz. "Abi Metallica'da piyasa oldu" diyen ağır metalci geçinen gençlerin Load kaseti üzerinde tepinmelerine şahit olmuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üniversitede ise yine Metallica'dan başlayarak rock ve metal müziğe yol almıştı. Metallica'nın yaptığı müziğin de tipinden çok kalitesi onu kendinden geçirmişti. Black Albüm ve And Justice For All... üniversite birinci sınıfta AIWA walkman'inde dönüp durmuştu. Dinledikçe bu tip müziği sevmiş, liseden ve üniversiteden arkadaşlarından da yeni şeyler öğrenmişti. Doors vardı, hem eğlenceli hem depresif şarkılar yapan. Deep Purple vardı, solisti iyi bağırıyordu. Artık o da "Bon Jovi de piyasa abi" diyebiliyordu bir aidiyet duygusuyla.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Iron Maiden hakkında ise bildiği hiç bir şey yoktu. Bir tek hayal meyal lise de bu işlerden anlayan bir arkadaşının elinde canavarlı yaratıklı bir kaset kapağı hatırlıyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-FSpnFf-I1DU/TelU7Co3unI/AAAAAAAAAXQ/yB5FgnAPwzY/s1600/arealdeadone.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://3.bp.blogspot.com/-FSpnFf-I1DU/TelU7Co3unI/AAAAAAAAAXQ/yB5FgnAPwzY/s400/arealdeadone.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Belki çok da fazla ilgisini çekmeyecekti bu yaratıklı, ucubeli grup. Ama yine Internet dünyasının bir cilvesi farklı şeyler çıkarttı karşısına. O zamanlar Internet denilen şey web 1.0 bile değildi. Pirc, icq ve mailden ibaret sanal sosyal çevre içerisinde belki de en güzel sosyal bağı okuduğu anadolu lisesinin mailing listinde kurmuştu. Ve konser reklamını gördükten sonra bu mailing list'de de bu konunun hararetle konuşulmaya başlanması ilgisini iyice bu yöne kaydırdı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mailing list'de çok miktarda 30'lu yaşlarının ortasında, lise mezuniyetleri üzerinden nerdeyse 20 yıl geçmiş abi mevcuttu. Ve herkes konseri büyük bir heyecanla karşılamıştı. Türkiye 98 yılına Ahmet San organizasyon ile gelen Michael Jackson ve Madonna gibi konserler yaşamıştı. 93 Metallica konserini anlata anlata bitiremeyen arkadaşlarına amma çok özenmişti. Yine de her gün ünlü bir grup gelmiyordu bugün olduğu gibi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Abilerin bir kısmı "Ama eski Iron Maiden değil ki ya" diyorlardı. Bir kısmı "Ben son kasetlerini aldım, güzel hala" diyordu. Solistin değiştiğinden söz ediliyordu. Ama en vurucu mail bir süre sonra geldi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Abilerin biri Sadık isminde yakın bir arkadaşıyla lisede kurdukları grubu anlatmıştı mailde özetle. "İkimizde rock ve metal müzik çok seviyorduk" diye başlamıştı. Arkadaşı bir gün buna bir kaset dinletmişti. Solistin sesi dışında çok beğenmişti müziği. Kim olduklarını sorduğunda "Iron Maiden.. Kaset de Seventh Son of a Seventh Son" cevabını almıştı. Bir süre dinledikten sonra dinlemek onlara yetmemeye başlamıştı ve bir grup kurmuşlardı. Kendisi Iron Maiden'ın esas adamı gibi bas gitarı almıştı, arkadaşı da gitarı. Lise boyunca kendi çaplarında çalıp söylemişlerdi. Üniversitede de bir miktar devam etmişlerdi. Ama zamanlar, olaylar ve hayat insanları başka yerlere götürmüştü ve birlikte çalmayı bırakmışlardı. Abi yaklaşık şu kelimelerle devam ediyordu:&lt;br /&gt;&lt;blockquote&gt;Sekiz on yıl geçti herhalde çalmayı bırakalı. Iron Maiden'ın geldiğini de anca bu mailing list'den öğrendim. Birden eski günlere gittim. Sadık beş senedir yok. Kan kanserine yenildi. Hayatta olsaydı kesin aradı gidelim abi derdi. Şimdi biraz buruk hissetsem de gideceğim tek başıma da olsa. Gençken onunla birlikte kurduğumuz hayalleri yerinde yaşayacağım.&lt;/blockquote&gt;Hayat ve ölüm bu derece iç içe giremezdi herhalde. Bu satırları okuduktan sonra Iron Maiden aklının bir ucunda hep yer aldı, asla çıkmadı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eylül geldi, konserler oldu. Hayatında İstanbul'a konsere gitmek diye bir şey yoktu. 10 milyon liralık biletleri nasıl alırdı o da ayrı bir konuydu. Mailing list'den takip etti anca konserleri. Abilerin çocuklar gibi şen konser anılarını okudu, imrendi. Konserden sonra otelin asansöründe grup elemanları ile karşılaşan ve sohbet eden abinin yazdıkları hele masal gibiydi. Herkes grubun esas adamı basçının Türk milli takım formasıyla konsere çıkışını konuşuyordu. Grup üyelerinin alçakgönüllülüklerinden, şirinliklerinden ve mütevaziliklerinden bahsediyordu herkes.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Konser olup bitmişti, yapılacak tek şey Iron Maiden dinleemeye başlamaktı. Gidip hep kaset aldığı kitapçıdan ilk Iron Maiden kasetini aldı: &lt;b&gt;"The Best of the Beast"&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-d7nXqECuTuc/TelbI87HXfI/AAAAAAAAAXU/O8WZq9qecw8/s1600/bestofthebeast.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="396" src="http://4.bp.blogspot.com/-d7nXqECuTuc/TelbI87HXfI/AAAAAAAAAXU/O8WZq9qecw8/s400/bestofthebeast.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Karşısına çıkan müzik onu çok şaşırtmıştı. Gürültü patırtıdan eser yoktu müzikte. Metallica müziği gibi ince işlere giren bir müzik de değildi. Son derece enstrümantal, tekrar eden akılda kalıcı ritmler, akıcı ve basit geçişler ve coşku üzerine kurulan bir müzikti. Belki tek eksiği mailing list'de de abilerin yazdığı gibi solistin ince sesiydi. Solistin sesinin güzelliğiyle değil de gücüyle işi götürdüğünü ilk andan sezmişti. Kısa süre sonra mailing list'deki abilerle aynı fikire ulaşacaktı: "Bruce Dickinson üzerine bir metal vokali az bulunurdu."&amp;nbsp;&lt;b&gt;The Trooper&lt;/b&gt; ile yaşadığı hissiyat hele daha önce yaşamadığı bir şeydi. "Bu şarkıyı hep içimde bir yerlerde biliyordum ben" diye düşünmüştü ilk duyduğu andan itibaren.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eylül ile okul açıldı. Yazın ne yaptın sorusuna herkese bu hikayeyi anlatmaya başlamıştı. Kimi kafa sallayıp pek ilgilenmiyordu. Okulda biri ise çıkıp "Trooper'ı Çanakkale Savaşları için yazmışlar abi biliyon mu" dedi. O andan itibaren Iron Maiden'ın herşeyini merak etmeye başladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Internet'in derya deniz olmadığı bir çağda, co.uk altında yer alan Iron Maiden resmi sitesini hatim etmeye başladı. Bir yandan da Iron Maiden kasetleri toplamaya başlamıştı. Son albümü almak farzdır diye &lt;b&gt;Virtual XI &lt;/b&gt;edindi. Biraz biraz grubun yapısını da kavramaya başlamıştı. Bascı Steve Harris grubun beyni ve patronuydu. İnce sesli vokal Bruce Dickinson ayrılmıştı gruptan. Bruce'u zaten Blue Jean dergilerinden de tanıyordu az ve biraz, solo albüm yaptığın hatırlıyordu. Blaze Bayley diye bir vokal almışlardı, İstanbul konserlerinde söyleyen de oydu. Dave Murray, Janick Gers, Nicko McBrain, hepsini zamanla tanıdı. Eddie maskotunun ne anlatmak istediğine de zamanla kendince açıklamalar getirdi. Yeni işlerini de beğenmişti. "Up the Irons!" ne güzel bir slogandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dinlemeye devam etti. &lt;b&gt;A Real Live One&lt;/b&gt;, &lt;b&gt;A Real Dead One&lt;/b&gt;, &lt;b&gt;Seventh Son of a Seventh Son&lt;/b&gt;, &lt;b&gt;Number of the Beast&lt;/b&gt;, &lt;b&gt;Piece of Mind&lt;/b&gt;, &lt;b&gt;Fear of the Dark&lt;/b&gt; derken grubun albümlerinin çoğunu toplamıştı nerdeyse. Müzik beğenisi üniversite ortamında değişiyor gelişiyordu ama Iron Maiden herşeyin kalbinde kalmaya devam etmişti. Metal müzikten hiç hoşlanmayan sevgilisi Iron Maiden dinlettiğinde "Hmmm... valla Metallica'dan filan güzelmiş bu ya" dediğinde dünyalar onun olmuştu sanki.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk parasını kazanmaya başladığı zaman ilk aldığı şeylerden biri de yeni Iron Maiden CD'siydi. Çıktığından ettiğinden haberi olmamıştı. Müzikmarkette rafta görünce şaşırdı &lt;b&gt;Brave New World&lt;/b&gt;'ü. Eve gelip içini açtığından şaşkınlık coşku ve heyecana dönüştü çünkü Bruce geri gelmişti gruba. Hem de eski gitarist Adrian Smith ile birlikte.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-dR7uJ_Di71Y/Telh8zTpI-I/AAAAAAAAAXY/InoZdliNtXc/s1600/bravenewworld.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="313" src="http://3.bp.blogspot.com/-dR7uJ_Di71Y/Telh8zTpI-I/AAAAAAAAAXY/InoZdliNtXc/s320/bravenewworld.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Iron Maiden dinlediği 2-3 yıldır hep Iron Maiden'a geçmişten gelen bir grup olarak bakmıştı, ne kadar yeni işlerini beğense de. Bir anda bunun değiştiğini, yeni bir devrin başladığını hissetti. Dört gitarlı bir grubun neler yapabileceği, nasıl muhteşem olacağı şarkıların bunları düşünmeye başladı ve ilk o zamanlar onları sahnede görmek için yanıp tutuşmaya başladı. Onun hissiyatını aynı kelimelerle başkaları da dile getiriyordu: Bruce'u görmeden ölmeyelim!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşveç'de, İtalya'da, Yunanistan'da Iron Maiden konserleri kovaladı bir süre. Ya parası olmuyordu, ya zamanı ya da cesareti çok fazla. Iron Maiden'ın tüm işlerini topladı bu arada file sharing çağının altın günlerinde. Üç albüm daha yaptı Iron Maiden, çıktığı gün aldı hepsini. Her seferinde "Güzel be abi" diye içinde bir şeyler kıpır kıpır etti, ağzında hoş bir tat kaldı. Artık nerdeyse tüm şarkıları ezberlemiş, tüm albümler defalarca dinlemiş, grup elemanlarının hepsinin hayat hikayelerini ezberlemişti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir kere çok yaklaştı canlı izlemeye. Kanada'da yaşadığı altı ayın sonuna doğru Iron Maiden'ın yaşadığı şehre geldiğini öğrendi. Ama uçak bileti konserden on gün önceydi. Açıklanan avrupa ayağı da&amp;nbsp;çok kısaydı turun. Bir gün bir umut diyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve bir gün yıllardır beklediği haber geldi. Bir sene önce Big Four'u aynı sahneye çıkartacak kadar abartan ama kaçırdığı Sonisphere'in bu seneki headliner'ı Iron Maiden olacaktı. Yani Bruce'u görmeden ölmeyecekti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayatta planlar vardır, hayaller vardır, istekler vardır. Bir de bir gün geleceğini bildiğiniz ama yine de sizi şaşırtan havalara uçurtan günler vardır. Bu da onlardan biriydi. İlk gün biletini aldı. Bir Iron Maiden t-shirt'ü siparişi verdi. Ne güzel arkadaşları vardı ki onlar da doğumgününde bir tane hediye ettiler. Ve ona beklemek kaldı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;... Bir de Bruce bağırdığı zaman cevap vermek:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Scream for me İstanbul!&lt;br /&gt;- Iroooooooon Maideeeeeeeeen!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-3XSymgQce-I/Telmq92qIdI/AAAAAAAAAXc/jLHyNhvs64g/s1600/iron-maiden.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="265" src="http://4.bp.blogspot.com/-3XSymgQce-I/Telmq92qIdI/AAAAAAAAAXc/jLHyNhvs64g/s400/iron-maiden.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;19 Haziran 2011&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Iron Maiden&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Sonisphere İstanbul&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Setlist:&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;1. Satellite 15 ... The Final Frontier (The Final Frontier)&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;2. El Dorado (The Final Frontier)&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;3. 2 Minutes to Midnight (Powerslave)&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;4. The Talisman (The Final Frontier)&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;5. Coming Home (The Final Frontier)&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;6. Dance of Death (Dance of Death)&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;7. The Trooper (Piece of Mind)&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;8. The Wicker Man (Brave New World)&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;9. Blood Brothers (Brave New World)&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;10. When the Wild Wind Blows (The Final Frontier)&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;11. The Evil That Man Do (Seventh Son of a Seventh Son)&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;12. Fear of the Dark (Fear of the Dark)&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;13. Iron Maiden (Iron Maiden)&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Encore:&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;1. The Number of the Beast (The Number of the Beast)&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;2. Hallowed Be Thy Name (The Number of the Beast)&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;3. Running Free (Iron Maiden)&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/883749130613804585-8361962138047997958?l=utkuerd.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://utkuerd.blogspot.com/feeds/8361962138047997958/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=883749130613804585&amp;postID=8361962138047997958' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/883749130613804585/posts/default/8361962138047997958'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/883749130613804585/posts/default/8361962138047997958'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://utkuerd.blogspot.com/2011/06/scream-for-me-istanbul.html' title='Scream For Me İstanbul!'/><author><name>Utku Erdoğdu</name><uri>https://profiles.google.com/112954716943711118052</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh3.googleusercontent.com/-wMHJCww-Ht0/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAAY0/VKJOy6E5xTE/s512-c/photo.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-FSpnFf-I1DU/TelU7Co3unI/AAAAAAAAAXQ/yB5FgnAPwzY/s72-c/arealdeadone.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-883749130613804585.post-2345464343119606950</id><published>2011-06-02T00:39:00.001+03:00</published><updated>2011-06-04T00:16:11.535+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Şiir'/><title type='text'>Kuzey Aşk - Güney Aşk</title><content type='html'>Ne uzaktır&lt;br /&gt;hayatın içinde her gün adını duyduğun bir diyar&lt;br /&gt;ve bu diyardaki insanların kalpleri.&lt;br /&gt;Sen uzaklığın her şeyi daha gerçek yaptığı&lt;br /&gt;ve her an her şeyin olduğu bir çağsın.&lt;br /&gt;Sen, sen olamamışsın,&lt;br /&gt;bu çağ da olamamışsın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevmişsin mesela.&lt;br /&gt;Duvarlar titremiş kimi zaman yokluğunda.&lt;br /&gt;Bazen eve gelip ağlamışsın, onu bir an gördün diye.&lt;br /&gt;Yine de ne uzak aslında kuzeydeki gözyaşları,&lt;br /&gt;güneydeki vakur duruşa kıyasla.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kolaylarla geçmiş hayatın ya,&lt;br /&gt;elini kaldırdığında bir kırmızılığın içine dalmış.&lt;br /&gt;Şimdi ne bu böyle diye haykırmışsın bir gece önce.&lt;br /&gt;Ama suskunluğun ebedi sanki,&lt;br /&gt;alışık olmadığın bir mutlulukla birlikte çok.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşk her zaman böler bir şeyleri.&lt;br /&gt;Seni, onu, zamanları, gündüz olman gereken yerleri,&lt;br /&gt;bir daha görmeyi beklediğin insanları, umutlarını,&lt;br /&gt;bedeninin tanımayı beklediklerini.&lt;br /&gt;Aşk böldüğü sürece sen de terkedersin yarısını hayatın&lt;br /&gt;öbür yarısında bulmak için bütünün diğer yarını.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonunda ne olacak bizim hikayemizde biliyor musun.&lt;br /&gt;İnce bir gece gelecek ve kaçacak yerimiz olmayacak.&lt;br /&gt;Şiire bu kadar hevesli olmayacağım ben, sen de gülmeye.&lt;br /&gt;Bir anda herşeyden daha doğal gelecek sarılmak.&lt;br /&gt;Bölünenlerden çok bir olanlara bakacağız işte.&lt;br /&gt;Hikayeler yaşanara çoğalacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşk bölük ama o zamana kadar.&lt;br /&gt;Kuzey ve güney gibi;&lt;br /&gt;sebepsiz ve zamanın başından beri gelmiş geçmiş gibi.&lt;br /&gt;Aptal bir gülümseme, yaşamadığımız bir mutluluk yüzlerde.&lt;br /&gt;Sen benim ne düşündüğümü merak edersin,&lt;br /&gt;ben senin gülerken ne dediğini.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kuzey aşk'dan güney aşka bir ulak giderken...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/883749130613804585-2345464343119606950?l=utkuerd.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://utkuerd.blogspot.com/feeds/2345464343119606950/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=883749130613804585&amp;postID=2345464343119606950' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/883749130613804585/posts/default/2345464343119606950'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/883749130613804585/posts/default/2345464343119606950'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://utkuerd.blogspot.com/2011/06/kuzey-ask-guney-ask.html' title='Kuzey Aşk - Güney Aşk'/><author><name>Utku Erdoğdu</name><uri>https://profiles.google.com/112954716943711118052</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh3.googleusercontent.com/-wMHJCww-Ht0/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAAY0/VKJOy6E5xTE/s512-c/photo.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-883749130613804585.post-1159969050560888039</id><published>2011-05-28T02:09:00.001+03:00</published><updated>2011-05-28T02:10:47.094+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Şiir'/><title type='text'>sen, ben ve aradaki tüm mesafe</title><content type='html'>ne çok da bırakasım var kendimi akşamın saatlerine&lt;br /&gt;eksiklerle dolu bir sahne yaratma adına sanki&lt;br /&gt;belirli yerlere bilinen şeyler konulan&lt;br /&gt;ve en son kenar süsüyle bitirilen bir yazı&lt;br /&gt;ne zaman geleceği bilinen bir bulut gibi&lt;br /&gt;yani hayatın tüm düzleşmiş ve kaybolmuş anları&lt;br /&gt;arka arkaya belirip kayboluyorlar bazen&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yeni bir hayat yoktur kimse için&lt;br /&gt;bir gece çıkıp gitmeyi bilmediği sürece&lt;br /&gt;ama her zaman eşyalarımızı bırakmayız&lt;br /&gt;içimizi geride bırakmanın ıslaklığını&lt;br /&gt;hiç bir otel havlusu kurulayamaz oysa&lt;br /&gt;hayat küçülerek ilerler, biz oyuncaklaşırız&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bazen de her şeyi yıkan geçen bir fırtına çıkar&lt;br /&gt;acıtan şiddetiyle gözlerini kapattıran rüzgar&lt;br /&gt;her şeyi yeniden şekillendirir&lt;br /&gt;saat bir farklı ilerler gündüzleri de,geceleri de&lt;br /&gt;insan olmayı hatırlarım kendime nasihatler ederim&lt;br /&gt;birden bire ağzım susmamaya başlar&lt;br /&gt;sen ve ben arasında gider görünmez kelimeler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tekrarlar da biter hayatta yeterince aynı yerden geçince&lt;br /&gt;şaşırmayacağımı sandığım her zaman son kahkahalar ortalığı çınlatır&lt;br /&gt;eline binlerce kelime verir aşk, ama bilmezsin nasıl söyleceğini&lt;br /&gt;hangi birini, hangi sırayla, hangi sen için&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;beyazlıklarla devam ederim sahneyi boyamaya ben de&lt;br /&gt;cesaretimi toplarım bazen, sürerim bir kırmızıyı&lt;br /&gt;boydan boya olduğu her yere sana dair olmayanların&lt;br /&gt;sonra sarılar bile çok parlak gelir gündüz güneşi altında&lt;br /&gt;sürekli değişen bir resmin parçası oluruz&lt;br /&gt;sen,&amp;nbsp;ben&amp;nbsp;ve aradaki tüm mesafe&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;28 Mayıs 2011&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/883749130613804585-1159969050560888039?l=utkuerd.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://utkuerd.blogspot.com/feeds/1159969050560888039/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=883749130613804585&amp;postID=1159969050560888039' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/883749130613804585/posts/default/1159969050560888039'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/883749130613804585/posts/default/1159969050560888039'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://utkuerd.blogspot.com/2011/05/sen-ben-ve-aradaki-tum-mesafe.html' title='sen, ben ve aradaki tüm mesafe'/><author><name>Utku Erdoğdu</name><uri>https://profiles.google.com/112954716943711118052</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh3.googleusercontent.com/-wMHJCww-Ht0/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAAY0/VKJOy6E5xTE/s512-c/photo.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-883749130613804585.post-9128851666249418332</id><published>2011-04-29T03:21:00.000+03:00</published><updated>2011-04-29T03:21:58.974+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Şiir'/><title type='text'>kaldırımda bir sabah</title><content type='html'>yaz sıcaklığı sonrasıydı&lt;br /&gt;denizin uğramadığı yerlerde &lt;br /&gt;hükümrandı soğuk &lt;br /&gt;ve değişmişti her anla her şey &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir kaldırımdan sokak bambaşka görünüyordu &lt;br /&gt;sanki yolun başıydı&lt;br /&gt;yokuş aşağı bisikletle inilen &lt;br /&gt;o çıkmaz sokak &lt;br /&gt;insanın kendini bırakası geliyordu bazen &lt;br /&gt;uçurtmaları seyretmeye ve inanmaya &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;akşamdı normalde &lt;br /&gt;ama anason kokusu yine sabah etmişti &lt;br /&gt;mucizeleri olur kıldığı gibi bazen &lt;br /&gt;telefonlarsa yine meşguldu &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;durdum kaldırım kenarında o akşam &lt;br /&gt;durdum öyle bir &lt;br /&gt;yaza ve kışa uzun uzun bakarak &lt;br /&gt;korkunçtu beklemek &lt;br /&gt;ve saatinize uzun uzun bakmak &lt;br /&gt;dakikalar başka bir evrende geçerken &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gece ürpertti defalarca &lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; ( bir aralık gecesi gibiydi yine, karanfilden bir gece. &lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; ne kadar karanfil akmıştı o gece hatırlayamadı. &lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; ne kadar zayiat vardı, ne kadar ölü, ne kadar &lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; yaralı. çünkü susulmuştu o gece. bir tek tanık &lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; vardı, o da bir çöl kasabasında inzivaya &lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp;çekilmişti tek başına, sorsanız sadece o gün &lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; okşandığını hatırlardı. karanfilden bir kış&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; gecesiydi. yine zaman başka yerde akarken yine &lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; böyle bir sokakta sönük bir lambanın altında &lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; beklemek. ) &lt;br /&gt;sevişme öncesi beklemek gibi &lt;br /&gt;sarılma ile ilk öpücük arasındaki &lt;br /&gt;tanımlanamayan anlar gibi &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sabah oldu tekrar bir önceki günden kalan &lt;br /&gt;pencereler ve kapılar gözlerini bu yana çevirdiler &lt;br /&gt;gerisin geriye ağlamaya başladı sokak &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir oğlan ve bir kız sokağın başından girdiler &lt;br /&gt;nasıl aşık olursunuz isimli rüyayı görürken &lt;br /&gt;ve ne yöne gideceklerini bilemezken &lt;br /&gt;istemsizce oğlanın sırtına dokundu kız &lt;br /&gt;belli ki seviyordu &lt;br /&gt;seviştikten sonra öylece yatıp okşamayı&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; okşanmayı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ama bu sokakta konuşulmazdı bunlar &lt;br /&gt;sokağın sonunun kör karanlığa battığı gibi &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kaldırımda durup da sokağa bakmak bir sabah &lt;br /&gt;dalgın gözlerle &lt;br /&gt;yürüyüp gitme arifesinde &lt;br /&gt;üşüme ve ürpertiler anlık, her anlık &lt;br /&gt;beklemeyi ısıtan bir bilgi : &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; sen sokağın sonundaydın &lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp;unuttuğun herşey sokağın sonundaydı&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp;zaman sokağın sonunda akıyordu &lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp;sokağın sonundan sokağın sonuna bakılıyordu&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;26 Kasım 2002&lt;/i&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/883749130613804585-9128851666249418332?l=utkuerd.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://utkuerd.blogspot.com/feeds/9128851666249418332/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=883749130613804585&amp;postID=9128851666249418332' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/883749130613804585/posts/default/9128851666249418332'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/883749130613804585/posts/default/9128851666249418332'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://utkuerd.blogspot.com/2011/04/kaldrmda-bir-sabah.html' title='kaldırımda bir sabah'/><author><name>Utku Erdoğdu</name><uri>https://profiles.google.com/112954716943711118052</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh3.googleusercontent.com/-wMHJCww-Ht0/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAAY0/VKJOy6E5xTE/s512-c/photo.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-883749130613804585.post-2233123869884137605</id><published>2011-04-11T20:17:00.001+03:00</published><updated>2011-04-12T02:51:59.752+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sinema'/><title type='text'>Sidney Lumet</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-kYewzDuvyiE/TaM3UpmL9YI/AAAAAAAAAV4/-cBofG3MEsg/s1600/kinopoisk.ru-Serpico-394797--w--1024.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="300" src="http://3.bp.blogspot.com/-kYewzDuvyiE/TaM3UpmL9YI/AAAAAAAAAV4/-cBofG3MEsg/s400/kinopoisk.ru-Serpico-394797--w--1024.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #073763;"&gt;Sidney Lumet&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #073763;"&gt;1924 - 2011&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/883749130613804585-2233123869884137605?l=utkuerd.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://utkuerd.blogspot.com/feeds/2233123869884137605/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=883749130613804585&amp;postID=2233123869884137605' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/883749130613804585/posts/default/2233123869884137605'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/883749130613804585/posts/default/2233123869884137605'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://utkuerd.blogspot.com/2011/04/sidney-lumet.html' title='Sidney Lumet'/><author><name>Utku Erdoğdu</name><uri>https://profiles.google.com/112954716943711118052</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh3.googleusercontent.com/-wMHJCww-Ht0/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAAY0/VKJOy6E5xTE/s512-c/photo.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-kYewzDuvyiE/TaM3UpmL9YI/AAAAAAAAAV4/-cBofG3MEsg/s72-c/kinopoisk.ru-Serpico-394797--w--1024.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-883749130613804585.post-9164206532633601737</id><published>2011-01-18T01:32:00.000+02:00</published><updated>2011-01-18T01:32:33.514+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Müzik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fotoğraf'/><title type='text'>Kapak Olsun</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_p1scy-qKQNQ/TTTQZJhCEwI/AAAAAAAAAVA/NBe_ysFiT2k/s1600/tigermilk.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://3.bp.blogspot.com/_p1scy-qKQNQ/TTTQZJhCEwI/AAAAAAAAAVA/NBe_ysFiT2k/s320/tigermilk.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Tigermilk 1996&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_p1scy-qKQNQ/TTTQUwWffdI/AAAAAAAAAUw/12HW2jiQeCQ/s1600/ifyourefeelingsinister.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://3.bp.blogspot.com/_p1scy-qKQNQ/TTTQUwWffdI/AAAAAAAAAUw/12HW2jiQeCQ/s320/ifyourefeelingsinister.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;If You're Feeling Sinister 1996&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_p1scy-qKQNQ/TTTQW4MjR5I/AAAAAAAAAU4/kvwtoSYPnXs/s1600/theboywiththearapstrap.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://3.bp.blogspot.com/_p1scy-qKQNQ/TTTQW4MjR5I/AAAAAAAAAU4/kvwtoSYPnXs/s320/theboywiththearapstrap.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;The Boy with the Arab Strap 1998&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_p1scy-qKQNQ/TTTQTSwM3nI/AAAAAAAAAUs/do1Tlqob8gI/s1600/foldyourhandschildyouwalklikeapeasant.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://2.bp.blogspot.com/_p1scy-qKQNQ/TTTQTSwM3nI/AAAAAAAAAUs/do1Tlqob8gI/s320/foldyourhandschildyouwalklikeapeasant.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Fold Your Hands Child, You Walk Like a Peasant 2000&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_p1scy-qKQNQ/TTTQWBCpWfI/AAAAAAAAAU0/5zPKYoTCIWE/s1600/storytelling.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://4.bp.blogspot.com/_p1scy-qKQNQ/TTTQWBCpWfI/AAAAAAAAAU0/5zPKYoTCIWE/s320/storytelling.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Storytelling 2002&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_p1scy-qKQNQ/TTTQRrXxBmI/AAAAAAAAAUo/fl2dJLksZ7I/s1600/dearcatastrophewaitress.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://3.bp.blogspot.com/_p1scy-qKQNQ/TTTQRrXxBmI/AAAAAAAAAUo/fl2dJLksZ7I/s320/dearcatastrophewaitress.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Dear Catastrophe Waitress 2003&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_p1scy-qKQNQ/TTTQYYFT6aI/AAAAAAAAAU8/IBIA1RTOZzs/s1600/thelifepursuit.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="319" src="http://2.bp.blogspot.com/_p1scy-qKQNQ/TTTQYYFT6aI/AAAAAAAAAU8/IBIA1RTOZzs/s320/thelifepursuit.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;The Life Pursuit 2006&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_p1scy-qKQNQ/TTTQbXU5vnI/AAAAAAAAAVE/k8aFIc18i9M/s1600/writeaboutlove.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://4.bp.blogspot.com/_p1scy-qKQNQ/TTTQbXU5vnI/AAAAAAAAAVE/k8aFIc18i9M/s320/writeaboutlove.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Write About Love 2010&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;i&gt;Belle and Sebastian&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/883749130613804585-9164206532633601737?l=utkuerd.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://utkuerd.blogspot.com/feeds/9164206532633601737/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=883749130613804585&amp;postID=9164206532633601737' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/883749130613804585/posts/default/9164206532633601737'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/883749130613804585/posts/default/9164206532633601737'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://utkuerd.blogspot.com/2011/01/kapak-olsun.html' title='Kapak Olsun'/><author><name>Utku Erdoğdu</name><uri>https://profiles.google.com/112954716943711118052</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh3.googleusercontent.com/-wMHJCww-Ht0/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAAY0/VKJOy6E5xTE/s512-c/photo.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_p1scy-qKQNQ/TTTQZJhCEwI/AAAAAAAAAVA/NBe_ysFiT2k/s72-c/tigermilk.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-883749130613804585.post-6966988895448683797</id><published>2011-01-02T01:00:00.000+02:00</published><updated>2011-01-02T01:00:00.738+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Duygusal'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Şiir'/><title type='text'>Dev</title><content type='html'>&lt;i&gt;O mavi gözlü bir devdi. &lt;br /&gt;Minnacık bir kadın sevdi. &lt;br /&gt;Kadının hayali minnacık bir evdi, &lt;br /&gt;bahçesinde ebruli &lt;br /&gt;hanımeli &lt;br /&gt;açan bir ev. &lt;br /&gt;Bir dev gibi seviyordu dev. &lt;br /&gt;Ve elleri öyle büyük işler için &lt;br /&gt;hazırlanmıştı ki devin, &lt;br /&gt;yapamazdı yapısını, &lt;br /&gt;çalamazdı kapısını &lt;br /&gt;bahçesinde ebruli &lt;br /&gt;hanımeli &lt;br /&gt;açan evin. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O mavi gözlü bir devdi. &lt;br /&gt;Minnacık bir kadın sevdi. &lt;br /&gt;Mini minnacıktı kadın. &lt;br /&gt;Rahata acıktı kadın &lt;br /&gt;yoruldu devin büyük yolunda. &lt;br /&gt;Ve elveda! deyip mavi gözlü deve, &lt;br /&gt;girdi zengin bir cücenin kolunda &lt;br /&gt;bahçesinde ebruli &lt;br /&gt;hanımeli &lt;br /&gt;açan eve. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi anlıyor ki mavi gözlü dev, &lt;br /&gt;dev gibi sevgilere mezar bile olamaz: &lt;br /&gt;bahçesinde ebruli &lt;br /&gt;hanımeli &lt;br /&gt;açan ev.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nazım Hikmet Ran&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_p1scy-qKQNQ/TR-xerSS8sI/AAAAAAAAAUY/-vdCkgBnEdQ/s1600/Heart_Cloud_2_by_HalitYesil+%25281%2529.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="219" src="http://3.bp.blogspot.com/_p1scy-qKQNQ/TR-xerSS8sI/AAAAAAAAAUY/-vdCkgBnEdQ/s320/Heart_Cloud_2_by_HalitYesil+%25281%2529.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Bazen sevgiler sığmaz hiç bir mezara. İnsan öyle sever ki kendini bir mezara kapatır sevgisinden vazgeçmek yerine. Her dakika karanlıkta geçen bir yıl gibi gelir o zaman. Ve gözleri hiç bir zaman açılamayacak sanır. Kızar, öfkelenir, ağlar, hayıflanır.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;İnsan sevdikçe devleşir. Sevgisinden vazgeçtiği sürece de küçülür.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/883749130613804585-6966988895448683797?l=utkuerd.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://utkuerd.blogspot.com/feeds/6966988895448683797/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=883749130613804585&amp;postID=6966988895448683797' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/883749130613804585/posts/default/6966988895448683797'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/883749130613804585/posts/default/6966988895448683797'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://utkuerd.blogspot.com/2011/01/dev.html' title='Dev'/><author><name>Utku Erdoğdu</name><uri>https://profiles.google.com/112954716943711118052</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh3.googleusercontent.com/-wMHJCww-Ht0/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAAY0/VKJOy6E5xTE/s512-c/photo.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_p1scy-qKQNQ/TR-xerSS8sI/AAAAAAAAAUY/-vdCkgBnEdQ/s72-c/Heart_Cloud_2_by_HalitYesil+%25281%2529.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-883749130613804585.post-229103325058067976</id><published>2010-07-22T17:35:00.001+03:00</published><updated>2010-07-22T17:38:47.572+03:00</updated><title type='text'>42 Günde İnternet</title><content type='html'>Phileas Fogg Londra'dan Süveyş'e 7 günde, Süveyş'den Bombay'a 13 günde, Bombay'dan Kalküta'ya 3 günde, Kalküta'dan Hong Kong'a 13 günde ve Hong Kong'dan Yokohoma'ya 6 günde giderek toplam 42 günde dünyanın yaklaşık yarısını dolaşmıştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bundan 140 yıl sonra, Kanada'dan Türkiye'ye gelen bir insan evine internet bağlatmaya çalışırsa ne olur acaba?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;Gün 0:&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;Uçaktan inip de Türkiye'e ayak bastım. Ayrılırken telefon ve ADSL hizmetlerini kapatmıştım. Sebep hem benim üzerime olmamaları, hem de yurtdışındayken para verecek kadar zengin olmamamdı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;Gün 1:&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;En hızlı nasıl eve internet bağlantısı edinebilirim diye düşündüm. TTNet üzerinden hizmeti alsam çok çabuk hallolacağını düşündüm. Sonuçta giderken bir telefonum ve ADSL'im vardı. Bir fişi sökmüşlerdi bir yerden. Aynı yere takacaklardı (güya).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türk Telekom web sayfasından telefon ve ADSL hizmeti almak için başvuruda bulundum. Eski telefon numaramı da yazdım, oradan kolayca gerekli teknik bilgilere erişeceklerini umuyordum. Bir saat içinde geri arandım. 3 iş günü içinde telefonumun bağlanacağını, daha sonra da ADSL bağlantısı yapılacağını söyledi telefondaki bayan. Günlerden çarşambaydı. Her gün evde olamayabileceğimi söyledim. "Peki cumartesi gelsin arkadaşlar, zaten gelmeden sizi ararlar" denildi. Yarım saat sonra da telefon numaram sms ile gönderildi. Numara da kebapçı numarası gibi güzeldi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşler güzel gidiyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;Gün 2-3:&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;İnternet olmadan hayat biraz zor olsa da cumartesi hallolacağını düşünerek bekledim. Yıllardır yapamadığım tethering ayarlarını kendi kendime yapmayı bile becerdim bu esnada.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;Gün 4:&amp;nbsp;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;Sabah 9'dan akşam 5'e kadar nafile şekilde birinin gelip de telefonu bağlamasını bekledim. Mobil internet kontörlerimi bitirdi, internet olmadığından kontör yükleyemediğimden kimseyi bile arayamıyordum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;Gün 5:&amp;nbsp;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;Kontörüm vardı artık. Türk Telekom'u arayıp niçin kimsenin gelip de telefonu bağlamadığını sormaya teşebbüs ettim. Fakat Türk Telekom'un çağrı merkezi tamamen otomatize bir yapıdaydı. Bir insana ulaşıp da bir şeyler sormak tanımlı değildi.Günlerden pazardı. Bunun sebebinin pazar olması olduğunu düşündüm. Zaten pazar yapacak bir şey de yoktu sonuçta.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;Gün 6:&amp;nbsp;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;Türk Telekom çağrı merkezinin insanlık dışı durumunun pazara özgü olmadığını acı bir şekilde öğrendim. Yapabileceğim bir şey yoktu. Birinin gelip telefonu bağlamasını ya da beni arayıp problemin ne olduğunu söylemesini bekleyecektim çaresiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Akşama doğru aradılar Türk Telekom'dan. Verdiğim adresin hatalı olduğunu ve telefon bağlatabilmek için bir "komşu telefonu" vermem gerektiğini söylediler. "Altı ay öncesine kadar kullandığım telefondan adresi bulamıyorsunuz da komşunun telefonundan mı bulacaksınız?" dedim. İlla komşu telefonu lazımdı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Adresin hatalı olması kesinlikle benim suçum değildi. Adrese dayalı nüfus kayıt sisteminde yer alan adresimi yazmıştım. Problemin Türk Telekom'un suçu olduğunu da düşünmüyordum zira Türkiye'de adres kavramından haberdar olsak da bir güvenilirliği yok. Aynı sorunu Kablo TV bağlatmak isterken Türksat ile de yaşamıştım zira. Onların veri tabanlarında da yan bina tanımlıyken bizim bina tanımlı değildi. Eski adres formatını hatırlayıp veri tabanından bularak o problemi çözmüştüm. (Bir binanın 3-4 hatta daha fazla adresi nasıl oluyor o da ayrı bir blog entry konusu) Ama bu sefer eski telefon numaram da olmasına rağmen becerikli Türk Telekom eski formata çevirememişti adresi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Koca "Türkiye'nin lider telekomünikasyon kuruluşu" 'nun benim komşumun telefon numarasını almam mantığıyla çalışması bir ilkellikti. Ayrıca verdiğim adreste bir problem varsa bunu anca telefonu bağlamaya gelirken yola çıkınca mı anlamışlardı. Verdiğim adrese 3 gün boyunca kimse bakmamış mıydı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Akşam eve gidince komşuları dolaşıp birinin telefon numarasını almaktan başka çarem yoktu. Ama "Telekom'a KFG" şeklinde yaptığım twit işi değiştirdi. Türk Telekom'da çalışan arkadaşım mesaj atıp sordurabileceğini, genel müdürlükten sorulduğu zaman işlerin bazen hızlanabildiğini söyledi. Sordurduğu zaman o da farklı bir şey söyleyemedi. Türk Telekom sistemi "komşu telefonu" kavramı üzerine kuruluydu. Ama bir avantajım oldu, benim komşulardan birinin isminden telefonunu bulabildi ve başvuruyu bir sonraki adıma geçirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;Gün 7-8-9-10:&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;Telefonu bağlamaya birinin gelmesini bekledim sonraki 4 günde. İlk başta birinin en azından arayacağını da umuyordum. Başta olduğu gibi Türk Telekom'u arayıp her hangi bir konuda bilgi almak mümkün değildi. Sonlara doğru anladım ki daha önce cumartesi gelin dedim diye cumartesi geleceklerdi. Tabi çarşamba-cumartesi ile pazartesi-cumartesi arasında biraz fark vardı ama Türk Telekom pek önemsememişti bunu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;Gün 11:&amp;nbsp;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;Bir görevli geldi ve telefon tesisatını bağladı. Zaten evin içinde yapılacak bir şey yoktu. Sadece bir imza için benim olmam gerekiyordu. Onun için de 4 gün beklemiştim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hattın bağlanmasının öğleden sonrayı bulabileceğini söyledi görevli. ADSL'in nasıl olacağını sordum. Telefonda konuştuğu insana "ADSL başvurusu da var buranın" dedi. Elindeki formda ADSL başvurusunun da işaretli olduğunu söylediklerinden anladım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En son giderken "Bir telefonu bağlayınca ADSL tarafında görünür telefonun aktif olduğu, ADSL bağlantınız da yapılır" dedi. Anlattıklarından şanslıysam o gün bu işlerin olacağını hayal ettim ben de.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Akşamüstüne kadar telefon hattı bağlanmadı. Telefon hattı bağlandıktan sonra modemimden ADSL bağlantısı da aldım. Ama şifre yanlış ekranı açılıyordu sadece. Bana kullanıcı adı ya da şifre de verilmemişti.ADSL işinin de hallolduğu ama kullanıcı adı şifre almam gerektiği düşüncesiyle TTNET çağrı merkezini aradım. Telefondaki görevli ilk önce modemin hangi ışıklarının yandığını sordu. Kullanıcı adı şifremi bilmememin çok da önemi yoktu sanırım, mühim olan modemin ışıklarıydı. Bir süre anlaşamadıktan sonra benim aboneliğin önündeki ekranda görünmediğini, bana o yüzden kullanıcı adı şifre veremeyeceğini, beklemem gerektiğini söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;Gün 12:&amp;nbsp;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;Arada modemi ve internet bağlantısını kontrol etmeme rağmen günlerden pazar olduğundan çok da bir umudum yoktu zaten bir gelişme olacağına.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;Gün 13-14:&amp;nbsp;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;Birinin beni arayıp da internet başvurunuz şöyle oldu böyle oldu demesini bekleyerek üç gün daha geçirdim. Arada TTNet çağrı merkezini arayıp da durumu soruyordum. Hala başvurumun işleme alınmadığını söyleyen de oldu, en son böyle bir başvuru olmadığını söylemeleriyle artık sinirlenme aşamasına geldim. Böyle bir başvuru yok diyen görevliyi haşladım, yüzüne kapattım. Bir mail döşedim Türk Telekom müşteri hizmetlerine "siz nasıl bir şirketsiniz" temalı. (200 satır maile İki gün sonra aldığım cevapsa telefon numaramı yazmam durumunda bakacaklarıydı)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;Gün 15:&amp;nbsp;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;Başka bir çare aklıma gelmediğinden Türk Telekom'da çalışan arkadaşımı tekrar aradım. Biraz baktıktan sonra başvurunun ortada olmadığını muhtemelen kaybolduğunu söyledi. Baştan başvur, ben de buradan hallederim hemen dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tabi burda ben de ufak bir hata yaptım. Yakında TTNet nerede var bilemediğimden Internet'ten başvurdum tekrar. Türk Telekom'daki arkadaşım arayıp "Ya niye öyle yaptın, ben hallederdim hemen şimdi bekleyecen sözleşme gelsin diye" dedi. Biraz daha rahattım ama, en azından artık ne yapacağımı biliyordum. Ne ters gidebilirdi ki?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;Gün 16-17-18-19-20-21-22-23-24:&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;Sözleşmenin ertesi gün geleceğini bile hayal etmiştim. Ankara içinde ne kadar uzun sürebilirdi ki bir iki dökümanı print edip kargoya vermeleri ya da bir görevli ile adresime göndermeleri. Ama gelmedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öğrenmiştim artık internetsiz yaşamayı, eskiden internet mi vardı diyordum kendi kendime. Mobil internet de işimi görmese de yaşayacak kadar idare ediyordum onunla.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;Gün 25:&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;Sabrım taştı ve TTNet'e tüm bunlardan sonra para vermektense Superonline'ın hizmetlerinden birini almaya karar verdim. İlk önce Superonline fiber internet bayisi aradım bir. Yanlış bir sayfaya baktığımdan yarım gün Dikmen ve Panora dolaşıp olmayan Superonline bayilerini aradım. Daha sonra doğru bir sayfa bulup telefonla aradım Çankaya'ya fiber hizmeti döşeyen altyüklenici şirketi ve bizim sitede fiber olmadığını öğrendim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha sonra Superonline ADSL için başvurdum ve 1-2 saatte müşteri numarası vs. atandı, ADSL'in 3 iş günü içinde aktif olacağını öğrendim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;Gün 26:&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;ADSL aktif olacak diye Superonline müşteri hizmetleri sayfasını F5'leyip durdum.&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;Gün 27:&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;TTNet'e 10 gün önce yaptığım başvurunun sözleşmesini posta kutumda buldum sonunda. Sözleşme cuma günü (24. günde) kargoya verilmişti. İmzalayıp geri gönderme işini de benim yapmam gerekiyordu, başvuru esnasında bu işin daha hızlı olacağı ima edilse de.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yırtıp attım sözleşmeyi.&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;Gün 28-29:&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;ADSL aktif olacak diye Superonline müşteri hizmetleri sayfasını F5'leyip durdum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;Gün 30:&amp;nbsp;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;5 gün geçmişti pazar dahil, bir problem olduğu kesindi. Şansıma küfrederek Superonline çağrı merkezini aradım. Görevli Türk Telekom tarafında aktivasyonun yapılmasını beklediklerini söyledi ve bir ticket açtı aktivasyonun gecikmesiyle ilgili.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;Gün 31:&amp;nbsp;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;Superonline müşteri hizmetleri sayfasında abone olduğum ADSL hizmeti görünmemeye başladı. "Aha sıçtık" dedim içimden.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Akşama doğru Superonline'dan arandım. Telefon numaram üzerinde bir ADSL hizmeti göründüğünü o yüzden aktivasyon yapılamadığını söylediler. Türk Telekom ile benim görüşmem ve çözmem gerekiyordu bu durumu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türk Telekom'u arayınca web üzerinden yaptığım başvurunun hala aktif olduğunu, o yüzden başka bir operatöre aktivasyon izni veremeyeceklerini söylediler. "Peki vazgeçtim ben iptal edin o zaman" dediğimde ise "Bunu biz yapamıyoruz, Dikmen Telekom Müdürlüğü yapabilir" cevabını aldım. Sinirim attı bu sefer "Nasıl siz yapamıyorsunuz, ben imza mı atmışım bir yere, girip biri benim adıma başvuruda bulunsa bu şekilde başka bir operatörden hizmet almamı engelleyip beni mi uğraştıracaksınız yani" dedim. Tabi bu sadece retorik bir soruydu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşin kötüsü cuma günü saat 5:30'u geçiyordu. Bu iş pazartesiye kalmıştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;Gün 32-33:&amp;nbsp;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;İnternet işinden tamamen vaz mı geçsem diye düşünerek iki gün geçirdim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;Gün 34:&amp;nbsp;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;Dikmen telekom müdürlüğüne gittim web üzerinden yaptığım bir başvuruyu iptal ettirmek için. Dikmen telekom müdürlüğü denilen yer de müdürlük binasıydı, müşterilere hizmet vermiyordu. Ayrılırken telefonu kapatmak için gittiğim Öveçler'deki hizmet binasında bu işlerin yapılacağını öğrenip oraya gittim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öveçler Türk Telekom hizmet ofisinde girip de durumu anlatıp başvuruyu iptal ettirmek istediğimde aldığım cevap "Ya o işi bir tek filanca hanım yapabiliyor, o da ne zaman gelir ne zaman gider belli olmaz" oldu. Nasıl oldu da bayılmadım bilmiyorum. Görevli başka bir bayana sordu, o da aynı cevabı verdi. Sonunda bana "İçerde amirimiz var onunla görüşün" diye bir yere yönlendirdiler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ünvanını bilmediğim bir görevliye durumu anlattım. Bilgisayar başından başvuruma ulaşıp iptal etmeye çalıştı. Yapamadı. Bunun üzerine telefonla birini aradı (IT'ci olduğunu tahmin ettiğim) ona sordu. Herhalde kendi yapamayacağını öğrendiğinden telefonla konuştuğu kişinin sicil numarasını aldı ve öyle girdi sisteme tekrar. Bayağı bir uğraştan sonra başvuruyu iptal edebildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu işin böyle hallolması beni dehşet içinde bıraksa da Türk Telekom'da bir işin hallolması bile bir şeydir diyip çıktım ordan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hemen Superonline'ı arayıp Türk Telekom tarafında problemi çözdüğümü, tekrar aktivasyonu denemelerini söyledim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;Gün 35-36-37:&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;Yine&amp;nbsp;ADSL aktif olacak diye Superonline müşteri hizmetleri sayfasını F5'leyip durdum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;Gün 38:&amp;nbsp;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;Superonline çağrı merkezini aradım tekrar. Aktivasyon ne oldu diye sordum. Net olmayan tuhaf bir şekilde görevli önce beni bekletti. Sonra port bilgilerime ulaşmaya çalıştığını söyledi. Sonra tekrar beklemeye aldı sistem birimiyle görüşeceğini söyledi. En son olarak portunuz boş görünüyor aktivasyonunuz yapılacak dedi. Benim bir şey yapmam gerekiyor mu diye sordum, yok dedi. Biraz fırçaladım "bakın bir problem olursa yine beni haberdar etmek için 4 gün beklemeyin lütfen bu iş yeterince uzadı" dedim. "Tabi" &amp;nbsp;dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;Gün 39-40-41:&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;F5 yapmaktan iyice sıkılmıştım artık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;Gün 42:&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;F5'lerim sonuç verdi. Superonline Müşteri sayfasında "Aktif" yazısını gördüm. Yarım saat sonra da arayıp internet'in aktive edildiğini haber verdiler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gece eve gidince bir miktar cebelleştim şifre alıp da modem ayarlarına girmek için ama bir şekilde çözdüm ve 42 gün sonra evde internet bağlantısına sahip oldum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;Sorular:&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;Kim cevap verir bunlara bilemiyorum ama bu süreç içinde aklıma gelen sorular:&lt;br /&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;Bu çağda internet bağlatmak nasıl 40 gün sürer? (arada başka operatörden hizmet almaya karar vermesem bile sonuç büyük ihtimalle aynı olacaktı)&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Bir telekom şirketi müşterisine böyle davranıp nasıl lider telekom firması olduğunu iddia edebilir?&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Bir iş sürecinin her hangi bir yerindeki problemi çözecek personel yok mudur lider telekom firmalarında?&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Bir sürecin ilerlemesi esnasında niçin kimse sonraki adımdan haberdar olmaz? Türk Telekom'da konuştuğum herkes sürecin bir sonraki adımı için "Onu biz bilmiyoruz, filanca ile konuşmanız lazım" cevabını verdiler.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Çağrı merkezinin tek işlevi modem ışıklarını kontrol ettirtmek ve şifre yenilemek midir?&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Web üzerinden başvuru yapmanın mantığı işi şubeye gitmeden hızlıca halletmek değil midir? Eğer ben şubeye gidip de yapacağım işi yaklaşık 100 katı zamanda web'den yapıyorsam ve bu konuda uyarılmıyorsam ne anladım öyle işten ben?&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/883749130613804585-229103325058067976?l=utkuerd.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://utkuerd.blogspot.com/feeds/229103325058067976/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=883749130613804585&amp;postID=229103325058067976' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/883749130613804585/posts/default/229103325058067976'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/883749130613804585/posts/default/229103325058067976'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://utkuerd.blogspot.com/2010/07/42-gunde-internet.html' title='42 Günde İnternet'/><author><name>Utku Erdoğdu</name><uri>https://profiles.google.com/112954716943711118052</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh3.googleusercontent.com/-wMHJCww-Ht0/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAAY0/VKJOy6E5xTE/s512-c/photo.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-883749130613804585.post-871399041865088861</id><published>2010-05-31T14:39:00.001+03:00</published><updated>2010-06-01T01:08:03.248+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Politika'/><title type='text'>Caoimhe Butterly</title><content type='html'>&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #333333; font-family: 'lucida grande', tahoma, verdana, arial, sans-serif; font-size: 13px;"&gt;2002'de bir grup Filistinli çocuğu İsrail operasyonundan kaçırmaya çalışırken vuruldu. İrlanda'ya evine dönmedi. Bir sene boyunca İsrail tanklarının önüne attı kendini. Bıkıp İrlanda'ya evine dönmedi. 2006'da İsrail Beyrut'u yerle bir ederken Tony Blair'i protesto edip tutuklandı. Yine evine dönmed. Dün Gazze'ye giden konvoydaydı. Bu videoyu kaydetti. Belki de gerçekten evine dönemeyecek bu sefer, belki de ölenler arasında o da var. Bilmiyoruz, bilemiyoruz. İsrail'in bu zülmü ne zaman duracak. Onu da bilmiyoruz, bilemiyoruz.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #333333; font-family: 'lucida grande', tahoma, verdana, arial, sans-serif; font-size: 13px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;object width="480" height="385"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/dlQfsV0lS_c&amp;hl=en_GB&amp;fs=1&amp;"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/dlQfsV0lS_c&amp;hl=en_GB&amp;fs=1&amp;" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="480" height="385"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/883749130613804585-871399041865088861?l=utkuerd.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://utkuerd.blogspot.com/feeds/871399041865088861/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=883749130613804585&amp;postID=871399041865088861' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/883749130613804585/posts/default/871399041865088861'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/883749130613804585/posts/default/871399041865088861'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://utkuerd.blogspot.com/2010/05/caoimhe-butterly.html' title='Caoimhe Butterly'/><author><name>Utku Erdoğdu</name><uri>https://profiles.google.com/112954716943711118052</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh3.googleusercontent.com/-wMHJCww-Ht0/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAAY0/VKJOy6E5xTE/s512-c/photo.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-883749130613804585.post-5613953049245850724</id><published>2010-05-24T20:34:00.001+03:00</published><updated>2010-05-24T20:40:26.314+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Lost'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Dizi'/><title type='text'>Lost &amp; Gone</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://picasaweb.google.com/lh/photo/L3kdAZRhAJHDwq6h-jLMk4bPC9VFHYKH16Wq-s4ML8E?feat=blogger" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="278" src="http://lh4.ggpht.com/_p1scy-qKQNQ/S_qUaStsspI/AAAAAAAAASk/CFGASPD_KFI/s400/lost.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;Bu resmi geçen sene görseydik delirirdik. Ne teoriler üretilirdi. Neler konuşulurdu. Resimdekilerden kahvesini yudumlayan bilgisayar mühendisi görünümlü arkadaş Damon Lindelof. Ayaktaki Avrupa kökenli havası veren ve film endüstrisinin içinde yıllarını geçirdiğini haykıran abi ise Calton Cuse. Bu arada Avrupa kökenli değil, Meksika kökenli. Masada Dharma bira kutuları, prodüksyon ile ilgili bilimum zerzevat var. Cuse'un arkasındaki duvarda oyuncu portreleri asılı durumda. Belli ki çalışırken bir sahneyi kafalarında kurmak istediklerinde dönüp bu duvara bakıyorlar. Ve tahta...&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;Tahtada ve tahtanın üstünde duvara yapıştırılmış kartonlarda yazanlar neredeyse 6 senedir dünyayı kilitlemiş olan Lost'un prodüksyonu, son sezon ayrıntıları ve (özellikle tahtanın üstündeki kartondaki materyal) dizinin iskeleti. Lindelof Lost'un yaratıcılarından biri. Curse ile birlikte "executive producer" ünvanı altında çalışıyorlar dizide. Fakat biliniyor ki bu ikili Lost'un showrunner'ları. Yani dizinin yaratım ve yapım aşamalarında bu ikili patron.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;Dünkü final bir çok insanı çileden çıkartmıştır sanıyorum ki. Final bittikten sonra ikinci sezonu izlediğim zamanları düşündüm. Böyle bir final olacağını söyleselerdi ben de herhalde çileden çıkardım. Zira Lost'un en büyük esprisi gizemli dizi olması olarak bilindi hep. Ve bu gizemlerin bir kısmı dizinin bitimiyle birlikte tarihe karıştı.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;Şu anda büyük ihtimalle "Film yapılsın","Kutup ayısının hayatını mini dizi yapın" diye istekler dile getiriliyordur Internet aleminde. Ama Lindelof ve Curse bırakın franchise'ın devamını, bugünden sonra DVD ekstraları dışında dizi hakkında konuşmayacaklarını açıkladılar. Yani sözün özü: "Move on"&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;Kendime sordum yine finalden sonra. Herşeyi açıklasalardı daha mı iyi olurdu? Bu biraz diziden ne beklediğiyle ilgili insanın galiba.&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #741b47;"&gt;( Dizinin bir kısmını ya da hepsini seyretmediyseniz burdan sonrasını okumak istemeyeceksinizdir )&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;Lost'un en sevdiğim hali sanırım ilk sezondaki düz haliydi. Çözüm aşamasına gelinmeyen, yanından bile geçilmeyen hatta, flashback'lerin daha çok karakterler ile ilgili olduğu, herşeyin esasen Jack-Lock ikileminde (Man of Science-Man of Faith) döndüğü, hayatın daha basit olduğu zamanlar. Bu dokunun üstüne koyulan gizemli durumlar da gerilimi sürekli tırmandırdı.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;Açıkcası başta gizemli durumların tedirgin ediciliği diziyi cazip kılan etkenlerden biriydi. Bir Robinson hikayesinde aslında uçakta olmayan birinin ne işi vardı? Issız bir adaya hatch'i kim inşa etmişti? Kumsalda boş boş umutsuzca takılan kazazedelere kendimizi yakın hissetmenin bir boyutu da bu olayların yarattığı gerginliği hissetmekti.&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;İkinci sezon "hatch" meydana çıktıktan ve Others Walt'u kaçırdıktan sonra adeta "tavşan deliğinin aslında nerelere ulaştığını" görme imkanımız oldu. Dharma, others, sayılar vs. derken giderek karakterler etrafından gizeme doğru kaydı dizi. Gizemin yanında yeni karakterlerle anlatımı ilk sezondaki dramatik seviyede tutmaya çalıştılar yapımcılar. Fakat nedense ikinci sezon karakterleri uzun ömürlü olmadılar. İkinci sezon tüm bu gizemlerin ve yeni karakterlerin üstüne kurulu bir "Man of Science-Man of Faith" savaşıydı. Sonunda kaybeden kim miydi? Herhalde tutsak alındığına göre Jack'di.&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;Üçüncü sezon ana hikaye kurtulma ümidiydi. "The artist previously known as Henry Gale" adeta şov yaptı bu sezonda. Others da olsa insan insandır dedik. Others, kurtuluş ümidi olarak görülen gemi ve gemiyle ilgili sezon &amp;nbsp;boyunca süren Oceanic Survivors-Others / Jack-Locke / Man of Science-Man of Faith karşıtlığı bu sezonu taşıdı. Üçüncü sezonun son bölümünü dizinin sonu sandık hepimiz, aha herkes kurtuldu dedik.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;Bu noktadan sonra dizi bugüne kadar gelen 3 kısa sezonla sona ulaştı. Karakter draması olarak yapılacak çok fazla bir şey kalmamıştı. 4. sezon gemiyi ve gemidekileri anlattı, Oceanic Six adadan kurtuldu ama olayların öyle bitmeyeceğini anlamıştık. Gemideki dörtlü&amp;nbsp;dizinin herhalde karakter draması olarak yaptığı son işlerdendi. 5. sezon zamanda gelgitlerle geçti daha çok. Amaç belki de Dharma ve Others ile ilgili eksikleri kapatmaktı. 6. sezonda bu konulardan hiç bahsedilmedi. Jacob ve MIB arasındaki savaş işlendi ve tam da ne olduğunu anlayamadığımız bir şekilde sonuçlandı.&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;Sonuçta her sorunun cevabı alınmadı, ama her şey olması gerektiği gibi bitti. Her sorunun cevabını almamız için herhalde on sezon daha olması gerekecekti. Karakterler iyice geri plana geçecek ve açık uçları kapamaya yönelecekti dizi. Biraz sıkıcı olacaktı işin doğrusu.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;Bu haliyle her şeyden biraz aldık. Finalde Jack'den Cüneyt Arkın stili bir uçan tekme bile gördük. Lost 6 sene boyunca başlarken yapmayı vadettiği şeylerin hepsini yaptı. Drama, hayatta kalma macerası, gizem, heyecan, bilim kurgu, felsefe. Hepsinin bu denli iyi bir oranda karıştığı bir dizi daha gelmedi daha önce. Gelene kadar da Lost hatırlanacak hep.&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;Son olarak Lost'u hatırlamak için 10 sebep: (herhangi bir sıralama yoktur)&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;ol&gt;&lt;li&gt;1x10 - Raised By Another - Danielle ile tanışan Sayid kampa gelir ve adada yanlız olmadıklarını herkese söyler. Tam bu esnada Hurley heyecanla gelip Jack'e, Ethan adındaki kazazedenin aslında uçakta olmadığını söyler&lt;/li&gt;&lt;li&gt;1x04 - Walkabout - Flashback esnasında Locke'ın kazadan önce tekerlekli sandalyeye mahkum olduğunu, kaza sonrasında bir anda yürümeye başladığını görürüz.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;3x01 - A Tale of Two Cities - Oceanic 815'in düşüşünü Dharma barakalarından görürüz.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;2x17 - Lockdown - Henry Gale'in bavulunu aramaya giden Sayid geri döner. Bavulu bulmuştur. Fakat bununla yetinmeyip cesetleri mesarlarından çıkartmış ve Henry Gale'in sürücü belgesini bulmuştur. Kazazedeler ellerindeki adamın Henry Gale olmadığına emin olurlar.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;2x20 - Two for the Road - Anna Lucia'ya isterse kendine Henry Gale diyen adamı öldürebileceğini söyleyip silahı ondan alan Michael Anna Lucia'yı vurur.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;3x13 - The Man From Tallahasse - Tallahasse'den gelen adamın Locke'ın babası gerçek Sawyer olduğu anlaşılır.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;3x22&amp;amp;23 - Through the Looking Glass - Bölüm sonunda flashback sandığımız kısımda Jack Kate ile buluşur ve adaya geri dönmeleri gerektiğini söyler.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;4x09 - The Shape of Things to Come - Keamy Alex'in kafasına bir kurşun sıkar.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;5x07 - The Life and Death of Jeremy Bentham - Ben Locke'ı boğarak öldürür. Adaya geri döndüklerinde ise Locke hayattadır.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;2x10 - The 23rd Psalm - Mr. Eko MIB ile karşı karşıya gelir. MIB Eko'ya zarar vermez.&lt;/li&gt;&lt;/ol&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_p1scy-qKQNQ/S_q4c_ckmHI/AAAAAAAAASo/Qwdb_ka_atc/s1600/simpsons.png" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://4.bp.blogspot.com/_p1scy-qKQNQ/S_q4c_ckmHI/AAAAAAAAASo/Qwdb_ka_atc/s320/simpsons.png" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/883749130613804585-5613953049245850724?l=utkuerd.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://utkuerd.blogspot.com/feeds/5613953049245850724/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=883749130613804585&amp;postID=5613953049245850724' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/883749130613804585/posts/default/5613953049245850724'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/883749130613804585/posts/default/5613953049245850724'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://utkuerd.blogspot.com/2010/05/lost-gone.html' title='Lost &amp; Gone'/><author><name>Utku Erdoğdu</name><uri>https://profiles.google.com/112954716943711118052</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh3.googleusercontent.com/-wMHJCww-Ht0/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAAY0/VKJOy6E5xTE/s512-c/photo.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://lh4.ggpht.com/_p1scy-qKQNQ/S_qUaStsspI/AAAAAAAAASk/CFGASPD_KFI/s72-c/lost.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-883749130613804585.post-6567854806595253123</id><published>2010-05-11T03:48:00.002+03:00</published><updated>2010-05-11T06:45:02.445+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Politika'/><title type='text'>Altı Ok mu Altın Ok mu?</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_p1scy-qKQNQ/S-ipRjpwErI/AAAAAAAAARw/YBuzF36-bWk/s1600/baykal.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/_p1scy-qKQNQ/S-ipRjpwErI/AAAAAAAAARw/YBuzF36-bWk/s320/baykal.JPG" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;30 Ocak 2005 tarihinde CHP onüçüncü olağanüstü kurultaytını toplamış. Mustafa Sarıgül CHP genel başkanlığına aday olmuş, Deniz Baykal yine genel başkan seçilmiş. Ben de oturup ekşi sözlüğe şu yazıyı yazmışım:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;blockquote&gt;seksenlerin ortasında tanıdım &lt;span class="marker"&gt;deniz&lt;/span&gt; &lt;span class="marker"&gt;baykal&lt;/span&gt;'ı. aklım politikaya basmasa bile o  zamanların politik şahsiyetlerini tanıyıp siyasi görüş olarak  değerlendiremesem de kişilik ve tarz olarak değerlendirmeye başladığım  günlerde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;o zamanların sosyal demokrat kanadının büyük partisinin  adı shp idi. genel başkanı da çok tonton, şirin, çılgın bilimadamı  görünüşlü erdal inönüydü. babası da büyük adamdı der dururdu herkes. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu  &lt;span class="marker"&gt;deniz&lt;/span&gt; amca da bu partinin genel  sekreteriydi. genel sekreter demek herhalde sekreter gibi luzumsuz  işlere bakan biri sanırdım başlarda. ama bu deniz amca arada trt'de  çıkar atıp tutardı. genelde hep birilerinin yaptıklarını beğenmediğini  söylerdi. bu birileri de karşı partinin genel başkanı, özal ya da evren  paşa değildi genelde. hep shp'den birileriydi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sonra shp  kurultaylar yapmaya başladı. her mevsim başında kurultay oluyordu, ben  de çocuk aklımla bunalr herhalde yeni mevsimi karşılamak için kurultay  yapıyorlar diyordum. zira o zaman ilkokul ders kitaplarında böyle  kavramlar vardı. kış gelirken yapılan işler, yaz gelirken yapılan işler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;her  kurultayda bu deniz amca genel başkanlığa aday oluyordu. o zaman  anladım bu genel sekreterliğin aslında önemli bir şey olduğunu. belki de  adı sekreter diye içerliyordu deniz amca, haklıydı da. nerede "genel  başkan", nerede "genel sekreter". ama her kurultayda da erdal amca yine  genel başkan oluyordu. hem de yani nerdeyse "ya deniz kardeşim, yine  kurultay yaptık ama afacan partililer yine beni seçtiler, kusuruma bakma  ya" gibi tatlı bir üslüp takınıyordu her kurultay sonrası.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;anlayamadığım  şey çoktu. olayları kavramaya başladıkça da arttı. 2-3 ayda bir niye  kurultay topluyorlardı? ne değişiyordu ki böyle kısa zamanlarda? niye bu  kadar ısrarcıydı bu deniz amca? bu kadar uğraştıktan sonra eskaza genel  başkan seçilirse hayatının anlamı kaybolmayacak mıydı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yıllar  geçti. yavaştan aklım olayın her boyuna basar oldu. doksanların başına  geldik. shp 8-10 kurultay toplamıştı o zamanlara kadar deniz &lt;span class="marker"&gt;baykal&lt;/span&gt;-erdal inönü yarışına sahne olan. &lt;a class="gb" href="http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=plastip+show"&gt;plastip  show&lt;/a&gt;'un bir bölümü &lt;span class="marker"&gt;deniz&lt;/span&gt; &lt;span class="marker"&gt;baykal&lt;/span&gt; konusunda bakış açıma son ve nihai şeklini  verdi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ilgili bölümde parti liderleri bir açıkoturumdalar.  sekreter olmasına karşı &lt;span class="marker"&gt;deniz&lt;/span&gt; amca'yı da  çağırmışlar. erdal inönü ne dese arkasından deniz amca "erdal beey,  erdal beey... türk sosyal demokrasisinin yeni bir kana ihtiyacı var.  kurultay istiyorum, kurultay. sekinci kurultayı istiyorum" bir ara  reklama giriyordu açıkoturum reklamlarda da deniz amca elinde  mandallarla fırlıyordu. "şimdi reklam...(mandalları fırlatarak) erdal  beey, erdal beeey...  türk sosyal demokrasisinin yeni bir kana ihtiyacı  var. kurultay istiyorum, kurultay. sekinci kurultayı istiyorum"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yıllar  geçti. atatürk'ün chp'si tekrar açıldı. deniz &lt;span class="marker"&gt;baykal&lt;/span&gt;  sekreterlikten bıkmıştı artık. gitti ona genel başkan oldu. sonra shp  ile chp birleşti. ve bir anda &lt;span class="marker"&gt;deniz&lt;/span&gt; &lt;span class="marker"&gt;baykal&lt;/span&gt; birleşik partinin  genel başkanı oldu. bu olaydan sanırım 10 yıla yakın bir süre geçti bu  güne. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;shp'de erdal inönüyle yıllar süren bir kurultay  mücadelesine girmesine karşın bu sürenin büyük bölümünde (belki  hepsinde, hatırlamıyorum) baykal genel sekreter olarak kaldı. erdal  inönü lider özellikleri taşıyan biri değildi belki ama akılcı bir  insandı. baykal'ın arkasına kitlelerin desteğini alabilirse başarılı  olabileceğini düşünüyordu belki, asla onu tasfiye etmeye, partiden  kopartmaya çalışmadı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;baykal ise sürekli parti içinde önemli  görevlere kendine yakın insanları yerleştirmeye, parti tüzüğünde kendi  gücünü arttırmaya yönelik düzenlemeler yapmaya çalıştı. chp yeni  açıldığında genel başkan olduktan sonra chp'de kendine muhalif tüm  isimleri temizledi. chp-shp birleşmesinden sonra da giderek chp içinde  kendi örgütlenmesini yaydı. birleşik chp'nin genel başkanı olduktan  sonra da muhalifleri temizlemeye devam etti. &lt;span class="marker"&gt;deniz&lt;/span&gt;  &lt;span class="marker"&gt;baykal&lt;/span&gt;'ın çirkin siyasetinden sadece  sarıgül gibi aynı frekansta insanlar sıyrılıp seslerini duyurabildiler.  bu siyasi methodolojisiyle baykal türk siyasetine &lt;a class="gb" href="http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=hizip%c3%a7ilik"&gt;hizipçilik&lt;/a&gt;  kavramını kazandırdı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="marker"&gt;deniz&lt;/span&gt; &lt;span class="marker"&gt;baykal&lt;/span&gt; sadece bunlar demek değildir tabi. bir  siyasi görüşü vardır. türkiye için doğru bulduğu şeyler vardır. ama çok  büyük bir güç hırsı vardır kendisinin ayrıca. ve bu güç hırsının etkisi  altındayken diğer herşey önemsiz hale gelmektedir. ve ben kendi adıma &lt;span class="marker"&gt;deniz&lt;/span&gt; &lt;span class="marker"&gt;baykal&lt;/span&gt;'a  bakınca yıllardır bu hırstan başka bir şey göremiyorum. kendisi ise  malesef kendisine yakın isimlerin desteğini halkın desteği sanıp doğru  bildiği şekilde devam etmektedir. fakat bence &lt;span class="marker"&gt;deniz&lt;/span&gt;  &lt;span class="marker"&gt;baykal&lt;/span&gt;'ın liderlik özelliklerine verilen oy  chp'ye verilen oyun çok cüzzi bir miktarıdır. malesef &lt;span class="marker"&gt;deniz&lt;/span&gt; &lt;span class="marker"&gt;baykal&lt;/span&gt; bunu  görememektedir.&lt;/blockquote&gt;&lt;br /&gt;Bunun üstünden de bir 5 yıl geçmiş. Hala değişen bir şey yok. Deniz Baykal istifa etmiş ve medyada birden bire Deniz Baykal'ın nasıl bulunmaz hint kumaşı olduğu bas bas bağrılıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye alışıktır bunlara. Bu ülke öldükten sonra Turgut Özal'ın nasıl bir değer olduğunu, İhsan Doğramacı'nın nasıl önemli bir bilim insanı olduğunu da bağırmıştı. Deniz Baykal şanslı, ölmesine gerek kalmadı en azından.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye'nin şu anda durumu nedir diye bir yazıp çizsek çok uzun tefrikalar çıkmaz. Çok basit bir resim çıkar: Tük siyaseti Allah, Peygamber peşindeki tarikat bağlantılı muhafazakar görüşler ile Atatürk, Laiklik peşindeki ordu bağlantılı muhafazakar görüşler arasında ikiye bölünmüş bir mücadele alanıdır. Baykal'ın CHP'si (CHP kendinin olamıyor ya bir tek, ya Baykal'ın ya da Atatürk'ün olmak zorunda) bu bölünmüşlükte bir taraf.&amp;nbsp; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu bölünmüşlükte Atatürkçü ve laik kesmin kendini devletin kuruluş sürecindeki rollerinden dolayı baştan 1-0 galip ilan etmişlikleri var. "Cumhurbaşkanı meclis tarafından seçilir" anayasa maddesini kendi istemedikleri adayın seçileceği anlaşılınca "Yok öyle bize danışacaksınız" diyerek yeniden yorumlayan bir hukuk ve demokrasi anlayışı bunların en faziletli, en çok destek toplayan işleri. Tüm bunlar üstüne cumhuriyet mitinglerini ve arkasından gelen ağır seçim yenilgisini ise büyük bir zafer gibi göstermeyi bile başardılar nerdeyse.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tüm bunların ötesinde Türkiye'de "dinci, laiklik karşıtı, irticacı" diye aşağılanan hükümet CHP'nin ömrü boyunca hayal bile edemeyeceği yenilikçi işler yapmıştır. Sigara yasağı gibi, demokratikleşme paketi gibi. Bu işlerin ne kadar doğru ne kadar yanlış ne kadar içi dolu ne kadar içi boş olduğu tartışılıyor hala. Ama en azından ortada elle tutulur şeyler vardır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Buna karşı CHP'nin bir iş yapmışlığı olmadığı gibi (pardon ama muhalefetteydiler değil mi) herhangi bir planı da yoktur. Kemal Kılıçdaroğlu çıkıp da CHP'nin güneydoğu raporunun güneydoğudaki problemler için en önemli çözüm önerisi olduğunu söylemektedir. Hangi raporu kastettiği belli olmasa da bu raporların en yenisi 11 sene önce, neyseyse Apo yakalanmadan önce yazılmıştır. CHP'nin sorunlara çözüm üretme konusundaki anlayışı budur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye'de siyasi resim nedir dersek budur. CHP konusunda bir kelime fazla bir şey bile söyleyemeyiz. Türkiye'de siyasi arena az gelişmiş bir ülkenin siyasi arenası olmanın tüm özelliklerini göstermektedir. Ortada bir iş yoktur. Kimsenin hiç bir konuda bir çözüm önerisi planı yoktur. Ortada metalaştırılmış şeyler vardır, herkes de kendi metasının en önemli meta olması derdindedir. Toplumun bir kesimi kafayı ne helal ne haram buna takmış; öbür kesim de Atatürk buna evet mi derdi hayır mı derdi mevzuuna takılmış kalmış. Hiç de bir farkları yok birbirlerinden biri 80 sene öncede çakılı kalmış, öbürsü 1500 sene. Bugünün problemlerine çare bulamadıktan sonra, insanların neye ihtiyacı var bunu anlamaya ya da çözmeye çalışamadıktan sonra ne fark var ikisi arasında?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pratikte faydası 0 (yazıyla sıfır) Tüm bunlara ek olarak CHP bu ülkenin içine şuursuzluk sinmesinin baş sebebi. Bunu görmek için bakın bir CHP'nin arkasında kimler var. Kim oy veriyor CHP'ye?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birinci grup, sol görüşlü sayılabilecek grup. Bu grubun kafasında ya CHP'nin sol parti olduğu gibi bir ilüzyon var 70'lerden kalan, ya da bir sol parti yapısına en yakın mainstream parti olarak CHP'yi görüyorlar. Türkiye'de sol görüşe uygun bir şeyler olacaksa bunun CHP tarafından yapılacağını savunup duruyorlar. Bu grubun içine Atatürkçülüğün solculuk demek olduğunu sananları katmıyorum. Bu grup olsa olsa solcu özentisi olur zira.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu grup belki de CHP'ye oy verenler arasında en iyi niyetli, demokrasinin gereğinin bu olduğunu düşünen kitle. Ama ne oluyor. Oy verdikleri parti yıllardır sol görüşe uygun ne yapmış? AKP ile CHP karşılaştırılınca hangisi daha sol sizce? CHP AKP kadar bile sol olmayı başaramadı son 20 yılda. Kendinizi kandırmayın artık...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İkinci grup, toplumumuzdaki burjuvalar. Ama yeni 1990-2000 model İslami burjuva değil bunlar. Beyaz Türkler yani. Aslında tam anlamıyla Türkiye'nin burjuva kesimini oluşturan, 80 öncesine kadar devlete, kültüre, sanata, yaşama hakim olan, hatta bazılarının iyice azıtıp Türkiye'nin olmayan aristokrat kesimi olmaya soyundukları kitle. Dillerinden Atatürk'ü düşürmeyen, laikliğin ne kadar önemli olduğunu size saatlerce anlatabilecek, hayatta fark yaratacak bir şeyler yapmak için bilmemne derneğine para yatırıp kendi burjuva ahlaklarını pohpohlamaları ile övünen insanlar topluluğu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu grup da CHP'ye oy verenler arasında en kötü niyetli grup. Demokrasi, özgürlük, eşitlik diye şeylerin anlamını bilmezler. Atatürkçülük, laiklik, inkılapçılık neye yarar ondan haberleri yoktur. Atatürk'ün yaptığı şey en doğrusudur mantığı içerisinde herşeyi size kanıtlayabilirler. Ama aslında tek önemli şey vardır onlar için muhafazakar yaşam tarzı kendi liberal ve burjuva alışkanlıklarını tehdit edecek mi? Bu grup CHP'nin yüzkarasıdır. Türkiye'de her türlü değerin yozlaşmasında muhafazakar odaklara müsamma gösterilmesi kadar bu ikiyüzlü kitlelerin de cumhuriyet savunucusu olmasının büyük payı vardır. Yükselen muhafazakarlığın karşısına burjuvazi ve burjuva ahlakını yani çürüyeli 100 yıl geçmiş bir sistemi koyarak Türkiyeye en büyük haksızlığı yapmaktadırlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üçüncü grup, 80 öncesi sosyal yapıda köylü tabakasını oluşturan, bugünkü sosyal yapıda da ortadirek adı verilebilecek kitlenin bir kısmıdır. Bu kitle ne burjuvadır, ne kafayı Atatürk ile bozmuştur, ne de devrimci sayılabilirler. Daha özgürlükçüdürler. Sol görüşün goministlik olduğu dışında bir şey bilmezler fazla. Bilmeye çok da ihtiyaçları yoktur, Basit düşünürler zira. Bu hesapları yapmazlar. Kendi hayatlarında ve toplum hayatında olan değişiklikler oylarına yön verir. Daha önce muhafazar bir partiye oy vermiş de olabilirler. İlerde AKP'ye de oy verebilirler. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu grupda olup da CHP'ye oy veren insan sayısı da son 20 yılda iyice azalmıştır. 23 Temmuz 2007 gününde herkes çözmeye çalışıyordu nasıl olur da 2 kişiden biri AKP'ye oy verir. Oysa cumhuriyet mitingleri olmuştu, olsa halk sokağa dökülmüştü. Ama AKP'yi %50'ye çıkartan kimsenin adamdan saymadığı bu gruptu. Kendi hayatları için doğru kararı verdiler, muhafazakar söylemlerine tam katılmasalar bile, art niyetli olduklarından şüphelenseler bile AKP'ye oy verdiler. Çünkü göstermelik de olsa bir demokrasi anlayışı, bir şeyler üretme isteği vardı AKP de.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi geldik bu güne. Deniz Baykal yerlere göklere sığdırılamıyor. Geri dön diye ağlıyormuş tüm parti teşkilatı. "2 sene sonra kesin cumhurbaşkanı olur" diyenler de var. Vay be neymiş bu Baykal. 20 yıldır bu partinin genel başkanı. Ama herhalde bu tablo başkasının eseri.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;CHP'li değilim. CHP'ye oy verdim geçmişimde. Birinci gruba girerim yukardaki gruplardan oy verirken kafamdakilerle. Sonra da tövbe ettim bir daha oy vermemeye. Sonra sonra da 2007 de olan bitenler nefret etmemi sağladı CHP'den. Ama bir gerçek var CHP Türkiye'nin önemli bir parçası.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fakat bu önemli parça olma misyonunu yukarda resmini çektiğim şekilde yerine getiriyor CHP 20 yıldır. Daha gerisi de var bunun ama onlara girmek "senin baban da benim dayıma küfretmiş 50 sene önce" demek gibi birşey olur, gereksiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;CHP'liler kendilerine bir sorsunlar lütfen hazır Baykal göstermelik de olsa koltuğu terk etmişken. Artık değişim istemiyor musunuz? Nedir CHP'nin yeri gerçekte? Ne olmak istiyor? Deniz Baykal geri gelip o koltuğa oturunca mutlu mu olacaksınız?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet Deniz Baykal gelip tekrar o koltuğa oturmak isteyecek, bundan kimsenin şüphesi olmasın. Belki yarın, belki altı ay sonra, bir yıla kalmaz ama... O zaman CHP "Peki buyrun" diyecek ve aynı "hiçbirşey" olmaya devam mı edecek?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu Türkiye için önemli bir an. CHP yıllardır koca bir "hiçbirşey". Ama herkes o kadar meşgul ki laiklik ile Atatürk ile din ile. Bu konularda bir duruşa sahip olmak yetiyor bir şey olabilmek için. Ama insanlara yapay problemler verip kavga ettirip bir kısmının gözünde değerli olsanız bile Türkiye'ye zarar vermek tek yaptığınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bütün bu olup biteni yıllardır "CHP iyi de Baykal yüzünden böyle" diye savundu tüm CHP'liler. Hadi buyrun işte firsat! Baykal mı geri gelir, yoksa partideki Önder Sav benzeri Baykal'a özenen şuursuzlardan biri mi, ya da başka biri mi çok önemli değil. Ama CHP değişecek mi? En azından bu toz bulutu içerisinde biraz da olsa yitip gittiğini görebilecek mi? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunu yapamazsa, bu toz bulutundan, bu istifadan sonra yine aynı parti aynı yavanlıkla, aynı boş kafalılıkla karşımıza çıkarsa da artık halkın bir şeyleri görüp CHP'den ne köy ne kasaba olmayacağını anlayacağını umut ediyorum. O zaman da gerçekten alternatif bir siyasal hareket ortaya çıkıp Türkiye siyasetindeki kaliteyi belki biraz yükseltir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/883749130613804585-6567854806595253123?l=utkuerd.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://utkuerd.blogspot.com/feeds/6567854806595253123/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=883749130613804585&amp;postID=6567854806595253123' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/883749130613804585/posts/default/6567854806595253123'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/883749130613804585/posts/default/6567854806595253123'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://utkuerd.blogspot.com/2010/05/alt-ok-mu-altn-ok-mu.html' title='Altı Ok mu Altın Ok mu?'/><author><name>Utku Erdoğdu</name><uri>https://profiles.google.com/112954716943711118052</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh3.googleusercontent.com/-wMHJCww-Ht0/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAAY0/VKJOy6E5xTE/s512-c/photo.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_p1scy-qKQNQ/S-ipRjpwErI/AAAAAAAAARw/YBuzF36-bWk/s72-c/baykal.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-883749130613804585.post-4508091935267633602</id><published>2010-05-06T07:57:00.000+03:00</published><updated>2010-05-06T07:57:47.102+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Dizi'/><title type='text'>The Tudors</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_p1scy-qKQNQ/S-JIUMY03NI/AAAAAAAAAQ4/w141KUfxtLw/s1600/katherine.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/_p1scy-qKQNQ/S-JIUMY03NI/AAAAAAAAAQ4/w141KUfxtLw/s320/katherine.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Catherine of Aragon&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_p1scy-qKQNQ/S-JIYvu1fsI/AAAAAAAAARA/r0xqNJVnFDk/s1600/boleyn.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://4.bp.blogspot.com/_p1scy-qKQNQ/S-JIYvu1fsI/AAAAAAAAARA/r0xqNJVnFDk/s320/boleyn.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Anne Boleyn&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_p1scy-qKQNQ/S-JIfzPgEzI/AAAAAAAAARI/6VhW33RstEM/s1600/seymour.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://4.bp.blogspot.com/_p1scy-qKQNQ/S-JIfzPgEzI/AAAAAAAAARI/6VhW33RstEM/s320/seymour.jpg" width="289" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Jane Seymour&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_p1scy-qKQNQ/S-JIl7mR8II/AAAAAAAAARQ/2S8MUqgm4Z4/s1600/anne.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://1.bp.blogspot.com/_p1scy-qKQNQ/S-JIl7mR8II/AAAAAAAAARQ/2S8MUqgm4Z4/s400/anne.jpg" width="283" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Anne of Cleves&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_p1scy-qKQNQ/S-JIr7fZjCI/AAAAAAAAARY/bWYtn7cvWok/s1600/hward.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="212" src="http://1.bp.blogspot.com/_p1scy-qKQNQ/S-JIr7fZjCI/AAAAAAAAARY/bWYtn7cvWok/s320/hward.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Catherine Howard&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_p1scy-qKQNQ/S-JIzGetBfI/AAAAAAAAARg/PkDhvzSOstA/s1600/catherine.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://2.bp.blogspot.com/_p1scy-qKQNQ/S-JIzGetBfI/AAAAAAAAARg/PkDhvzSOstA/s400/catherine.jpg" width="265" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Catherine Parr&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_p1scy-qKQNQ/S-JI8vjX_vI/AAAAAAAAARo/-I3_DkiqrMU/s1600/harry.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://2.bp.blogspot.com/_p1scy-qKQNQ/S-JI8vjX_vI/AAAAAAAAARo/-I3_DkiqrMU/s400/harry.jpg" width="298" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;b&gt;His Majesty, Henry the Eighth, by the Grace of God, King of England, France and Ireland, Defender of the Faith and the Church of England and also of Ireland in Earth Supreme Head&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;b&gt;The Tudors Final&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;13 Haziran 2010&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/883749130613804585-4508091935267633602?l=utkuerd.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://utkuerd.blogspot.com/feeds/4508091935267633602/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=883749130613804585&amp;postID=4508091935267633602' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/883749130613804585/posts/default/4508091935267633602'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/883749130613804585/posts/default/4508091935267633602'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://utkuerd.blogspot.com/2010/05/tudors.html' title='The Tudors'/><author><name>Utku Erdoğdu</name><uri>https://profiles.google.com/112954716943711118052</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh3.googleusercontent.com/-wMHJCww-Ht0/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAAY0/VKJOy6E5xTE/s512-c/photo.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_p1scy-qKQNQ/S-JIUMY03NI/AAAAAAAAAQ4/w141KUfxtLw/s72-c/katherine.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-883749130613804585.post-8205997745935541884</id><published>2010-05-06T07:26:00.000+03:00</published><updated>2010-05-06T07:26:32.308+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Dizi'/><title type='text'>24</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_p1scy-qKQNQ/S-JDv-8p9LI/AAAAAAAAAQo/Xcx_lYzXkQ0/s1600/bauerchapelle.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/_p1scy-qKQNQ/S-JDv-8p9LI/AAAAAAAAAQo/Xcx_lYzXkQ0/s320/bauerchapelle.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Jack Bauer: God forgive me. (shoots Ryan Chapelle)&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_p1scy-qKQNQ/S-JER5EFUkI/AAAAAAAAAQw/eqZ-DcMwhUY/s1600/24.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="300" src="http://1.bp.blogspot.com/_p1scy-qKQNQ/S-JER5EFUkI/AAAAAAAAAQw/eqZ-DcMwhUY/s400/24.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: x-large;"&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;24 Final - Day 8: 2:00pm-3:00pm/Day 8: 3:00pm-4:00pm&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: x-large;"&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;24 Mayıs 2010&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/883749130613804585-8205997745935541884?l=utkuerd.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://utkuerd.blogspot.com/feeds/8205997745935541884/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=883749130613804585&amp;postID=8205997745935541884' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/883749130613804585/posts/default/8205997745935541884'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/883749130613804585/posts/default/8205997745935541884'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://utkuerd.blogspot.com/2010/05/24.html' title='24'/><author><name>Utku Erdoğdu</name><uri>https://profiles.google.com/112954716943711118052</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh3.googleusercontent.com/-wMHJCww-Ht0/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAAY0/VKJOy6E5xTE/s512-c/photo.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_p1scy-qKQNQ/S-JDv-8p9LI/AAAAAAAAAQo/Xcx_lYzXkQ0/s72-c/bauerchapelle.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-883749130613804585.post-5734547513145063234</id><published>2010-05-06T07:04:00.001+03:00</published><updated>2010-05-06T07:27:06.754+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Dizi'/><title type='text'>Lost</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_p1scy-qKQNQ/S-I-uRxEgUI/AAAAAAAAAQY/QkJoNWyzGEc/s1600/lockeclaire.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="225" src="http://2.bp.blogspot.com/_p1scy-qKQNQ/S-I-uRxEgUI/AAAAAAAAAQY/QkJoNWyzGEc/s400/lockeclaire.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Claire: Where are you going?&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;"Locke": To finish what I started.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_p1scy-qKQNQ/S-I_KNnkNfI/AAAAAAAAAQg/DZ5DlExlfPs/s1600/lockejack.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://1.bp.blogspot.com/_p1scy-qKQNQ/S-I_KNnkNfI/AAAAAAAAAQg/DZ5DlExlfPs/s320/lockejack.jpg" width="260" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: x-large;"&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;Lost Final - The End Pt.1 &amp;amp; 2&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;23 Mayıs 2010&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/883749130613804585-5734547513145063234?l=utkuerd.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://utkuerd.blogspot.com/feeds/5734547513145063234/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=883749130613804585&amp;postID=5734547513145063234' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/883749130613804585/posts/default/5734547513145063234'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/883749130613804585/posts/default/5734547513145063234'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://utkuerd.blogspot.com/2010/05/lost.html' title='Lost'/><author><name>Utku Erdoğdu</name><uri>https://profiles.google.com/112954716943711118052</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh3.googleusercontent.com/-wMHJCww-Ht0/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAAY0/VKJOy6E5xTE/s512-c/photo.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_p1scy-qKQNQ/S-I-uRxEgUI/AAAAAAAAAQY/QkJoNWyzGEc/s72-c/lockeclaire.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-883749130613804585.post-6110753245827779000</id><published>2010-04-19T15:04:00.001+03:00</published><updated>2010-04-19T15:04:17.949+03:00</updated><title type='text'>The Voyage Home</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_p1scy-qKQNQ/S8xGpg1qvQI/AAAAAAAAAQI/s_2kPPBq0c4/s1600/coming.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="223" src="http://3.bp.blogspot.com/_p1scy-qKQNQ/S8xGpg1qvQI/AAAAAAAAAQI/s_2kPPBq0c4/s400/coming.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/883749130613804585-6110753245827779000?l=utkuerd.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://utkuerd.blogspot.com/feeds/6110753245827779000/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=883749130613804585&amp;postID=6110753245827779000' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/883749130613804585/posts/default/6110753245827779000'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/883749130613804585/posts/default/6110753245827779000'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://utkuerd.blogspot.com/2010/04/voyage-home.html' title='The Voyage Home'/><author><name>Utku Erdoğdu</name><uri>https://profiles.google.com/112954716943711118052</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh3.googleusercontent.com/-wMHJCww-Ht0/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAAY0/VKJOy6E5xTE/s512-c/photo.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_p1scy-qKQNQ/S8xGpg1qvQI/AAAAAAAAAQI/s_2kPPBq0c4/s72-c/coming.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-883749130613804585.post-4054772465543532767</id><published>2010-04-16T06:12:00.007+03:00</published><updated>2010-04-16T06:31:05.409+03:00</updated><title type='text'>Coming Soon</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_p1scy-qKQNQ/S8fZ5cMch-I/AAAAAAAAAQA/kYOTnVU7V98/s1600/teaser.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="640" src="http://3.bp.blogspot.com/_p1scy-qKQNQ/S8fZ5cMch-I/AAAAAAAAAQA/kYOTnVU7V98/s640/teaser.jpg" width="414" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/883749130613804585-4054772465543532767?l=utkuerd.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://utkuerd.blogspot.com/feeds/4054772465543532767/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=883749130613804585&amp;postID=4054772465543532767' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/883749130613804585/posts/default/4054772465543532767'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/883749130613804585/posts/default/4054772465543532767'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://utkuerd.blogspot.com/2010/04/coming-soon.html' title='Coming Soon'/><author><name>Utku Erdoğdu</name><uri>https://profiles.google.com/112954716943711118052</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh3.googleusercontent.com/-wMHJCww-Ht0/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAAY0/VKJOy6E5xTE/s512-c/photo.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_p1scy-qKQNQ/S8fZ5cMch-I/AAAAAAAAAQA/kYOTnVU7V98/s72-c/teaser.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-883749130613804585.post-8751346122776417395</id><published>2010-03-20T02:11:00.002+02:00</published><updated>2010-03-21T03:27:12.367+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Toplumsal'/><title type='text'>Türkiye'de Hukuk</title><content type='html'>Bu hafta yaşanan dört olay var Türkiye'de uzaktan takip ettiğim. Belki ortak özellik az. Ama bana aynı şeyi hissettirdiler nedense.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Pazar Günü...&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;İstanbul'da oynanan İstanbul Büyükşehir Belediyespor - Diyarbakırspor maçı taraftarın sahaya girmesinden dolayı yarıda kaldı. Ligin ilk devresinde Bursa'da oynanan Bursaspor - Diyarbakırspor maçında başlayan gerginlik bir önceki hafta Diyarbakırspor - Bursaspor maçında zirveye ulaşmış ve bu maç da yarıda kalmıştı. Türkiye Futbol Federasyonu Diyarbakır-Bursaspor maçı ile ilgili kararını henüz vermemişti ama Diyarbakırspor'un hükmen mağlup olması bekleniyordu. Aynı olayın ikinci defa tekrarlanmasıyla Diyarbakırspor küme düşme tehlikesi ile karşı karşıya kaldı.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_p1scy-qKQNQ/S6QGrtXZISI/AAAAAAAAAPQ/IQOGKNVIYBY/s1600-h/diyarbakirspor.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="256" src="http://2.bp.blogspot.com/_p1scy-qKQNQ/S6QGrtXZISI/AAAAAAAAAPQ/IQOGKNVIYBY/s320/diyarbakirspor.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Pazar Günü...&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;İstanbul'da oynanan Galatasaray-Ankaragücü maçı sırasında tribünde büyük bir kavga çıktı. Bir taraftar tribünde başka bir taraftarı polis kamerasına da yansıyan görüntülerde tekme tokat dövdü. Dövülen taraftar daha sonra tribünden yaklaşık 20-30 m. lik bir yükseklikten aşağı düştü. Ağır yaralanan taraftar hayati tehlike yaşamadı. Olayın sebebinin taraftarın Beşiktaş'lı olması ve Galatasaray'a küfür etmesi olduğu iddia edildi. Taraftarın ağabeyi ise kardeşinin Galatasaray'lı olduğunu, siyah beyaz bir mont giyiyor diye dayak yediğini ve tribünden aşağı atıldığını açıkladı. Kavgaya karışan taraftar hakkında "kasten adam yaralamak" suçundan dava açıldı.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_p1scy-qKQNQ/S6QI8jpf6AI/AAAAAAAAAPY/71Td5j77VDw/s1600-h/taraftar-dustu-21728_501.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://4.bp.blogspot.com/_p1scy-qKQNQ/S6QI8jpf6AI/AAAAAAAAAPY/71Td5j77VDw/s320/taraftar-dustu-21728_501.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Salı Günü...&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Türkiye Futbol Federasyonu Yönetim Kurulu (Yarıda kalan maçları değerlendirip sonuca bağlamaya yetkili kurum) Diyarbakır-Bursaspor maçı ile ilgili kararını açıkladı. Diyarbakırspor hükmen yenik ilan edildi Karar &lt;i&gt;Futbol Müsabaka Talimatı&lt;/i&gt;'nın 20. maddesi, 1.fıkrası, b bendine dayanıyordu. Yani:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;blockquote&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Seyircilerin taşkın ve edebe aykırı hareketleri ile birlikte müsabakaya müdahaleleri&lt;br /&gt;sonucunda müsabakaya devam edilmesi olanağının kalmaması, hallerinde&lt;br /&gt;müsabakayı tatil ettiğini ilan eder. Bu hallerde TFF Yönetim Kurulu, ihlali&lt;br /&gt;gerçekleştiren takımlardan birinin veya her ikisinin hükmen yenik sayılmasına ve&lt;br /&gt;ayrıca olayın durumuna göre galibiyet halinde verilen puan kadar puan tenziline karar&lt;br /&gt;verebilir. Eğer müsabaka eleme usulüne göre düzenlenmişse, takım bu&lt;br /&gt;müsabakalardan ihraç edilir ve ertesi yıl aynı mahiyetteki müsabakalara katılamaz.&lt;br /&gt;Play-Off sisteminde oynanan müsabakalarda ertesi yıl aynı mahiyetteki&lt;br /&gt;müsabakalara katılamama kararı verilemez.&lt;/div&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;br /&gt;Bu karardan sonra Diyarbakırspor küme düşecek mi tartışmaları yoğunlaştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Çarşamba Günü...&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;ODTÜ'de öğrenciler Ankara Büyükşehir Belediyesinin toplu taşım konusundaki ücret politikasını protesto etmek için otobüslere bilet kullanmadan binme eylemi yaptılar. Otobüs şöförleri öğrencileri eylemden vazgeçmeleri için uyardı, eylem devam edince de kontak kapatıldı. EGO yetkilileri gelip olayı çözmeye çalıştı fakat eylem devam etti. Bunun üzerine polis yüzden fazla öğrenciyi gözaltına aldı. Öğrenciler ifadeleri alındıktan sonra herhangi bir suçlamada bulunulmadan serbest bırakıldılar. Melih Gökçek olay üzerine "olayların devam etmesi halinde üniversitelere EGO otobüsleri göndermeyeceğini" çok üzülerek (!) açıkladı.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;i&gt;Çarşamba Günü...&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Recep&lt;i&gt;&lt;/i&gt; Tayyip Erdoğan Ermenistan ile Türkiye arasındaki ilişkiler ve çeşitli ülkelerin parlementolarında görüşülen Ermeni Soykırımı (pardon Sözde Ermeni Soykırımı) kınama tasarıları ile ilgili şu açıklamayı yaptı:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;blockquote&gt;Ülkemde, 170 bin Ermeni var; bunların 70 bini benim vatandaşımdır. Ama  yüz binini biz ülkemizde şu anda idare ediyoruz. E ne yapacağım ben  yarın, gerekirse bu yüz binine hadi siz de memleketinize diyeceğim, bunu  yapacağım. Niye? Benim vatandaşım değil bunlar. Ülkemde de tutmak  zorunda değilim.&lt;/blockquote&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;i&gt;Perşembe Günü...&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Türkiye Futbol Federasyonu Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu Galatasaray A.Ş.'ye Galatasaray-Ankaragücü maçında çıkan olaylar sebebiyle 100.000 TL para cezası verdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;i&gt; &lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;i&gt;Cuma Günü...&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Türkiye Futbol Federasyonu Yönetim Kurulu, İstanbul Büyükşehir Belediyespor-Diyarbakırspor maçı ile ilgili kararını açıkladı. Karşılaşma tatil edildiği andaki sonucuyla tescil edildi. Karar &lt;i&gt;Futbol Müsabaka Talimatı&lt;/i&gt;'nın 21. maddesine dayandırılıyordu. Yani:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;blockquote&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;TFF, 20. maddede belirtilen hallerin dışında ortaya çıkan zorlayıcı sebepler&lt;br /&gt;dolayısıyla müsabakanın yarıda kalması halinde ise yarıda kalan müsabakanın başka&lt;br /&gt;bir günde yarım kaldığı andaki şartlarla tamamlanmasına, yeniden oynanmasına&lt;br /&gt;veya müsabakanın yarıda kaldığı andaki sonucu ile tescil edilmesine karar verir.&lt;/div&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;20. maddeyi de bir daha baştan sonra aktaracak olursam:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;blockquote&gt;Müsabaka hakemi;&lt;br /&gt;a) Müsabakanın, kulübün futbolcusu, yöneticisi, teknik adamları ile diğer kişilerin ayrı&lt;br /&gt;ayrı veya birlikte hakeme veya rakip takım futbolcu ve mensuplarına fiili eylemde&lt;br /&gt;bulunmaları, kavgaya sebebiyet vermeleri ve bu eylemleri dolayısıyla müsabakaya&lt;br /&gt;devam edilmesi olanağının kalmaması,&lt;br /&gt;b) Seyircilerin taşkın ve edebe aykırı hareketleri ile birlikte müsabakaya müdahaleleri&lt;br /&gt;sonucunda müsabakaya devam edilmesi olanağının kalmaması, hallerinde&lt;br /&gt;müsabakayı tatil ettiğini ilan eder. Bu hallerde TFF Yönetim Kurulu, ihlali&lt;br /&gt;gerçekleştiren takımlardan birinin veya her ikisinin hükmen yenik sayılmasına ve&lt;br /&gt;ayrıca olayın durumuna göre galibiyet halinde verilen puan kadar puan tenziline karar&lt;br /&gt;verebilir. Eğer müsabaka eleme usulüne göre düzenlenmişse, takım bu&lt;br /&gt;müsabakalardan ihraç edilir ve ertesi yıl aynı mahiyetteki müsabakalara katılamaz.&lt;br /&gt;Play-Off sisteminde oynanan müsabakalarda ertesi yıl aynı mahiyetteki&lt;br /&gt;müsabakalara katılamama kararı verilemez.&lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote&gt;(2) TFF Yönetim Kurulu, 1. fıkrada öngörülen tüm durumlarla ilgili olarak karar verirken,&lt;br /&gt;müsabakanın hakemlerinin, gözlemcilerinin, temsilcilerinin, Merkez Hakem Kurulu ve&lt;br /&gt;Temsilciler Kurulu Üyelerinin, Disiplin Müfettişlerinin ve ilgililerin raporlarını ve her&lt;br /&gt;türlü delili göz önünde bulundurur.&lt;br /&gt;(3) TFF Yönetim Kurulu, yaptığı değerlendirmede, maçın tatil kararlarını uygun&lt;br /&gt;görmediği takdirde, maçın tekrarlanmasını veya yarıda kaldığı anki sonucu ile tescil&lt;br /&gt;olunmasına karar verebilir.&lt;br /&gt;(4) Bu maddede belirtilen sebeplerle aynı sezonda ikinci kez müsabakanın&lt;br /&gt;tamamlanamamasına sebebiyet veren takımlar, bulunduğu sezonda müsabakalardan&lt;br /&gt;çıkarılarak, bir alt lige düşürülür ve bu takımla müsabakası olan takımlar müsabaka&lt;br /&gt;yapmaksızın hükmen galip sayılırlar. Bu durumda olan takımların takip eden sezonda&lt;br /&gt;müsabakalara alınıp, alınmaması konusunda TFF Yönetim Kurulu karar verir. Alt lig&lt;br /&gt;bulunmaması halinde kulüpler bir yıl(sezon) müsabakalara alınmazlar.&lt;/blockquote&gt;&lt;br /&gt;Şimdi ben hukukçu değilim. Ama bu olaylar hakkında kafamda aynı sorular dönüp duruyor:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Diyarbakırspor'un oynadığı iki maçta yaklaşık aynı olaylar yaşanırken nasıl oluyor da Türkiye Futbol Federasyonu iki ayrı karar verebiliyor?&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;İ.B.B.-Diyarbakırspor maçı ile ilgili verilen kararda atfedilen 21. madde maçın "Seyircilerin taşkın ve edebe aykırı hareketleri ile birlikte müsabakaya müdahaleleri" durumu &lt;b&gt;dışındaki &lt;/b&gt;durumları düzenliyor. Türkiye Futbol Federasyonu nasıl oluyor da bu maddeyi İ.B.B.-Diyarbakırspor maçı ile ilgili karar vermek için kullanabiliyor?&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Galatasaray klübüne para cezası verilmesinin, saha kapatma veya seyircisiz oynama cezası verilmemesinin altında yatan sebep nedir? Türkiye Futbol Federasyonu Beşiktaş ve Fenerbahçe klüplerine daha önce sahalarında tribünde ya da saha dışında meydana gelen benzer olaylar ( İstanbul İnönü Stadyumunda bir Beşiktaş maçında tribünde çıkan ve bir taraftarın ölümüyle sonuçlanan olay, İstanbul Atatürk Olimpiyat Stadyumu &lt;b&gt;çevresinde &lt;/b&gt;bir Fenerbahçe maçı esnasında çıkan ve bir taraftarın yaralanmasıyla sonuçlanan olay) ile ilgili futbolu şiddetten arındırmak maksadıyla klüplere saha kapatma cezaları vermişti. Bu maçtaki olaylar futbol şiddeti kapsamına girmiyor mu?&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Melih Gökçek ya da Ankara Büyükşehir Belediyesi istediği yere toplutaşım hizmetini istediği zaman kesme yetkisine sahip midir? Toplutaşım belediye tarafından ücret karşılığında ve keyfi oalrak yapılıyorsa kamu hizmeti kapsamında sayarak yanılıyor muyuz?&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Türkiye'de yüz bin kaçak Ermeni olduğu biliniyorsa, ve Türkiye istediği bu insanları sınırdışı edecek güce sahipse bu gücü niçin kullanmıyor? Bu insanların Türkiye'de kalıp kalmamaları çeşitli siyasi durumlara ya da Recep Tayyip Erdoğan'ın isteğine mi bağlıdır?&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Aslında soruların hepsinin cevabını biliyoruz. Hukuk insanların ortak iyiliği için konulan ve kurumlar tarafından savunulan kurallar bütünüdür. Ama kurumlar kuralları savunamadıkları zaman ne olur? Futbol maçlarında bir yanlış karardan sorna arka arkaya yanlış kararlar veren hakemlere olan olur. Yanlış ve hukuksuz bir karardan sonra kurumların verdikleri kararlar hukuk çerçevesinden çıkar ve bir nevi huku dışı adalet kavramına dayanmaya başlar. Hukuk dışına çıkıldığı zaman da komedi başlar.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Ondan sonra Türkiye Futbol Federasyonu Diyarbakırspor'un alt lige düşmesinin siyasi boyutunu düşünerek kural kitabında yazan kurala gözünü kapatır (Not: Bu siyasal gerekçelerin ben de arkasındayım. Fakat hukuk pahasına değil)&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Ondan sonra Türkiye Futbol Federasyonu futbol sahalarında şiddeti önlemeyi tribünden atılan taraftarın montu siyah beyaz olduğu için bir süre askıya alır.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Ondan sonra Melih Gökçek her sabah otobüs seferlerini baştan düzenletebilir.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Ondan sonra Recep Tayyip Erdoğan kafası kızması halinde görevi olan işleri yapmaya başlayacağına dair tehdit savurabilir.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Bize ne kalır... Bize de Türkiye'de her an her şeyin olabileceğini, hukuk diye bir şeyin olmadığını idrak etmek.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Egemenlik kayıtsız şartsız kaosundur.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/883749130613804585-8751346122776417395?l=utkuerd.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://utkuerd.blogspot.com/feeds/8751346122776417395/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=883749130613804585&amp;postID=8751346122776417395' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/883749130613804585/posts/default/8751346122776417395'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/883749130613804585/posts/default/8751346122776417395'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://utkuerd.blogspot.com/2010/03/turkiyede-hukuk.html' title='Türkiye&apos;de Hukuk'/><author><name>Utku Erdoğdu</name><uri>https://profiles.google.com/112954716943711118052</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh3.googleusercontent.com/-wMHJCww-Ht0/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAAY0/VKJOy6E5xTE/s512-c/photo.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_p1scy-qKQNQ/S6QGrtXZISI/AAAAAAAAAPQ/IQOGKNVIYBY/s72-c/diyarbakirspor.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-883749130613804585.post-7206681406302672061</id><published>2010-03-12T03:32:00.001+02:00</published><updated>2010-03-12T03:35:46.148+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Video Oyunu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Video Oyun Sektörü'/><title type='text'>Old Republic - New Champion?</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Bugün Eurogamer'da EA'in mali işlerinde söz sahibi bir yöneticisinin bir açıklaması yer aldı. Özetle şöyle diyordu: "Old Republic EA tarihinin en pahalı oyunu olacak".&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_p1scy-qKQNQ/S5mG2l4-WEI/AAAAAAAAAOw/aVUV2cLZERc/s1600-h/oldrepublic.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="225" src="http://4.bp.blogspot.com/_p1scy-qKQNQ/S5mG2l4-WEI/AAAAAAAAAOw/aVUV2cLZERc/s400/oldrepublic.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Bilmeyenler için Old Republic Star Wars evreninde, Old Republic döneminde bir MMORPG oyun. Bu dönem Bioware'in Star Wars: Knights of the Old Republic (I ve II) oyunları için yaratıldı. Maksat George Lucas'un son derece önem verdiği Star Wars tutarlılık denetimine çok fazla takılmadan özgün bir ortam yaratmaktı. Galaktik İmparatorluktan dört bin yıl önce geçen öykü Sith'in daha aktif olarak cumhuriyetin karşısında durduğu bir iç savaş ortamını anlatıyordu. Bioware EA tarafından satın alındıktan sonra Old Republic evreninde geçen bir MMORPG oyun yapacağı açıklandı, oyunun 2011 ilkbaharında piyasaya çıkması bekleniyor.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;EA tarafından yapılan açıklama aslında kendi başına çok da ortalığı karıştıracak türde değil. Yani EA 2000'lerin başından beri bu piyasadaki en büyük oyuncu. Activision Blizzard,World of Warcraft ile 2008'i ciro olarak önde kapatsa da EA daha geniş oyun yelpazesi - bu yelpazedeki oyunların aslında bir seri üretim mantığı ile yapıldığını bilsek de- ve daha fazla oyuncuya hitap etmesiyle şirketsel anlamda hala en büyük. Ve en büyükten böyle iddialı bir açıklama duymak çok da şaşırtıcı değil.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Fakat EA'in bu açıklaması sadece iddialı bir açıklama olmanın ötesine geçip EA için bir değişimin de başlangıcı olacaksa bu değişim sektörü de değiştirecek.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Elektronik eğlence sektöründe yapım maliyetlerinin artmaya başlaması 90'larda sektörün bir sanayi haline gelmesiyle eş zamanlı. Ama son on yılda bu artış azımsanamayak bir seviyeye ulaştı. Resmi olarak global elektronik eğlence sektörünün cirosu Hollywood'u geçti. En büyük yapım maliyetine sahip oyunlar listesine bakarsanız son 10 yılda yapılmamış bir oyun yok. 99-00 döneminde yapılan Final Fantasy IX ve Shenmue uzak doğudaki elektronik eğlence çılgınlığının canlı göstergesi olurken listede 3-4 tane de henüz çıkmamış oyun var.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Tabi aslında sektörü büyük bir dönüşüme uğratan o üç oyun: World of Warcraft, Grand Theft Auto ve Call of Duty: Modern Warfare 2.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_p1scy-qKQNQ/S5mNU1_pohI/AAAAAAAAAO4/HI7IYuYiLrE/s1600-h/wow.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="150" src="http://4.bp.blogspot.com/_p1scy-qKQNQ/S5mNU1_pohI/AAAAAAAAAO4/HI7IYuYiLrE/s200/wow.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;World of Warcraft 'ın şu anda Activision Blizzard'a en az ayda 50 milyon $ kazandırdığı sanılıyor. Buna karşın oyunun geliştirme maliyeti 50 ile 100 milyon $ arasında bir rakam olarak biliniyor, Blizzard asla resmi bir açıklama yapmasa da. Oyun piyasaya çıktıktan sonkari bakım ve geliştirme masraflarının 2008 yılına kadar 200 milyon $ olduğu biliniyor. 2008-2010 arasını da çok kötümser bir tahminle 100 milyon $ olarak hesaplasak bile oyunun toplam maliyeti 400 milyon doları anca buluyor. Oyunun bu maliyeti daha ilk senesinde amorti ettiğini bilmek biraz insanı şaşırtıyor.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_p1scy-qKQNQ/S5mNhY5Ig5I/AAAAAAAAAPA/ElsxRmrAya8/s1600-h/gta4.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="146" src="http://1.bp.blogspot.com/_p1scy-qKQNQ/S5mNhY5Ig5I/AAAAAAAAAPA/ElsxRmrAya8/s200/gta4.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Grand Theft Auto 4'un 100 milyon $'lık maliyeti çok ses getirmişti. Ama şu andaki gidişat bu maliyetin anca sembolik olarak kalacağını çok yakın zamanda pabucun dama atılacağını söylüyor. Yine de GTA 4 açıkca 100 milyon $ maliyet açıklayan ve buna uygun bir pazarlama kampanyası ile piyasaya çıkan ilk oyundu.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;CoD:MW2 ise ilk gününde 5 milyon, ve iki ay içinde bir milyar dolarlık satış yaparak inanılmaz bir hızlı satış rakamına ulaştı. Tabi CoD:MW2'nin bu performansı sürdürüp de en çok satan oyun olması zor görünüyor ama bir oyunun 2 ayda 1 milyar ciro yapması da bir ilk.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_p1scy-qKQNQ/S5mN3j9imzI/AAAAAAAAAPI/LhjpTgo7Tqo/s1600-h/mw2.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://4.bp.blogspot.com/_p1scy-qKQNQ/S5mN3j9imzI/AAAAAAAAAPI/LhjpTgo7Tqo/s320/mw2.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Yani baştaki konuya geri dönersek EA sektörün en büyüğü iken bunlar oldu sektörde. Ve bu işlerin hiç birinin altında EA imzası yok. EA'in en büyük olma hikayesi 16 milyon satan Sims serisi, her sene EA'e ciddi bir gelir getiren FIFA, NBA, NHL, NFL, vs. serileri, Need for Speed serisi, Medal of Honor serisi ve kimisi iyi kimisi rezalet, en iyisi Battle for the Middle Earth olan bir sürü filmin oyun uyarlaması ile anlatılabilir. Yani EA asla büyük oynayıp en iyiyi yapma iddiasında olmadı.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Tabi bu durumun altında yatan ve çok da gözönünde olmayan bir sebep de EA'in daha çok dağıtıcı rolünde olması. EA Sports ve bazı EA uydu stüdyoları ta en baştan beri spor oyunları ve NFS serilerini geliştirdi ama uzun zaman bu EA'in bir geliştirici olarak yaptığı tek işti ve EA'in iyi iş çıkartmaktansa sürümden kazanmak felsefesi bu dönemde ortaya çıktı. Zira geniş dağıtım ağı ile bir oyunun tüm gelirini kara dönüştürüyorsanız çok da fazla büyük bir iş yapıp parsayı toplama derdinde olmuyordunuz.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Daha sonra 2000'lerin başında EA'i en büyük konumuna getiren de arka arkaya satın aldığı geliştirici firmalardı. Westwood, Maxis, Bullfrog, Mythic ve bu yazıyı yazmama yol açan Bioware. EA bu firmaların bazılarını öldürdü, bazıları hala aktifler. Ama EA'in sürümden kazanma mantığı tüm satın alığı stüdyoların önünde kaldı hep.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;EA Bioware'i satın alınca bir çok kişi "Evil Empire yeni bir gezegeni ele geçirdi" yorumu yaptı. Bioware'in de yakında öleceğini düşünenlerdendim. Ama en azından şimdiye kadar yaşamaya devam etti Bioware. EA RPG ve MMORPG oyunlarından sorumlu yeni bir birim yaratıp bu birimi Bioware ve Mythic'den gelen personelin kontrolüne verdi. Ve bugün düşen açıklama. EA bu sefer büyük oynuyor bu kesin. Vivendi'nin ve birleşme sonrası Activision'ın Blizzard'a olan tutumlarının onlara nasıl büyük bir kar olarak döndüğü gerçeğine gözlerini kapayamadığını da söyleyebiliriz.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Yine de biraz şüpheci davranmakta fayda var. Bir kere MMORPG piyasası EA'in hiç de alışık olmadığı zor bir piyasa. Yani 10-20 milyon maliyetle bir oyun yapıp bu oyunun 30-40 milyon kazanmasını ummaya alışmış bir firma EA. MMORPG piyasasında ise önemli olan tek şey tutunup tutunamayacağınız. Eğer tutunabilirseniz oyunu oynayan kitleyi peşinizden sürükleyebilirseniz ciddi gelirler elde etmek mümkün. Fakat bunu yapabilen şu ana kadar sadece Blizzard var. Uzak doğu kökenli MMORPG'ler o bölgede benzer başarılara imza atabiliyorlar ve zaman zaman Guild Wars gibi aylık abonelik ücreti olmamasının gücüyle dünyaya açılabiliyorlar. Ama bunlar dışında o kadar fazla da ölen örnek varki : Matrix Online, Star Wars Galaxies, Tabula Rasa. Ve ölmese bile World of Warcraft'ı zorlamayı şöyle bırakın 100,000 abone sınırını zar zor geçen bir sürü iddialı oyun. Lord of the Rings Online, City of Heroes/Villians, Age of Conan. EA tabi ki hedefi 200-300 bin olarak seçtiyse bu hedefe rahat ulaşır. Ama şu ana kadar gördüğümüz bir şey, MMORPG dünyasında oyunların çapı ne kadar küçükse o kadar kısa zamanda ölüyorlar. LotR Online'ın ayakta kalmasının tek sebebi iki ayda bir eklenen yeni içerikler, CoH/V Heroes-Villians stratejisi ile ilgi çekti ama geleceği belirsiz. AoC ise şu anda expansion'a bel bağlamış durumda. Expansion istenildiği gibi gitmezse AoC'da durdurulamaz bir düşüşe girebilir.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;MMORPG piyasasında ve oyun piyasasında durum böyleyken EA'in açıklaması bir acaba dedirtti. Ama işlerinin hiç de kolay olmadığı belli. Ve en önemlisi eğer dev bir yatırımla gerçekten çok iddialı bir oyunla gelip de World of Warcraft'a alternatif olurlarsa gerçekten Evil Empire halini alır mı EA. Göreceğiz.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/883749130613804585-7206681406302672061?l=utkuerd.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://utkuerd.blogspot.com/feeds/7206681406302672061/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=883749130613804585&amp;postID=7206681406302672061' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/883749130613804585/posts/default/7206681406302672061'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/883749130613804585/posts/default/7206681406302672061'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://utkuerd.blogspot.com/2010/03/old-republic-new-champion.html' title='Old Republic - New Champion?'/><author><name>Utku Erdoğdu</name><uri>https://profiles.google.com/112954716943711118052</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh3.googleusercontent.com/-wMHJCww-Ht0/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAAY0/VKJOy6E5xTE/s512-c/photo.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_p1scy-qKQNQ/S5mG2l4-WEI/AAAAAAAAAOw/aVUV2cLZERc/s72-c/oldrepublic.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-883749130613804585.post-4951914012350779919</id><published>2010-03-06T08:13:00.002+02:00</published><updated>2010-03-06T08:14:43.625+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Calgary'/><title type='text'>Calgary II</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Geldikten sonra bölümü gittiğim yerleri Google Maps'de tabiri caizse çalışmaya başladım. Genelde yer yön bilgim iyidir ama buraya geldiğimde bir şaşırmıştım.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;İlk dikkatimi çeken tüm adreslerde kullanılan dört ara yöndü. Şehrin beş bölgeye ayrılmış kısaca, şehir merkezi, kuzeybatı, güneybatı, kuzeydoğu ve güneydoğu olarak. Adreslerde şehir merkezini de -nasıl ayırıyorlarsa- dörde ayırıyorlar, mesela şehrin göbeğinde yer alan Calgary Tower'ın adresi SW olarak görünüyor.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Kuzeybatıda ne var diye bakınca şehrin en büyük alışveriş merkezi Market Mall burada. Olympic Oval adı verilen olimpik sürat pateni salonu da bu tarafta. Tabi en önemlisi dükkan burada. University of Calgary kampüsü şehrin kuzey batısında, şehir merkezinden çok çok da uzak olmayan bir yerde.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Kuzeydoğuda havalanı, hayvanat bahçesi - mutlaka gitmem gerektiğine dair tavsiyeler aldığım- ve Sunridge Mall ile Marlborough Mall var. Marlborough Mall da Wallmart olması çekici kılıyor. Sunridge Mall'da da KFC.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Güneybatıda Chinook Center alışveriş merkezi ve Heritage Park yer alıyor. Heritage Park 19. yy. da 20. yy'ın ilk yıllarında Calgary'de hayatın nasıl olduğunun o zamandan kalma yapılar ile sergilendiği bir park.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Güneydoğuda ise Calgary'nin fuarı olarak görülebilecek Calgary Stempede'in yapıldığı Stempede Grounds, Calgary Flames'in sahası olan Pengrowth Saddledome ve bir iki tane daha spor kompleksi var.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Aslında şehrin bu dört yanı da birbirine benziyor. Biraz üniversite kampüsünden dolayı kuzeybatıdaki Brentwood civarı farklı bir dokuda. Bir de Sunridge ve Marlborough Mall'lar birbirlerine yakınlar ve 2-3 tane daha ufak alışveriş merkezi ve market ile birlikte çok büyük bir alışveriş alanı yaratıyorlar, o bölgenin dokusu biraz farklı.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Şehrin büyüklüğü Ankara'ya çok yakın. Yani Ankara'nın da Calgary'nin de bir ucundan diğer ucuna gitmek bir satten biraz uzun bir süre alıyor. Ankara için Samsun asfaltı-Çayyolu arası biraz daha uzun sürer herhalde. Calgary'de de kuzey'den güneye gitmek daha uzun sürmekte.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Şehir merkezinde 980 bin kişi, metropolitan alanda -yani banliyöleri de katarsak- 1 milyondan biraz fazla insan yaşıyor Calgary'de. Toronto ve Montreal'in ardından üçüncü büyük şehriyken Kanada'nın - Ottowa, Vancouver, Quebec City ve Edmonton'dan büyük- metropolitan alan açısından beşinci sırada. Bunun en büyük nedeni şehrin büyük bir hızla büyümesi. 1971 yılında 250 bin olan nüfusun 40 yılda milyona dayanmasının arkasında Calgary Oil Boom adı verilen petrol çılgınlığı yatıyor. Bu tip bir gelişim metropolitan alanın bir bütün olarak gelişmesine değil de şehir merkezinin büyük bir hızla büyümesine yol açmış. Şu anda şehir merkezinde yer alan bir çok mahalle daha önceleri birer banliyö kasabasıyken son 50 yılda şehrin içine katılmışlar.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/883749130613804585-4951914012350779919?l=utkuerd.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://utkuerd.blogspot.com/feeds/4951914012350779919/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=883749130613804585&amp;postID=4951914012350779919' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/883749130613804585/posts/default/4951914012350779919'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/883749130613804585/posts/default/4951914012350779919'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://utkuerd.blogspot.com/2010/03/calgary-ii.html' title='Calgary II'/><author><name>Utku Erdoğdu</name><uri>https://profiles.google.com/112954716943711118052</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh3.googleusercontent.com/-wMHJCww-Ht0/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAAY0/VKJOy6E5xTE/s512-c/photo.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-883749130613804585.post-1496760410759458848</id><published>2010-03-05T07:17:00.002+02:00</published><updated>2010-03-05T07:20:13.270+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Calgary'/><title type='text'>Calgary I</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Çok gezen mi çok okuyan mı bilir derler ya hani. Eğer bu sorunun cevabı &lt;i&gt;çok gezen&lt;/i&gt; ise ben pek bir şey bilmiyorum demektir. O denli gezmeye tozmaya, yeni yerler tanımaya kapalı bir bünyem oldu hep. Ama bu şehri bir şekilde tanımak anlamak zorunda kaldım.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Calgary diye Google resim arama motorunda aratırsanız karşınıza şuna benzer resimler gelecek:&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_p1scy-qKQNQ/S5COg8lY60I/AAAAAAAAAOg/Nkonw1Jsiko/s1600-h/calgary2.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="220" src="http://2.bp.blogspot.com/_p1scy-qKQNQ/S5COg8lY60I/AAAAAAAAAOg/Nkonw1Jsiko/s400/calgary2.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Külliyen yalan... Buraya gelmeden biraz kaynağından bilgi edinme şansım olduğundan zaten böyle bir şey ile karşılaşmayacağımı biliyordum. Ama yine de bu tezat çok ilgimi çekti.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Resim Photoshop filan değil onu belirteyim. Gerçekten böyle bir görüntü var şehirde. Ama bu görüntünün bir benzerini başka bir yerden, ya da yılın her mevzimi yakalamanız biraz zor. Bu resim bir nevi outlier yani (geldik buraya Data Mining filan ilgileniyoz gösterelim değil mi) Ankara'da sadece Atakule ve Kuğulu Park'ı alan bir resim ne kadar gerçek dokuyu yansıtırsa bu resim de anca o kadar gerçek.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Calgary aslında şöyle bir şehir:&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_p1scy-qKQNQ/S5CPXbVekSI/AAAAAAAAAOo/sFv-KnmLokg/s1600-h/calgary.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="263" src="http://2.bp.blogspot.com/_p1scy-qKQNQ/S5CPXbVekSI/AAAAAAAAAOo/sFv-KnmLokg/s400/calgary.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Bu resim hem iklimi, hem şehrin genel görünümünü hem de dokusunu çok güzel özetliyor.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Yukarıdaki ilk resimdeki uzun binaların olduğu bölge şehir merkezi. Şehir Bow Nehri'nin tatlı bir kıvrım yarattığı bir noktaya kurulmuş. Yani bu uzun binaların olduğu kısmın üç tarafı nehir. Batıdan gelen nehir şehir merkezinin başladığı yerde kuzeye doğru kıvrılıyor biraz ve şehir merkezinin kuzeyinden doğusuna doğru akmaya devam ediyor. Şehir merkezi bittikten sonra eski yoluna devam edercesine güneye kıvrılıyor tekrar. (&lt;a href="http://maps.google.com/maps?ie=UTF8&amp;amp;ll=51.051431,-114.064007&amp;amp;spn=0.04802,0.128403&amp;amp;t=p&amp;amp;z=13"&gt;böyle bişi&lt;/a&gt;)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yukarıdaki ilk resimde görünen nehir de Bow Nehri. Resmi şehir merkezinin kuzey doğusundan güney doğu yönüne doğru bakarak çekmişler. Resimdeki nehrin sağdaki kolu aslında biraz ilerde soldaki kolla birleşiyor. Arada kalan alan park.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Fakat haritayı uydu görüntüsüne getirince de binaların gölgelerinden göreceğiniz gibi bu uzun binalardan oluşan bu bölge şehirde bir tek. Açıkcası &amp;nbsp;buraya geldikten on beş gün sonra ilk defa geçtim şehir merkezinden ve o zamana kadar gördüğüm en uzun bina üniversitede, sekiz katlı olan ve bilgisayar bölümünün bir kısmının da yer aldığı (benim de ofisimin bulunduğu) ICT binasıydı. Ama şehir merkezindeki binalar gökdelen ebatlarında. Sanırım ortalama 40 kat civarında.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Bunun dışında yerleşim büyük bir çoğunlukla müstakil evlerden oluşuyor, ikinci resimde de görüleceği üzere. Kocaman bir bina gördüğünüz zaman - ki kocamandan kastım Armada gibi bir şey değil, ODTÜ kültür kongre boyutunda mesela - o binanın ya önemli bir iş merkezi ya okul ya da özel bir işlevi olan bir bina olduğunu hemen anlayabiliyorsunuz. Bazı yerlere apartmanlar da serpiştirilmiş durumda, şehir merkezine yaklaştıkça artıyor özellikle. Ama 4-5 kattan uzun değil bunlar da.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/883749130613804585-1496760410759458848?l=utkuerd.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://utkuerd.blogspot.com/feeds/1496760410759458848/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=883749130613804585&amp;postID=1496760410759458848' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/883749130613804585/posts/default/1496760410759458848'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/883749130613804585/posts/default/1496760410759458848'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://utkuerd.blogspot.com/2010/03/calgary-i.html' title='Calgary I'/><author><name>Utku Erdoğdu</name><uri>https://profiles.google.com/112954716943711118052</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh3.googleusercontent.com/-wMHJCww-Ht0/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAAY0/VKJOy6E5xTE/s512-c/photo.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_p1scy-qKQNQ/S5COg8lY60I/AAAAAAAAAOg/Nkonw1Jsiko/s72-c/calgary2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-883749130613804585.post-4769762195640134098</id><published>2010-03-04T09:42:00.001+02:00</published><updated>2010-03-04T09:42:28.171+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Dizi'/><title type='text'>Nip/Tuck (2003-2010)</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Nip/Tuck'ı 2005 senesinde CNBC-E sayesinde ve "Abi Christian Troy diye bir adam varmış, uçana kaçana..." replikleri ile tanıdık. Christian'ın Kimber ve Gina ile olan ilişkileri ve çocuk mevzu dizinin ilk sezonunun ana hikayesiydi ve bu hikaye başına oturdu diziyi sonuna kadar seyreden bir çok seyirci.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Nip/Tuck bir nevi ER benzeri &lt;i&gt;doktorlu &lt;/i&gt;diziler ile Amerikan televizyonlarının çok sevdiği &lt;i&gt;ilişki&lt;/i&gt; ve &lt;i&gt;aile dramı&lt;/i&gt;&amp;nbsp;temalı dizilerin karışımıydı. Dizinin üç ayağı vardı. Sean ve Christian'ın birlikte yaptıkları ameliyatlar, hastalarıyla olan ilişkileri; Sean ve eşi Julia etrafında şekillenen aile içi problemler ve yaşananlar; Christian ve Julia etrafında şekillendiğini söyleyebileceğimiz Christian'ın dur durak bilmeyen seks bağımlılığı.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_p1scy-qKQNQ/S49YnFiIYeI/AAAAAAAAAOQ/GUDBbG2e_wM/s1600-h/nip-tuck.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://2.bp.blogspot.com/_p1scy-qKQNQ/S49YnFiIYeI/AAAAAAAAAOQ/GUDBbG2e_wM/s320/nip-tuck.jpg" width="272" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Dizinin iki ana karakteri Christian ve Sean insanın aklının alamayacağı tarzda bir ilişkiye sahiptiler. Üniversiteden yakın arkadaş, ortak ve dost olmanın ötesine geçtiler Christian'ın Julia ile üniversitede yaşadığı ilişki ve sonuçları ortaya çıkınca.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Sean mantıklı, hayatında hep iyi insan olmuş, kimseyi incitmemek için özen göstermiş, sonunda da daha çok kendi incinmemek için özen gösterir hale gelmiş bir karakterdi. Bir nevi kendi yarattığı şeylerin kölesi olmuştu. Çok güzel bir karısı ve güzel çocukları vardı ama bunlar ona hayatta bir tatmin hissinden çok bir yetersizlik hissi vermişti hep.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Christian ise bu profilin tam tersine hayatta hep kendi referans doğrultusuna giden, kimseyi incitmek gibi bir kaygısı asla olmayan, basit düşünen ve basit oynayan bir karakterdi. İstediği anda istediği kadınla istediği yerde sevişme yeteneğine sahip olsa da bunun çok da basit bir şey olmadığı, bir nevi lanet olduğu çeşitli kereler gözümüzün içine sokuldu.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Sean ve Christian aslında aynı insanın karakterinin iki parçası gibiydiler. Birbirlerini tamamlıyorlardı. Christian her zaman Sean'a problem çıkartıyor ama ona açıkca sevgisini belli etmekten asla çekinmiyordu. Sean ise her zaman Christian olmadan daha iyi durumda olacağını savunsa da bunun doğru olmadığını ve Christian'ın kendinde çekinik olan bazı özelliklerin dışa vurulmasını sağladığını biliyordu, asla vazgeçmedi Christian'dan.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Bir çok karakter, bir çok yan hikaye, bir çok alt metin girdiyse de diziye ana hikaye bu üç insanın hikayesiydi. Yan hikayelerin hiç biri bu hikaye kadar domine etmedi diziyi ve işin doğrusu ilgimizi de çekmedi bu hikaye kadar.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Bu anlamda dizi ilk üç sezonda adeta nefessiz takip edildi. Escobar Gallardo yan hikayesi Sean hakkında çok şey söyledi bize. Gina yan hikayesi de Christian hakkında. Ava hikayesi sadece güzeller güzeli Famke Janssen'i bize göstermedi, aynı zamanda herşeye rağmen bir arada kalmaya çalışan McNamara ailesinin dağılışını tetikledi.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Carver hikayesi belki de dizinin insancıl özelliklerinden en uzak duran hikayeydi. Ama Carver hikayesi hem heyecan yaratmasıyla, hem de Christian ve Sean'ın yaptıkları mesleğe etik yaklaşımları üzerine söylediği şeylerle Nip/Tuck'ın en ilgi çeken hikayesi oldu. "Carver kim?" sorusu nerdeyse "JR'ı kim vurdu?" kadar heyecanla soruldu.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;İlk üç sezon bu hikayeler üzerinde yükseldi ve 3. sezon finali 5.7 milyon seyirci tarafından izlendi. Dizi FX'in tarihindeki en popüler dizi oldu.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Dördüncü sezon bu üçlü hikaye yapısının korunduğu son sezondu. Sean ve Julia yeni doğan bebekleri ve onun sakatlığı için bir araya geldiler ve bir sezona yayılan müthiş aile draması bölümleri ile aynı tadı almamıı sağladı. Fakat Jacqueline Bisset'li ve Larry Hagman'lı Michelle yan öyküsü dizinin tepe noktayı aştığının ve düşüşe geçeceğinin ilk göstergesiyi.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_p1scy-qKQNQ/S49jGOFwTPI/AAAAAAAAAOY/Rg56W49BZ6I/s1600-h/nip-tuck2.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://2.bp.blogspot.com/_p1scy-qKQNQ/S49jGOFwTPI/AAAAAAAAAOY/Rg56W49BZ6I/s320/nip-tuck2.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Dördüncü sezon sonunda FX diziyi bitirmedi ve McNamara-Troy Los Angeles'a taşındı. Sean ile Julia resmen ayrıldılar ve Joelyn Richarson dizinin sürekli kadrosundan resmen olmasa da çıktı. Bu şekilde açılan beşinci sezon Coleen ve Eden hikayeleri ile seyircinin ilgisini canlı tutmaya çalıştı. Bu hikayeler geçici bir ilgi topladıysa da dizinin kimyası Julia'nın kız arkadaşı ile L.A.'e gelmesine rağmen bir kere bozulmuştu artık. Dizi biraz pembe dizi formatına büründü.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;WGA grevinden dolayı 2 sene süren bir beşinci sezondan sonra altıncı sezon çok başarısız olan Teddy ve Sean'ın kardeşi hikayelerine rağmen Christian-Kimber hikayesinin sonunu öğrenmek için izlendi. FX diziyi 100. bölümünde bitirmeye karar verdi ve bu güne geldik.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Dördüncü sezonda &lt;i&gt;Connor McNamara, 2026&lt;/i&gt;&amp;nbsp;bölümü ile bitseydi belki diziyi daha iyi hatırlayacaktık. Yine de ilk üç sezonuyla televizyon tarihinde iz bırakacak Nip/Tuck. Ve tabi ameliyat müzikleriyle...&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/883749130613804585-4769762195640134098?l=utkuerd.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://utkuerd.blogspot.com/feeds/4769762195640134098/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=883749130613804585&amp;postID=4769762195640134098' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/883749130613804585/posts/default/4769762195640134098'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/883749130613804585/posts/default/4769762195640134098'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://utkuerd.blogspot.com/2010/03/niptuck-2003-2010.html' title='Nip/Tuck (2003-2010)'/><author><name>Utku Erdoğdu</name><uri>https://profiles.google.com/112954716943711118052</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh3.googleusercontent.com/-wMHJCww-Ht0/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAAY0/VKJOy6E5xTE/s512-c/photo.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_p1scy-qKQNQ/S49YnFiIYeI/AAAAAAAAAOQ/GUDBbG2e_wM/s72-c/nip-tuck.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-883749130613804585.post-6431050876448504609</id><published>2010-02-20T03:48:00.001+02:00</published><updated>2010-02-20T03:48:48.005+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Dizi'/><title type='text'>Nip/Tuck</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_p1scy-qKQNQ/S38_SNZKdXI/AAAAAAAAAN8/b8KdbYhiV2c/s1600-h/niptuck.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://4.bp.blogspot.com/_p1scy-qKQNQ/S38_SNZKdXI/AAAAAAAAAN8/b8KdbYhiV2c/s320/niptuck.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Beauty is a curse&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Final&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;3 Mart 2010&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/883749130613804585-6431050876448504609?l=utkuerd.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://utkuerd.blogspot.com/feeds/6431050876448504609/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=883749130613804585&amp;postID=6431050876448504609' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/883749130613804585/posts/default/6431050876448504609'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/883749130613804585/posts/default/6431050876448504609'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://utkuerd.blogspot.com/2010/02/niptuck.html' title='Nip/Tuck'/><author><name>Utku Erdoğdu</name><uri>https://profiles.google.com/112954716943711118052</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh3.googleusercontent.com/-wMHJCww-Ht0/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAAY0/VKJOy6E5xTE/s512-c/photo.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_p1scy-qKQNQ/S38_SNZKdXI/AAAAAAAAAN8/b8KdbYhiV2c/s72-c/niptuck.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-883749130613804585.post-4576342369500998327</id><published>2010-02-15T04:00:00.002+02:00</published><updated>2010-02-17T06:16:27.488+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yemek'/><title type='text'>Eve Dönünce Koşa Koşa Yenilecek 25 Yemek</title><content type='html'>Her hangi bir sıraya koyulmamışlardır. Bir de başlıktan daha fazla bir şey ifade etmezler. Yani eve dönünce koşa koşa yenilecek olması bir yemeğin burada bulunmadığı anlamına gelmez.&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_p1scy-qKQNQ/S3iqi2TEEFI/AAAAAAAAANw/omdFwKFSec8/s1600-h/ist2_3843923-dinner-plate-knife-and-fork.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://2.bp.blogspot.com/_p1scy-qKQNQ/S3iqi2TEEFI/AAAAAAAAANw/omdFwKFSec8/s320/ist2_3843923-dinner-plate-knife-and-fork.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. &lt;b&gt;Lahmacun (&lt;/b&gt;Acılı limonlu maydanozsuz)&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Yenilecek Mekan: &lt;/i&gt;Urfalı Hacı Mehmet&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2. &lt;b&gt;Hellim Spesyal Pizza&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Yenilecek Mekan: &lt;/i&gt;Pizza Hut&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3. &lt;b&gt;Kuzu Kokoreç&lt;/b&gt; (Yarım ekmek, tuz, karabiber, kırmızı biber, kekik)&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Yenilecek Mekan: &lt;/i&gt;Atatürk Orman Çiftliği&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4. &lt;b&gt;Dil Paça &amp;nbsp;/ Kelle Paça &amp;nbsp;/ Tuzlama / İşkembe Çorba&amp;nbsp;&lt;/b&gt;(Kırmızı biber, sarımsak, sirke ve limon)&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Yenilecek Mekan: &lt;/i&gt;Rumeli İşkembecisi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5. &lt;b&gt;Fırında&amp;nbsp;Tereyağlı Alabalık&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Yenilecek Mekan: &lt;/i&gt;N.E.T. Piknik&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6. &lt;b&gt;İrmik Helvası&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Yenilecek Mekan: &lt;/i&gt;Meşhur&amp;nbsp;Tavacı Recep Usta&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;7. &lt;b&gt;Patlıcanlı Etli Dolma &lt;/b&gt;(Siverek işi)&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Yenilecek Mekan: &lt;/i&gt;Babannem&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;8. &lt;b&gt;Çiğ Köfte&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Yenilecek Mekan: &lt;/i&gt;Emin Abi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;9. &lt;b&gt;Kabak Tatlısı &lt;/b&gt;(Tahinli)&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Yenilecek Mekan: &lt;/i&gt;Kırçiçeği&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;10. &lt;b&gt;Venedik Usülü İşkembe&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Yenilecek Mekan: &lt;/i&gt;Göksu Lokantası&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;11. &lt;b&gt;Et-Ciğer Karışık Şiş&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Yenilecek Mekan: &lt;/i&gt;Ciğer 52 ya da İstanbul/Taksim'de adını şu anda hatırlayamadığım ciğerci&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;12. &lt;b&gt;Baklava &lt;/b&gt;(Fıstıklı)&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Yenilecek Mekan: &lt;/i&gt;Hacı Baba&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;13. &lt;b&gt;Dürüm Tantuni &lt;/b&gt;(Sögüş garnitür ve cin biber ile)&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Yenilecek Mekan: &lt;/i&gt;ODTÜ Çarşı'daki tantunici&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;14. &lt;b&gt;Kelle &lt;/b&gt;(Yarım ayıklanmış)&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Yenilecek Mekan: &lt;/i&gt;Rumeli İşkembecisi ya da Beykoz İşkembecisi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;15. &lt;b&gt;Hot Wings Menü&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Yenilecek Mekan: &lt;/i&gt;Kentucky Fried Chicken&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;16. &lt;b&gt;Adana Kebap&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Yenilecek Mekan: &lt;/i&gt;Kırçiçeği ya da Adana Sofrası&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;17. &lt;b&gt;Deniz Börülcesi &lt;/b&gt;(Zeytinyağlı meze niyetine)&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Yenilecek Mekan: &lt;/i&gt;Ege Lokantası&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;18. &lt;b&gt;Döner&lt;/b&gt; (Yarım Ekmek arası et)&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Yenilecek Mekan: &lt;/i&gt;Hosta Piknik - Sakarya Cd. Selanik Cd. Köşesi - Öğlen 13:00-14:00 arası&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;19. &lt;b&gt;İskender Kebap&amp;nbsp;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Yenilecek Mekan: &lt;/i&gt;HD İskender ya da Uludağ İskender&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;20. &lt;b&gt;Midye Dolma&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Yenilecek Mekan: &lt;/i&gt;Kıtır Piknik&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;21. &lt;b&gt;Avcı Böreği&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Yenilecek Mekan: &lt;/i&gt;ODTÜ Eymir Gölü - Kayıkhane&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;22. &lt;b&gt;Etli Kuru Fasulye&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Yenilecek Mekan: &lt;/i&gt;Babannem&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;23. &lt;b&gt;Sıkma&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Yenilecek Mekan: &lt;/i&gt;Babannem&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;24. &lt;b&gt;Pastırmalı Humus&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Yenilecek Mekan: -&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-style: normal;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-style: normal;"&gt;25. &lt;b&gt;Kestane Şekeri&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Yenilecek Mekan: &lt;/i&gt;Kafkas&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/883749130613804585-4576342369500998327?l=utkuerd.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://utkuerd.blogspot.com/feeds/4576342369500998327/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=883749130613804585&amp;postID=4576342369500998327' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/883749130613804585/posts/default/4576342369500998327'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/883749130613804585/posts/default/4576342369500998327'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://utkuerd.blogspot.com/2010/02/eve-donunce-kosa-kosa-yenilecek-25.html' title='Eve Dönünce Koşa Koşa Yenilecek 25 Yemek'/><author><name>Utku Erdoğdu</name><uri>https://profiles.google.com/112954716943711118052</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh3.googleusercontent.com/-wMHJCww-Ht0/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAAY0/VKJOy6E5xTE/s512-c/photo.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_p1scy-qKQNQ/S3iqi2TEEFI/AAAAAAAAANw/omdFwKFSec8/s72-c/ist2_3843923-dinner-plate-knife-and-fork.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-883749130613804585.post-389281103418280584</id><published>2010-02-05T01:34:00.002+02:00</published><updated>2010-02-05T01:35:58.505+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Meta'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Çizgi Roman'/><title type='text'>Ages of Comics</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;Çizgi roman yazıları için artık lütfen&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://agesofcomics.blogspot.com/"&gt;http://agesofcomics.blogspot.com&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;adresine buyrun.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/883749130613804585-389281103418280584?l=utkuerd.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://utkuerd.blogspot.com/feeds/389281103418280584/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=883749130613804585&amp;postID=389281103418280584' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/883749130613804585/posts/default/389281103418280584'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/883749130613804585/posts/default/389281103418280584'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://utkuerd.blogspot.com/2010/02/ages-of-comics.html' title='Ages of Comics'/><author><name>Utku Erdoğdu</name><uri>https://profiles.google.com/112954716943711118052</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh3.googleusercontent.com/-wMHJCww-Ht0/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAAY0/VKJOy6E5xTE/s512-c/photo.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-883749130613804585.post-6780636446924042543</id><published>2010-02-03T07:38:00.003+02:00</published><updated>2010-02-04T05:14:53.106+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Dizi'/><title type='text'>Lost</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://entertainmentblur.files.wordpress.com/2009/03/lost-sayid.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 350px; height: 400px;" src="http://entertainmentblur.files.wordpress.com/2009/03/lost-sayid.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;My name is Sayid Jarrah and I'm a torturer...&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Lost&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Final Sezonu &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;2.2.2010 - 18.5.2010 (18 bölüm)&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/883749130613804585-6780636446924042543?l=utkuerd.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://utkuerd.blogspot.com/feeds/6780636446924042543/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=883749130613804585&amp;postID=6780636446924042543' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/883749130613804585/posts/default/6780636446924042543'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/883749130613804585/posts/default/6780636446924042543'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://utkuerd.blogspot.com/2010/02/lost.html' title='Lost'/><author><name>Utku Erdoğdu</name><uri>https://profiles.google.com/112954716943711118052</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh3.googleusercontent.com/-wMHJCww-Ht0/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAAY0/VKJOy6E5xTE/s512-c/photo.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-883749130613804585.post-7302114057500795701</id><published>2010-02-03T07:31:00.005+02:00</published><updated>2010-03-13T10:07:56.181+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Anı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Calgary'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Meta'/><title type='text'>Calgary</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Bir ara yazmaya başlamam kaçınılmazdı. Başladım sonunda. Bir miktar fotoğraf ile desteklenecek hale geldiği zaman blogda yayınlamaya başlayacağım.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://api.ning.com/files/oyteSsHU9r8undhiZpbjlM6-nOzNVd7gBr4KTnZWRvA-icUAm2DY4k2kBU3Fgp7JEKRWdhnmkIPkyIXCH39us8KRATitkiAx/calgary3.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img alt="" border="0" src="http://api.ning.com/files/oyteSsHU9r8undhiZpbjlM6-nOzNVd7gBr4KTnZWRvA-icUAm2DY4k2kBU3Fgp7JEKRWdhnmkIPkyIXCH39us8KRATitkiAx/calgary3.jpg" style="cursor: pointer; display: block; height: 540px; margin-bottom: 10px; margin-left: auto; margin-right: auto; margin-top: 0px; text-align: center; width: 452px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Things to Do in Calgary When You're Researching...&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/883749130613804585-7302114057500795701?l=utkuerd.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://utkuerd.blogspot.com/feeds/7302114057500795701/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=883749130613804585&amp;postID=7302114057500795701' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/883749130613804585/posts/default/7302114057500795701'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/883749130613804585/posts/default/7302114057500795701'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://utkuerd.blogspot.com/2010/02/calgary.html' title='Calgary'/><author><name>Utku Erdoğdu</name><uri>https://profiles.google.com/112954716943711118052</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh3.googleusercontent.com/-wMHJCww-Ht0/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAAY0/VKJOy6E5xTE/s512-c/photo.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-883749130613804585.post-3303086063103253145</id><published>2010-02-03T06:32:00.005+02:00</published><updated>2010-02-05T01:30:59.240+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Çizgi Roman'/><title type='text'>Age of Comics II</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(255, 153, 0); "&gt;&lt;b&gt;1937-1939 - Savaş ve Superman Öncesi İlk Çırpınışlar (Bölüm 1&lt;/b&gt;)&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#FF9900;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Mart 1937 tarihli ilk Detective Comics dergisini okumaya başladığımda macera gerçek olarak başladı aslında. Gerçek ile fantazinin tuhaf bir karışımıydı herşey tam. Fantazi dünyasının bir öğesi olan çizgi romanlar konusunda bildiğim ve hissettiğim şeylerin ne kadarı gerçek, ne kadarı fantazi ve daha önemlisi ne kadarı benim fantazim, bunu görecektim.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;1937 iddialı bir tarihti. 75 yıl öncesi nerdeyse. Okuduğum şeyleri "Abi grafikler çok güzel" diye yorumlama huyum zaten olmadığından ilk olarak bir wikipedia araştırmasına giriştim. 1937 de ne oluyor diye.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Bu araştırmada modern çizgi romanın doğuşuyla ilgili olarak önemli gördüğüm şeylere önceki yazıda değinmiştim biraz. Bunların bazıları bu yeni çizgi roman akımının niçin doğduğu sorusuna cevap veriyor, bazısı ise bu yeni çizgi romanların yapısal özelliklerine nasıl kavuştuklarını söylüyor bize. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;İlk elime aldığım sayının havası aslında bir çok şey söylüyordu araştırma yapmama gerek kalmadan. En başta format günümüz çizgi roman okuyucuları için yabancı olan bir formattı. Tek bir karakter ile ilgili öykü ya da öyküler yerine bir kolajdı formatı bu çizgi romanın. Detective Comics #1 hepsi ilk defa çizilen on adet karakteri içeriyordu. Hikayelerin hepsi 4-8 sayfa arasındaydı ve 72 sayfalık kalın sayılabilecek bir toplama ulaşıyorlardı. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;İlginçtir ki Türk okuyucu bu formata tamamen de yabancı değil. 80'lerdeki çizgi roman maceramda bu formattaki çizgi romanlar da elimden geçmişti. Bu tip çizgi romanların ilk bölümünü bir ana karakter (Temel Reis mesela) kapsardı, geri kalan kısımlar başka karakterlerin maceraları, bulmacalar, tek sayfalık gazete bandı formatlı (comic strip) materyal ile doldurulmuştu.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Detective Comics #1'in bu formattan tek farkı tek sayfalık bantlar ve bulmacalar içermemesiydi. İşin ilginci DC'nin o zaman halihazırda çıkartmakta olduğu diğer dergi tam da bu formata uyuyordu. Tek sayfalık bantlar ve bulmacalar genelde eğlencelik maceralara eşlik ediyordu New Adventure Comics'de. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Tabi daha da geriye gitmek, herşeyin kökeninde tamamen bu eğlencelik maceraların ve tek sayfalık bantların yer aldığını görmek Detective Comics'in niçin farklı olduğunu anlamamızı sağlıyor. Bu farklılığın sebeplerinden biri de Detective Comics'in adından da anlaşılacağı gibi dedektiflik hikayelerinden oluşması. Yani çok da eğlencelik, kolay sindirilebilen hikayeler değil Detective Comics'in içerdiği hikayelerden en azından bazıları. Karanlık tonlar günümüzdeki gibi postmodern bir anlamda olmasa da tamamen doğallıkla kullanılıyor.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Hikayelerin çoğunun tek bir teması var. Bir dedektif (genelde ayrıntı verilmiyor dedektimizin polis mi, özel detektif mi yoksa meraklı mı olduğu konusunda) kötü işler yapan bir ya da bir grup insana karşı müdadele veriyor, bazen zor duruma düşebiliyor ama sonuçta bileğinin (Slam Bradley), zekasının (Cosmo), ya da sezgilerinin (Bruce Nelson) yardımıyla olayı çözüyor, kötüleri yakalıyor, mutlu sona ulaşılıyor. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Bu motif aslında 30'ların Amerika'sı için şaşırtıcı bir motif değil daha önce yazdığım gibi. İçki yasağı döneminde suç örgütleri inanılmaz bir yükselişe geçiyorlar Amerika'da. Sadece New York'da kaçak olarak içki satan 100,000 kadar işletme olduğu tahmin ediliyor. Böyle bir resimde suç örgütlerinin toplumun tümünü etkilemesi de kaçınılmaz. Polis suç örgütlerine tolerans gösterdiği için gözden düşüyor. İnsanların adalet özlemi artıyor.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Bir taraftan da büyük buhran döneminin etkileri var. 20'lerdeki içki yasağının güçlendirdiği suç örgütlerinin durumu, 30'ların başındaki büyük buhran ile ekonomik olarak büyük yara alan Amerikan toplumu ile tam bir tezat oluşturuyor. İnsanlar bir yandan ekonomik sebeplerden dolayı suç örgütlerine öykünürken bir yandan da adalet duyguları da suçluların yakalanması gerektiğini insanlara söyleyüyor. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Detective Comics' de rastgelinen diğer motifler Çin mahallesi menşeli suç örgütleri, gece hayatı, dedektiflerin polis tarafından da hep el üstünde tutulmaları, dedektiflerin ünlerinin yayılması, kadınların güçlü erkeklerden etkilenmesi kökenlerini çok da araştırmaya gerek olmayan fenomenler. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Detective Comics, yeni kurulmuş DC'nin tek ciddi yayını olarak bir seneden fazla devam ediyor. Dedektif hikayeleri yer almaya devam ediyor dergide. Derginin başarısı 1939 Haziran ayında Action Comics dergisinin de yayına geçmesine yol açıyor ve çok şeyleri değiştiriyor.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Detective Comics'in bu ay (Şubat 2010) 860. sayısı çıktı. Günümüzde hala yayında olan en eski mainstream çizgi roman. Bir çok değişimden geçti. Formatı sayısız kere değişti. Dedektif hikayeleri unutulalı beri o kadar çok oldu ki zaten. Yine de saygı olarak isim devam ediyor. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Yine de ilginçtir ki Detective Comics daha çok "Altın çağa giden yolu açan" dergi olarak nitelendiriliyor. Altın Çağ ise Action Comics ile başlatılıyor. Tabi bunda kırmızı pelerinli bir adamın büyük payı var.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/883749130613804585-3303086063103253145?l=utkuerd.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://utkuerd.blogspot.com/feeds/3303086063103253145/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=883749130613804585&amp;postID=3303086063103253145' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/883749130613804585/posts/default/3303086063103253145'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/883749130613804585/posts/default/3303086063103253145'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://utkuerd.blogspot.com/2010/02/age-of-comics-ii.html' title='Age of Comics II'/><author><name>Utku Erdoğdu</name><uri>https://profiles.google.com/112954716943711118052</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh3.googleusercontent.com/-wMHJCww-Ht0/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAAY0/VKJOy6E5xTE/s512-c/photo.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-883749130613804585.post-5805092640902064011</id><published>2010-01-22T19:19:00.008+02:00</published><updated>2010-02-17T06:17:00.965+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Çizgi Roman'/><title type='text'>Age of Comics I</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #ff9900;"&gt;Detective Comics Öncesi&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Bugün süper kahraman kavramını seven bir çok kişinin bu sevgisinin altında sanırım küçükken okuduğu çizgi romanlar yatar. Çok şanslı değiliz bu konuda, Türkiye çizgi roman cenneti olmayı geçtim, çizgi roman cehennemi tamamen. Ama bu her zaman böyle değildi. 80'lerde işlerin biraz da olsa farklı olduğunu hatırlayacaksınız sanırım.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;80'lerde çizgi dünyanın çok farklı dinamikleri vardı Türkiye'de. En başta toplum için bir çizgi dünya kavramı vardı. Fakat bu kavram &lt;i&gt;graphic novel&lt;/i&gt;, &lt;i&gt;çizgi &lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;i&gt;roman &lt;/i&gt;ya da &lt;i&gt;süper kahraman &lt;/i&gt;kavramlarından çok uzaktı. Bu dünya Tekin Aral'ın Gırgır dergisi etrafında şekillenen bir dünyaydı.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img alt="" border="0" src="http://i273.photobucket.com/albums/jj214/sevdakar2/GIRGIR_kapak_say-636_11111984_mizah.jpg" style="cursor: hand; cursor: pointer; display: block; height: 525px; margin: 0px auto 10px; text-align: center; width: 400px;" /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Mizah, taşlama ve politik eleştri bu dünyanın temelleriydi. Ve Gırgır nerdeyse her nesilden insan tarafından okunan bir dergiydi, milyonlar civarında tiraja ulaşabilen. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Böyle bir dünyanın içerisinde Alfa Yayınları ve Tay Yayınları dünyadaki anlamıyla çizgi roman yayınlayan iki yayıneviydi Türkiye'de. Tay Yayınları daha çok İtalyan vahşi batı çizgi romanları yayınlarken (Zagor) Alfa Yayınları Marvel ve DC çizgi romanlarını Türkiye'ye tanıtıyordu. Çocukluk hatırlarımdan biri de dedemi evlerinin 2 blok üstündeki gazeteciye sürükleyerek bu çizgi romanlardan aldırmamdır. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Örümcek Adam, Superman, Batman, Muhteşem Beşli (Superman, Batman, Robin, Harika Kadın, Aquaman), Rom, Mandrake ve Zagor o zamandan hayal meyal hatırladığım şeyler. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Daha sonra günlük gazetelerin çizgi roman okuyucu kitlesine yönelik olarak yaptığı promosyonlarla Tommiks, Teksas ve Kaptan Swing ile de tanıştık. Bu furyadan sonra zaten Alfa Yayınları da, Tay Yayınları da öldü. Tay Yayınları bir daha toparlanamadı. Alfa Yayınları da çizgi roman sektöründen çekildi. Yaklaşık 10 yıl boyunca, Arka Bahçe yayınları X-Men serisini yayınlamaya başlayana kadar kıpırtı yoktu.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Tabi bu dönemin bu hikayede önemli bir yeri var. Bu dönem bizim çizgi roman denilen şeyden ne anladığımızı belirledi. O zamanlar tabi hissettiğimiz duygu daha çok etkilenme olsa da aklımda kalan şeyler şunlardı:&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;O zaman okuduğumuz çizgi romanlarda karmaşık ve çok katmanlı hikayeler vardı. Örümcek Adam ve Batman birer adım öne çıkıyorlardı bu çok katmanlı hikaye stilinde. Yıllarca sevmedim Superman'i süper bir adam olduğu için.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;O zaman okuduğumuz çizgi romanlardan sanal evren kavramını ilk defa gördük. Örümcek adam fantasik dörtlü ile takılırdı zaman zaman. Hulk sırayla herkesle çarpışırdı. Herşeyin birbirinin içinde olduğu bir evrendi bu.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;O zaman okuduğumuz çizgi romanlarda görsellik ve anlatımın uyumunu gördük. Basit birer eğlence aracı olmanın ötesindeydi bu yapımlar.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Binyıl sonundaki Arkabahçe yayınları ile gelen çizgi roman baskınından bahsetmeye bile gerek görmüyorum. Çünkü o dönem en azınan benim için ne yeni tadlar keşfetmek için yeterli oldu, ne de nerde durduğumu anlayabildim. Eski bir sevgili ile geçirilen bir hafta sonu gibiydi herşey. Ultimate serileri ile işin nerelere gittiğini gördük, özlediğimiz tadları tekrar yaşadık. Ama sürmedi üzerinde konuşulacak kadar malesef.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Fakat bilgi çağı dediğimiz dönüşüm çeşitli şekillerde çizgi roman kültürünü daha ulaşılır kılmakta ısrarlı ve istemediğimiz kadar çizgi roman önümüze serildi bu yeni çağda. Oturup -biraz abartalım- ilk çizgi romandan bu güne ne var ne yok okumak mümkün oldu. Tabi ben de her nerd'ün yapacağı gibi bu fırsatı kaçırmadım. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;İlk okuduğum materyal Marvel Age'i açan Fantastik Dörtlü 1 ile başlayan Marvel serisiydi. Sanırım 2-3 senelik materyal okudum FF #1 den sonra. Fakat bu hikayeni ayrıntılarını sonra paylaşacağım. Çünkü bu materyali bir süre okuduktan sonra daha geriye gidip Golden Age'in başlangıcından itibaren DC Comics serilerini okumaya başladım. Aradaki Marvel serisi ile ilgili şu anda söyleyeceğim tek şey çocukken okumaya alışık olduğum karakterlerin bebek adımlarını güzel olduğu.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Fakat her şeyin en başı daha önemli belki. Sene 1937. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Benim küçük bir çocuk olarak çizgi roman okumaya başlamamdan 50 sene önce tam. Açıkcası 80 ve 90'larda okuduğum çizgi romanların gerçekte hangi devrin ürünü olduklarını bilmiyordum. Şimdiki bilgim büyük ihtimalle Bronze Age başı ya da Silver Age sonu olduklarını söylüyor. Ama o zamana ait hatırlaıklarım silik gerçekten. Ne olursa olsun 50 sene öncesinde üretilen ilk DC çizgi romanlarının aynı frekansta olmasını beklemek çok gerçekçi olmazdı, bunun bilincindeydim.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;DC Comics'in modern serisini başlatan ilk çizgi roman olarak Detective Comics'in ilk sayısı kabul ediliyor. Bu sayı bazen çizgi romanda Golden Age'in başlangıcı olarak da kabul edilse de daha genel kanı iki sene sonra doğan Superman'in Golden Age başlangıcı olarak kabul edilmesinin daha uygun olacağıdır. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;img alt="" border="0" src="http://www.coverbrowser.com/image/detective-comics/1-2.jpg" style="cursor: pointer; display: block; height: 580px; margin-bottom: 10px; margin-left: auto; margin-right: auto; margin-top: 0px; text-align: center; width: 420px;" /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Yine de Detective Comics bir ilkti. Bunu Detective Comics'e değil de aynı periyodda yayınlanan diğer DC ürünlerine bakınca anlamak çok zor değil. Diğer DC ürünlerinde gördüğümüz tema karikatür, comic strip (çizgi bant, yani gazetelerde periyodik olarak yayınlanan ufak çizgi romanlar) ve çocuklar için resimli hikayelerin bir sentezi. Karakterler son derece generic, hikaye yok gibi ve en önemli tema gülmece.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Bu aslında Detective Comics'in ortaya çıktığı tarihteki çizgi roman anlayışını özetliyor. Çizgi roman ufak bir işti. Güldürmek, hoşca vakit geçirtmekti amaç. Çizgi romanlar kalın, fiyatlar ucuzdu. Amaç sürümden kazanmaktı. Çünkü entellektüel bir boyut yoktu ortada. Nasıl gazete satmak için kaliteli habercilik yapmaktan çok gazete sattıran hikayeler bulmak önemliydi o zamanlar bu konuda da durum aynıydı. Şimdi büyük usta olarak bakılan Siegel ve Shuster'e eminim o zamanlar "Bu çocukların fikirleri çizimleri iyi, sattırır bu dergiyi" gözüyle bakılıyordu. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Tabi tüm bunların sebebi yeni sanayileşmiş, büyük buhranı yeni yeni atlatmaya başlamış bir Amerikan toplumunun ortasında bu filizin dallanmasıdır. Belki de bu konuda en iyi kaynak direk olarak gidip de Orson Wells'in Citizen Kane filmini seyretmektir. Kane de bu medya düzeninin bir parçası olarak yaşamıştır ömrünün bir döneminde. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Pulp romanlar ve onların beslendiği suç örgütleri de bu dönemde epey göz önündelerdi. Alkol yasağı bitmişti ve alkol yasağı esnasında içki kaçakçılığı yapan görece temiz suç örgütleri güçlerini muhafaza edip başka alanlara dalma peşindelerdi. Godfather 2'nin, Once Upon a Time in America'nın ve gangaster genre'sının 90%'sinin bu dönemde geçmesi tesadüf değil tabi. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Bir yandan da Amerika sınıf farklılığından doğan sosyal sorunları da kavramaya başlıyordu o dönemde. Yani hala bir zenginlik bolluk yoktu ortada ama yavaş yavaş orta sınıf ve üst sınıf belirmeye başlamıştı. Kırsal kesim insanı, azınlıklar, kölelerin torunları ise tamamen ayrı dünyalarda yaşıyorlardı. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Aslında düşününce basitçe bu kadar şeyin bir arada olduğu bir dönemde enteresan şeyler çıkması da doğal. Sinema, sonra çizgi roman... &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Ve DC Comics'in Detective Comics'i çıkartmasıyla birlikte bir anda çizgilerle hikaye anlatma işinde çıta yükselmeye başlıyor. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #cc6600;"&gt;&lt;b&gt;Devamı : 1937-1939 - Savaş ve Superman Öncesi İlk Çırpınışlar&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/883749130613804585-5805092640902064011?l=utkuerd.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://utkuerd.blogspot.com/feeds/5805092640902064011/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=883749130613804585&amp;postID=5805092640902064011' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/883749130613804585/posts/default/5805092640902064011'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/883749130613804585/posts/default/5805092640902064011'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://utkuerd.blogspot.com/2010/01/detective-comics-oncesi.html' title='Age of Comics I'/><author><name>Utku Erdoğdu</name><uri>https://profiles.google.com/112954716943711118052</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh3.googleusercontent.com/-wMHJCww-Ht0/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAAY0/VKJOy6E5xTE/s512-c/photo.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-883749130613804585.post-6235201471907627974</id><published>2010-01-21T20:48:00.003+02:00</published><updated>2010-01-24T20:57:51.326+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Meta'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Çizgi Roman'/><title type='text'>Age of Comics</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Bundan 3-4 yıl önce Aykut Amerika'dan gelirken ona &lt;i&gt;40 years of the X-Men&lt;/i&gt; setini ısmarlamıştım. X-Men ve Spiderman filmlerinin açtığı rüzgarla bir dönem çizgi romanları fiziksel olarak görebildiğimiz Türkiye'de istikrar ya da süreklilik beklemek zor. Masraflar fazla, ilgi az, çizgi roman sanattan bile sayılmıyor &lt;i&gt;Teksas Tommiks &lt;/i&gt;diye aşağılanarak.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Oradan başladığım çizgi roman okumaları ilk önce Marvel dünyasındaki diğer &lt;i&gt;40 years&lt;/i&gt; setlerini edinmeme yol açtı. Daha sonra da bir &lt;i&gt;Marvel Online&lt;/i&gt; aboneliğine. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Son noktada çeşitli şekillerde edindiğim DC Golden Age dijital kopyalarıyla herşeyin başladığı zamana, Detective Comics #1'e kadar gittim. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Bugün bir şey araştırırken internette inanılmaz kalitede ve zenginlikte çizgi roman blogları olduğunun farkına vardım. Aynı tornadan çıkmış şeyler de değil çoğu, &lt;i&gt;embraccing differences &lt;/i&gt;lafının altını doldurur kalitedeler. Onlara bağlantılar da vereceğim ama esas olarak kendi okuma serüvenimi yazmaya karar verdim. Bir miktar araştırma, bir miktar okuma, bir miktar da sallamasyon olacak. Çizgi Roman tarihi yazma iddiasında değilim tabi, büyük ihtimalle bir çok şeyin altını dolduramayacağım. Ama insanın 60 sene öncesinde yayınlanan işleri okurken duyduğu heyecanı, kafasından geçenleri paylaşasam bile kardır. Belki orjinal bazı noktalarda ayrıntıya girme şansım da olur.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;İlk yazı &lt;i&gt;BDC &lt;/i&gt;- &lt;i&gt;Before Detective Comic &lt;/i&gt;yakında blogda...&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/883749130613804585-6235201471907627974?l=utkuerd.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://utkuerd.blogspot.com/feeds/6235201471907627974/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=883749130613804585&amp;postID=6235201471907627974' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/883749130613804585/posts/default/6235201471907627974'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/883749130613804585/posts/default/6235201471907627974'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://utkuerd.blogspot.com/2010/01/age-of-comics.html' title='Age of Comics'/><author><name>Utku Erdoğdu</name><uri>https://profiles.google.com/112954716943711118052</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh3.googleusercontent.com/-wMHJCww-Ht0/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAAY0/VKJOy6E5xTE/s512-c/photo.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-883749130613804585.post-3632497288625975390</id><published>2010-01-04T02:25:00.004+02:00</published><updated>2010-01-04T09:05:35.161+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Toplumsal'/><title type='text'>Sanatçı Duruşu</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_p1scy-qKQNQ/S0E2et-vPsI/AAAAAAAAAJo/IPNvUEg993U/s1600-h/bono.png"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 213px; height: 261px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_p1scy-qKQNQ/S0E2et-vPsI/AAAAAAAAAJo/IPNvUEg993U/s320/bono.png" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5422675327697501890" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bono'nun bir açıklaması çıktı bugün aynen aktarıyorum Bono'nun lafları ile birlikte AfterDawn.com'da çıkan haberi:&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;blockquote&gt;Rock star &lt;b&gt;Bono&lt;/b&gt;, of the group &lt;b&gt;U2&lt;/b&gt; made some interesting quotes today, in regards to illegal file sharing and the music and movie industries.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;"The only thing protecting the movie and TV industries from the fate that has befallen music and indeed the newspaper business is the size of the files,"&lt;/i&gt; says Bono, adding that in just a few years, bandwidth will be so abundant, and connections so fast that entire movies can be downloaded in under a minute, regardless of size.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;"A decade's worth of music file-sharing and swiping has made clear that the people it hurts are the creators -- in this case, the young, fledgling songwriters who can't live off ticket and T-shirt sales like the least sympathetic among us,"&lt;/i&gt; he added.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bono does believe that Internet content can be tracked, and cited the US' effort to stop child pornography as well as China's to suppress online gaming and pornography.&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;br /&gt;"Perhaps movie moguls will succeed where musicians and their moguls have failed so far, and rally America to defend the most creative economy in the world, where music, film, TV and video games help to account for nearly four percent of gross domestic product,"&lt;/i&gt; Bono concluded.&lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote&gt;&lt;br /&gt;&lt;/blockquote&gt;Bono'nun Kuzey İrlanda meseleleri ile uğraştığı günler çok daha güzeldi itiraf etmek lazım. Dünyayı kurtarmaya soyundu sonra, şimdi de gariban müzisyenlerin haklarını savunuyor. Alkış!&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Büyük usta Bono, riyakarlığı da vergiden düşebiliyor musun acaba?&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bono'nun söylediklerinin hepsi teknik olarak doğru. Evet müzik piyasasında korkunç bir file-sharing piyasası var. Film, TV ve video oyunları piyasasında boyutlar yüzünden daha az bir hacim var. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Peki bunu çıkıp söylemek Bono bey'in ne kadar hakkıdır? &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bono bey ve dünya eğlence piyasasını yönetenler, altı büyük film dağıtıcısı, dört büyük müzik dağıtıcısı ve video oyunları sektöründe yavaş yavaş oluşmaya başlayan kümelenme sonrasında yakında ortaya çıkması beklenen beş-altı büyük dağıtıcıdan oluşn kartel sektör ve dünya gerçekleri konusunda herşeye napster diye bir şey çıktığından beri kulak tıkıyorlar ve anca arada bu tip çıkışlar yapmayı biliyorlar.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;10 sene öncesine kadar bu beyefendilerin işleri işti. Orta karar bir müzik albümü 15$'a, Türkiye şartlarında bugün parasıyla 30-40 TL'ye satılıyordu. Bono bey kendini acındırsa da herkes 60, 70 ve 80'lerde müzisyenlerin nasıl yaşadığını biliyor. Müzik piyasası zenginlik, lüks, bohem hayat tarzı üzerine kuruluydu. Bu değirmenin suyu da çok çalışmaktan gelmiyordu tabi ki. O zamanın müzisyenlerine ne kadar saygımız sonsuz olsa da uyuşturucu bağımlısı moronlar olduklarını görmek için "&lt;i&gt;The Osbornes" &lt;/i&gt;seyretmek yeterli. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Resmiyete dökelim isterseniz: &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://www.ftc.gov/opa/2000/05/cdpres.shtm"&gt;http://www.ftc.gov/opa/2000/05/cdpres.shtm&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Uzun ve resmi dille yazılmış bir yazı ama tek cümlesi vurucu: &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;blockquote&gt;&lt;div&gt;The FTC estimates that U.S. consumers may have paid as much as $480 million more than they should have for CDs and other music because of these policies over the last three years.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;blockquote&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;/div&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;div&gt;Film endüstrisinde de işler farklı değil, video oyunları endüstrisi de geriden gelse de yakında işler benzer hale gelecek gibi görünüyor. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ha ne değişti. Dünya küreselleşti. Bu kazançların hepsi büyük eğlence kartellerinin dünyanın üzerindeki dağıtım ağın ellerine tutmalarının bir sonucuydu. EMI kaset çıkartmazsa nereden dinleyecektik İngiliz alternatif akımını. EMI'da fiyatı istediği gibi belirliyordu bunu bildiğinden. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Napster kurbandır bu değişimde. Karteller kafası çok da çalışmayan bir iki müzisyeni de yanlarına alıp bu yılanın başını ezersek kazançlarımızı koruruz diye ellerinden geleni yaptılar. Gavurun dediği gibi, "They had a valid case". Ama dünya değişirken Napster kapanmış açılmış kimin umrunda.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Napster'dan sonraki 10 yıla bakın. Değişim giderek yayılıyor artık. Giderek müzisyenler albümlerini daha özgür şartlarda yayınlamaya başladılar. Hala kartellerin kontrolünde olsa da dijital müzik yayın platformları her şeyi kolaylaştırıyor. Bir albüme 30-40 lira vermeyi gerekli kılacak tek sebep Türkiye gibi hem medeniyetten nasibini almamış hem de büyük kartellerin küçük takipçilerinin değişimi geciktirerek kazanç sağlamaya çalıştıkları ülkelerde yaşamak.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Böyleyken Bono bey çıkıp aynı şarkıyı söylemeye devam ediyor. Bono bey, siz sırf o çok sevdiğinizi söylediğiniz İrlanda'ya vergi ödememek için tüm kayıt, yayın vs. süreçlerinizi Hollanda'ya taşıdınız. Sonra da bunu "Herkes böyle yapıyor" diye savundunuz sadece. Çıkıp da şimdi kimi hangi konuda nasıl eleştiriyorsunuz. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Dünya değişiyor. Daha da değişecek. Müzik piyasasındaki bu düşüş dibe vurana kadar devam edecek, neyi ne kadar engellemeye çalışırsanız, ne yaparsanız yapın. Ve doğru bir tahmin yapmış Bono bey, film, TV ve video oyunları sektörleri de bundan daha fazla etkilenecek gelecekte. Bant genişlikleri artıyor. Ve nasıl müzikte dosya boyutları büyümeyi bıraktıysa bir yerde filmlerde de dosya boyutları büyümeyi bırakacak. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Eğer karteller ve onun şakşakçısı sanatçılar sadece "Ühü, nerde o eski günler, ne güzel kazanıyorduk" diye düşünmeye devam ederlerse Bono bey gibiler daha çok çıkıp medyaya ağlayacaklar bu değişimler olurken. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ama oturup da biraz kafalarını çalıştırırlarsa dünyadaki hiç bir değişimin öyle kanunlarla, caydırıcılıkla vs. durdurulamadığını görecekler.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Durdukları yeri iyi belirlesinler lütfen. Bono tek örnek değil burada. Özellikle film endüstrisinde milyon dolarlık filmde sadece çay kahve yapan adam da çalışıyor. Ama bir filmin getirisi 200 milyondan 150 milyona düştüyse ve koca stüdyo bu parayı bu tip adamlardan çıkartmaya çalışıyorsa orada filesharing yapan adamı da suçlamasınlar gidip. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Kartelcilik, sömürü geçen yüzyılda, hatta bir öncekinde kaldı Bono bey. Sen ve sözcülüğünü yaptığın karteller önce bir kendinize çeki düzen verin, biraz hayatın gerçeklerine uydurun kendinizi, kar maksimizasyonunu bırakın. Halk da saygı duyar size o zaman, insan gibi gidip değeri neyse onu verir emeğinize.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/883749130613804585-3632497288625975390?l=utkuerd.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://utkuerd.blogspot.com/feeds/3632497288625975390/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=883749130613804585&amp;postID=3632497288625975390' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/883749130613804585/posts/default/3632497288625975390'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/883749130613804585/posts/default/3632497288625975390'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://utkuerd.blogspot.com/2010/01/sanatc-durusu.html' title='Sanatçı Duruşu'/><author><name>Utku Erdoğdu</name><uri>https://profiles.google.com/112954716943711118052</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh3.googleusercontent.com/-wMHJCww-Ht0/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAAY0/VKJOy6E5xTE/s512-c/photo.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_p1scy-qKQNQ/S0E2et-vPsI/AAAAAAAAAJo/IPNvUEg993U/s72-c/bono.png' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-883749130613804585.post-2444097500694108427</id><published>2009-12-20T03:12:00.003+02:00</published><updated>2009-12-20T03:13:49.976+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sinema'/><title type='text'>Pehlivan</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_p1scy-qKQNQ/Sy16Gcg4XHI/AAAAAAAAAJg/cRmGmKae05g/s1600-h/bscap0005.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 227px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_p1scy-qKQNQ/Sy16Gcg4XHI/AAAAAAAAAJg/cRmGmKae05g/s320/bscap0005.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5417120177948482674" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Zeki Ökten&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;1941-2009&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/883749130613804585-2444097500694108427?l=utkuerd.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://utkuerd.blogspot.com/feeds/2444097500694108427/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=883749130613804585&amp;postID=2444097500694108427' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/883749130613804585/posts/default/2444097500694108427'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/883749130613804585/posts/default/2444097500694108427'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://utkuerd.blogspot.com/2009/12/pehlivan.html' title='Pehlivan'/><author><name>Utku Erdoğdu</name><uri>https://profiles.google.com/112954716943711118052</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh3.googleusercontent.com/-wMHJCww-Ht0/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAAY0/VKJOy6E5xTE/s512-c/photo.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_p1scy-qKQNQ/Sy16Gcg4XHI/AAAAAAAAAJg/cRmGmKae05g/s72-c/bscap0005.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-883749130613804585.post-2359998880297414148</id><published>2009-12-06T12:21:00.003+02:00</published><updated>2009-12-06T12:25:36.472+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sinema'/><title type='text'>Sinemasal Anlam ve Beğeni</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_p1scy-qKQNQ/SxuCHy_JmgI/AAAAAAAAAJY/SdJ4z3wICFg/s1600-h/Speed_movie_poster_Keanu_Reeves.jpg"&gt;&lt;/a&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_0"&gt;Soru&lt;/span&gt;: &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1"&gt;Bir&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_2"&gt;filmi&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_3"&gt;güzel&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_4"&gt;yapan&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_5"&gt;nedir&lt;/span&gt;?&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_6"&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_6"&gt;Biraz&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_7"&gt;zor&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_8"&gt;bir&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_9"&gt;soru&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_10"&gt;sormuşum&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_11"&gt;san&lt;/span&gt;ırım. &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_12"&gt;Cevab&lt;/span&gt;ını &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_13"&gt;kendim&lt;/span&gt; bile &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_14"&gt;anca&lt;/span&gt; 3 &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_15"&gt;ayda&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_16"&gt;verebilecek&lt;/span&gt; hale &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_17"&gt;geldim&lt;/span&gt;. (Edit: 5 &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_18"&gt;ay&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_19"&gt;diyelim&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_20"&gt;isterseniz&lt;/span&gt;)&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_21"&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_21"&gt;Soruyu&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_22"&gt;sormamdaki&lt;/span&gt; çıkış &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_23"&gt;noktam&lt;/span&gt; Quentin &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_24"&gt;Tarantino'nun&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_25"&gt;Inglourious&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_26"&gt;Basterds&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_27"&gt;filmi&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_28"&gt;ve&lt;/span&gt; bu &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_29"&gt;filmin&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_30"&gt;ald&lt;/span&gt;ığı &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_31"&gt;olumlu&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_32"&gt;eleştiriler&lt;/span&gt;. &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_33"&gt;Tarantino&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_34"&gt;filmi&lt;/span&gt; "&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_35"&gt;Başyap&lt;/span&gt;ıtım" &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_36"&gt;olarak&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_37"&gt;nitelendirdi&lt;/span&gt;. &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_38"&gt;Bir&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_39"&gt;çok&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_40"&gt;insan&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_41"&gt;da&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_42"&gt;kat&lt;/span&gt;ı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_43"&gt;ld&lt;/span&gt;ı &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_44"&gt;buna&lt;/span&gt;.&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://2.bp.blogspot.com/_p1scy-qKQNQ/SxtwhKqUZRI/AAAAAAAAAJI/OQ3kTEbv8ss/s320/inglourious-basterds-wallpa.jpg" style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 200px;" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5412043092315628818" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Ben &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_45"&gt;kat&lt;/span&gt;ı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_46"&gt;lamad&lt;/span&gt;ım. &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_47"&gt;Sebebi&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_48"&gt;filmi&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_49"&gt;beğenmemem&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_50"&gt;değil&lt;/span&gt;, tam &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_51"&gt;tersi&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_52"&gt;çok&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_53"&gt;beğendim&lt;/span&gt;. &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_54"&gt;Ama&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_55"&gt;Tarantino&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_56"&gt;benim&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_57"&gt;kişisel&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_58"&gt;sinema&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_59"&gt;maceramda&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_60"&gt;çok&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_61"&gt;önemli&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_62"&gt;bir&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_63"&gt;figür&lt;/span&gt;. &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_64"&gt;Yaşad&lt;/span&gt;ığı &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_65"&gt;döneme&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_66"&gt;gerçekten&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_67"&gt;ait&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_68"&gt;olan&lt;/span&gt; en &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_69"&gt;önemli&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_70"&gt;sinemac&lt;/span&gt;ı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_71"&gt;lardan&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_72"&gt;biri&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_73"&gt;Tarantino&lt;/span&gt;. &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_74"&gt;Kökleri&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_75"&gt;geçmişte&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_76"&gt;evet&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_77"&gt;ama&lt;/span&gt; bu &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_78"&gt;yaşad&lt;/span&gt;ığımız &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_79"&gt;dönemin&lt;/span&gt;, &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_80"&gt;doksanlar&lt;/span&gt;ın, &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_81"&gt;ikibinlerin&lt;/span&gt; en &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_82"&gt;önemli&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_83"&gt;özelliği&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_84"&gt;de&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_85"&gt;köklerin&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_86"&gt;geçmişte&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_87"&gt;aranmas&lt;/span&gt;ı &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_88"&gt;ve&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_89"&gt;bulunmas&lt;/span&gt;ı.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Bu &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_90"&gt;bak&lt;/span&gt;ış &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_91"&gt;aç&lt;/span&gt;ısı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_92"&gt;yla&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_93"&gt;Tarantino&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_94"&gt;filmi&lt;/span&gt; "&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_95"&gt;Başyap&lt;/span&gt;ıtım" &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_96"&gt;diye&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_97"&gt;sununca&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_98"&gt;iki&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_99"&gt;itiraz&lt;/span&gt;ım &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_100"&gt;oldu&lt;/span&gt;. &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_101"&gt;Birincisi&lt;/span&gt; "&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_102"&gt;Daha&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_103"&gt;iyisini&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_104"&gt;yapt&lt;/span&gt;ın!", &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_105"&gt;ikincisi&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_106"&gt;de&lt;/span&gt; "&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_107"&gt;Daha&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_108"&gt;iyisini&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_109"&gt;yapacaks&lt;/span&gt;ın!".&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_110"&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_110"&gt;Tabi&lt;/span&gt; bu &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_111"&gt;kişisel&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_112"&gt;bir&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_113"&gt;bak&lt;/span&gt;ış &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_114"&gt;aç&lt;/span&gt;ısı. &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_115"&gt;Benzer&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_116"&gt;bir&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_117"&gt;bak&lt;/span&gt;ış &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_118"&gt;aç&lt;/span&gt;ısı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_119"&gt;yla&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_120"&gt;Grindhouse&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_121"&gt;rezaleti&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_122"&gt;için&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_123"&gt;de&lt;/span&gt; kı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_124"&gt;zm&lt;/span&gt;ıştım &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_125"&gt;Tarantino'ya&lt;/span&gt;. &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_126"&gt;İşin&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_127"&gt;komiği&lt;/span&gt; kı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_128"&gt;zmam&lt;/span&gt;ın &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_129"&gt;temel&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_130"&gt;sebebi&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_131"&gt;Tarantino'nun&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_132"&gt;kendi&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_133"&gt;için&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_134"&gt;kişisel&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_135"&gt;önem&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_136"&gt;taş&lt;/span&gt;ı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_137"&gt;yan&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_138"&gt;ama&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_139"&gt;bana&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_140"&gt;inan&lt;/span&gt;ı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_141"&gt;lmaz&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_142"&gt;uzak&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_143"&gt;olan&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_144"&gt;bir&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_145"&gt;kaynağ&lt;/span&gt;ı &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_146"&gt;sinemaya&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_147"&gt;aktarmas&lt;/span&gt;ıydı. Jackie &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_148"&gt;Brown'da&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_149"&gt;da&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_150"&gt;ayn&lt;/span&gt;ı &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_151"&gt;duygular&lt;/span&gt;ı &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_152"&gt;hissetmiştim&lt;/span&gt; bu &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_153"&gt;kadar&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_154"&gt;yoğun&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_155"&gt;olmasa&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_156"&gt;da&lt;/span&gt;.&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Sanırım &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_157"&gt;kendi&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_158"&gt;sinema&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_159"&gt;maceram&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_160"&gt;ile&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_161"&gt;Tarantino'nun&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_162"&gt;sinema&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_163"&gt;maceras&lt;/span&gt;ı &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_164"&gt;paralel&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_165"&gt;gittiği&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_166"&gt;için&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_167"&gt;ister&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_168"&gt;istemez&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_169"&gt;onun&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_170"&gt;bana&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_171"&gt;uymas&lt;/span&gt;ını &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_172"&gt;bekliyorum&lt;/span&gt;. &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_173"&gt;Tabi&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_174"&gt;ustan&lt;/span&gt;ın &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_175"&gt;görevi&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_176"&gt;beni&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_177"&gt;mest&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_178"&gt;edecek&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_179"&gt;filmleri&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_180"&gt;arka&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_181"&gt;arkaya&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_182"&gt;üretmek&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_183"&gt;değil&lt;/span&gt;.&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_184"&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_184"&gt;İnsan&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_185"&gt;bunun&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_186"&gt;üzerine&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_187"&gt;düşünmeye&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_188"&gt;başlay&lt;/span&gt;ı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_189"&gt;nca&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_190"&gt;kendi&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_191"&gt;sinema&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_192"&gt;serüvenini&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_193"&gt;ve&lt;/span&gt; yer &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_194"&gt;eden&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_195"&gt;filmleri&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_196"&gt;de&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_197"&gt;bir&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_198"&gt;bir&lt;/span&gt; hatı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_199"&gt;rl&lt;/span&gt;ı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_200"&gt;yor&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_201"&gt;dün&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_202"&gt;gibi&lt;/span&gt;.&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-weight: bold; font-style: italic;"&gt;&lt;img src="http://4.bp.blogspot.com/_p1scy-qKQNQ/SsywSSBQtQI/AAAAAAAAAHY/k4a7InoFXA0/s320/WhoFramedRogerRabbit001.jpg" style="text-align: justify;margin-top: 0pt; margin-right: 10px; margin-bottom: 10px; margin-left: 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 214px; height: 320px; " alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5389876682176902402" border="0" /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-style: normal; font-weight: normal; "&gt;&lt;span style="font-weight: bold; font-style: italic;"&gt;Who Frame&lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold; font-style: italic;"&gt;d &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_203"&gt;Ro&lt;span class="Apple-style-span" style="font-style: normal; font-weight: normal; "&gt;&lt;span style="font-weight: bold; font-style: italic;"&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_204"&gt;gger&lt;/span&gt; Rabbit? &lt;/span&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_205"&gt;sinema&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_206"&gt;diyince&lt;/span&gt; ilk &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_207"&gt;akl&lt;/span&gt;ıma &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_208"&gt;gelen&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_209"&gt;resim&lt;/span&gt;. &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_210"&gt;Ufak&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_211"&gt;bir&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_212"&gt;çoçuğun&lt;/span&gt; tam &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_213"&gt;da&lt;/span&gt;  &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_214"&gt;yapmas&lt;/span&gt;ı &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_215"&gt;gerektiği&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_216"&gt;gibi&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_217"&gt;annemi&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_218"&gt;sürükleyerek&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_219"&gt;götürdüğüm&lt;/span&gt; ilk film &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_220"&gt;olur&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_221"&gt;kendisi&lt;/span&gt;. O &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_222"&gt;zaman&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_223"&gt;günümüzdeki&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_224"&gt;gibi&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_225"&gt;çok&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_226"&gt;salonlu&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_227"&gt;sinema&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_228"&gt;kompleksleri&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_229"&gt;de&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_230"&gt;yoktu&lt;/span&gt;. &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_231"&gt;Anneler&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_232"&gt;babalar&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_233"&gt;çocuklar&lt;/span&gt;ını &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_234"&gt;bir&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_235"&gt;salona&lt;/span&gt; bı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_236"&gt;rak&lt;/span&gt;ıp &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_237"&gt;kendileri&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_238"&gt;başka&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_239"&gt;bir&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_240"&gt;salonda&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_241"&gt;biraz&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_242"&gt;daha&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_243"&gt;makul&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_244"&gt;bir&lt;/span&gt; film &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_245"&gt;seyredemiyorlard&lt;/span&gt;ı &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_246"&gt;da&lt;/span&gt;. &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_247"&gt;Annem&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_248"&gt;de&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_249"&gt;benle&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_250"&gt;seyretmek&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_251"&gt;zorunda&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_252"&gt;kalm&lt;/span&gt;ıştı. &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_253"&gt;Beğenmiş&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_254"&gt;miydi&lt;/span&gt; hatı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_255"&gt;rlam&lt;/span&gt;ı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_256"&gt;yorum&lt;/span&gt;, &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_257"&gt;çünkü&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_258"&gt;ben&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_259"&gt;beğenmiş&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_260"&gt;miydim&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_261"&gt;onu&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_262"&gt;da&lt;/span&gt; hatı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_263"&gt;rlam&lt;/span&gt;ı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_264"&gt;yorum&lt;/span&gt;. &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_265"&gt;Sadece&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_266"&gt;renkli&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_267"&gt;bir&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_268"&gt;dünya&lt;/span&gt;, &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_269"&gt;çizgi&lt;/span&gt; film &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_270"&gt;kahramanlar&lt;/span&gt;ı, &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_271"&gt;animasyonlar&lt;/span&gt;, çılgı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_272"&gt;nl&lt;/span&gt;ı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_273"&gt;klar&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_274"&gt;küçük&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_275"&gt;bir&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_276"&gt;çocuğu&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_277"&gt;eğlendirmişti&lt;/span&gt;.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;O &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_278"&gt;zamanlar&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_279"&gt;başta&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_280"&gt;sorulan&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_281"&gt;soruya&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_282"&gt;vereceğim&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_283"&gt;cevap&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_284"&gt;da&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_285"&gt;buydu&lt;/span&gt;. &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_286"&gt;Eğlence&lt;/span&gt;. &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_287"&gt;Bir&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_288"&gt;filmi&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_289"&gt;güzel&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_290"&gt;yapan&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_291"&gt;eğlenceli&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_292"&gt;olmas&lt;/span&gt;ıydı, &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_293"&gt;benim&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_294"&gt;hayal&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_295"&gt;alemime&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_296"&gt;katk&lt;/span&gt;ı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_297"&gt;da&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_298"&gt;bulunabilmesiydi&lt;/span&gt;.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_299"&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_299"&gt;Küçük&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_300"&gt;bir&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_301"&gt;çocuk&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_302"&gt;olarak&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_303"&gt;daha&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_304"&gt;iyisini&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_305"&gt;yapmam&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_306"&gt;zordu&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_307"&gt;herhalde&lt;/span&gt;. &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_308"&gt;Asl&lt;/span&gt;ı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_309"&gt;nda&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_310"&gt;edebiyata&lt;/span&gt;, &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_311"&gt;hikaye&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_312"&gt;anlatma&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_313"&gt;sanat&lt;/span&gt;ı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_314"&gt;na&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_315"&gt;daha&lt;/span&gt; o &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_316"&gt;zamanlar&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_317"&gt;hayrand&lt;/span&gt;ım. &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_318"&gt;Ama&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_319"&gt;galiba&lt;/span&gt; tam &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_320"&gt;anlam&lt;/span&gt;ı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_321"&gt;yla&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_322"&gt;takdir&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_323"&gt;edemeyerek&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_324"&gt;sürdürülen&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_325"&gt;bir&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_326"&gt;hayranl&lt;/span&gt;ıktı bu. &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_327"&gt;Çünkü&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_328"&gt;sinema&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_329"&gt;konusunda&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_330"&gt;benzer&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_331"&gt;bir&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_332"&gt;yola&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_333"&gt;girememiştim&lt;/span&gt;.&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_334"&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_334"&gt;Küçüklüğümün&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_335"&gt;televizyon&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_336"&gt;ve&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_337"&gt;zaman&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_338"&gt;zaman&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_339"&gt;annemi&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_340"&gt;sürüklemek&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_341"&gt;suretiyle&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_342"&gt;görülen&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_343"&gt;sinema&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_344"&gt;filmleri&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_345"&gt;aras&lt;/span&gt;ı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_346"&gt;nda&lt;/span&gt; en &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_347"&gt;akl&lt;/span&gt;ı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_348"&gt;mda&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_349"&gt;kalanlar&lt;/span&gt; &lt;span style="font-style: italic; font-weight: bold;"&gt;Teenage Mutant Ninja Turtles&lt;/span&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold; font-style: italic;"&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_350"&gt;İyi&lt;/span&gt;, &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_351"&gt;Kötü&lt;/span&gt;, &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_352"&gt;Çirkin&lt;/span&gt; &lt;/span&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_353"&gt;ve&lt;/span&gt; o &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_354"&gt;zamanlar&lt;/span&gt; adını &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_355"&gt;ve&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_356"&gt;ne&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_357"&gt;olduğunu&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_358"&gt;bilmediğim&lt;/span&gt; Yul &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_359"&gt;Brynar&lt;/span&gt;'ın &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_360"&gt;oynad&lt;/span&gt;ığı &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_361"&gt;bir&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_362"&gt;kovboy&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_363"&gt;filmi&lt;/span&gt;. &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_364"&gt;Daha&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_365"&gt;sonra&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_366"&gt;filmin&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_367"&gt;Yojimbo'nun&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_368"&gt;yeniden&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_369"&gt;çevrimi&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_370"&gt;olan&lt;/span&gt; &lt;span style="font-style: italic;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;The Magnificent Seven&lt;/span&gt;&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_371"&gt;olduğunu&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_372"&gt;öğrenecektim&lt;/span&gt;.&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_373"&gt;Yani&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_374"&gt;çizgifilmler&lt;/span&gt; dışı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_375"&gt;nda&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_376"&gt;biraz&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_377"&gt;da&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_378"&gt;kovboy&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_379"&gt;filmler&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_380"&gt;ilgimi&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_381"&gt;çekmişti&lt;/span&gt; o yı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_382"&gt;llarda&lt;/span&gt;. Yı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_383"&gt;llar&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_384"&gt;sonra&lt;/span&gt; &lt;span style="font-style: italic;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_385"&gt;İyi&lt;/span&gt;,&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_386"&gt;Kötü&lt;/span&gt;, &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_387"&gt;Çirkin&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;'i &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_388"&gt;orjinal&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_389"&gt;dublaj&lt;/span&gt;ı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_390"&gt;yla&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_391"&gt;bir&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_392"&gt;daha&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_393"&gt;seyrettiğimde&lt;/span&gt; o &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_394"&gt;küçük&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_395"&gt;yaş&lt;/span&gt;ı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_396"&gt;mda&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_397"&gt;nas&lt;/span&gt;ıl &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_398"&gt;sevdiğimi&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_399"&gt;anlayamayacakt&lt;/span&gt;ım &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_400"&gt;pek&lt;/span&gt;. &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_401"&gt;Ama&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_402"&gt;san&lt;/span&gt;ırım bu &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_403"&gt;kovboy&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_404"&gt;filmleri&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_405"&gt;merak&lt;/span&gt;ı &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_406"&gt;da&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_407"&gt;asl&lt;/span&gt;ı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_408"&gt;nda&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_409"&gt;kovboy&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_410"&gt;filmlerinin&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_411"&gt;de&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_412"&gt;çizgi&lt;/span&gt; roman-&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_413"&gt;macera&lt;/span&gt;-&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_414"&gt;çocuk&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_415"&gt;filmleri&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_416"&gt;gibi&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_417"&gt;bir&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_418"&gt;kaynaktan&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_419"&gt;beslenmesinin&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_420"&gt;etkisiyle&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_421"&gt;oluşmuştu&lt;/span&gt;. Aynı &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_422"&gt;yaş&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_423"&gt;döneminde&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_424"&gt;İtalyan&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_425"&gt;çizgi&lt;/span&gt; roman &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_426"&gt;sanayinin&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_427"&gt;Türkiye'de&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_428"&gt;hayranl&lt;/span&gt;ı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_429"&gt;kla&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_430"&gt;takip&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_431"&gt;edilen&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_432"&gt;eseri&lt;/span&gt; &lt;span style="font-weight: bold; font-style: italic;"&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_433"&gt;Zagor&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;'a &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_434"&gt;da&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_435"&gt;deliler&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_436"&gt;gibi&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_437"&gt;hayran&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_438"&gt;olmam&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_439"&gt;herhalde&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_440"&gt;tesadüf&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_441"&gt;değildi&lt;/span&gt;.&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;img src="http://1.bp.blogspot.com/_p1scy-qKQNQ/Ssy2FLyuVxI/AAAAAAAAAHg/jG3BTL8ceWY/s320/jack-nicholson_joker2.jpg" style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 248px; height: 320px;" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5389883054236784402" border="0" /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;80'&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_442"&gt;lerde&lt;/span&gt; Richard Donner'ın &lt;span style="font-weight: bold; font-style: italic;"&gt;Superman&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_443"&gt;filmi&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_444"&gt;süper&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_445"&gt;kahraman&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_446"&gt;türünü&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_447"&gt;harekete&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_448"&gt;geçirdi&lt;/span&gt;. &lt;span style="font-weight: bold; font-style: italic;"&gt;Superman&lt;/span&gt;'e &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_449"&gt;birebir&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_450"&gt;yetişecek&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_451"&gt;kadar&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_452"&gt;yaş&lt;/span&gt;ım &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_453"&gt;olmasa&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_454"&gt;da&lt;/span&gt; Tim Burton'ın &lt;span style="font-weight: bold; font-style: italic;"&gt;Batman&lt;/span&gt;'&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_455"&gt;ine&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_456"&gt;birebir&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_457"&gt;yetişebildim&lt;/span&gt;. &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_458"&gt;Özel&lt;/span&gt; tel&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_459"&gt;evizyon&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_460"&gt;çağ&lt;/span&gt;ının &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_461"&gt;başlang&lt;/span&gt;ıcı &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_462"&gt;olan&lt;/span&gt; 90'&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_463"&gt;lar&lt;/span&gt;ın başı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_464"&gt;nda&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_465"&gt;sinemalardan&lt;/span&gt; kı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_466"&gt;sa&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_467"&gt;süre&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_468"&gt;sonra&lt;/span&gt; &lt;span style="font-weight: bold; font-style: italic;"&gt;Batman&lt;/span&gt;'i &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_469"&gt;televizyonda&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_470"&gt;izleme&lt;/span&gt; şansı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_471"&gt;na&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_472"&gt;kavuşmuştum&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_473"&gt;ve&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_474"&gt;hemen&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_475"&gt;arkas&lt;/span&gt;ı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_476"&gt;ndan&lt;/span&gt; &lt;span style="font-weight: bold; font-style: italic;"&gt;Batman Returns&lt;/span&gt;'ü &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_477"&gt;sinemada&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_478"&gt;seyretmiştim&lt;/span&gt;.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Bu &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_479"&gt;filmlerin&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_480"&gt;ortak&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_481"&gt;yönü&lt;/span&gt; Tim Burton &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_482"&gt;eli&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_483"&gt;değdiğinden&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_484"&gt;birer&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_485"&gt;çocuk&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_486"&gt;filmi&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_487"&gt;gibi&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_488"&gt;dursalar&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_489"&gt;da&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_490"&gt;asl&lt;/span&gt;ı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_491"&gt;nda&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_492"&gt;daha&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_493"&gt;farkl&lt;/span&gt;ı &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_494"&gt;bir&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_495"&gt;kulvarda&lt;/span&gt;, &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_496"&gt;büyüklere&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_497"&gt;de&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_498"&gt;yönelik&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_499"&gt;bir&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_500"&gt;fantazi&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_501"&gt;dünyas&lt;/span&gt;ının yapısını &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_502"&gt;inşa&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_503"&gt;eden&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_504"&gt;filmler&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_505"&gt;kulvar&lt;/span&gt;ı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_506"&gt;nda&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_507"&gt;olmalar&lt;/span&gt;ıydı. Tim Burton &lt;span style="font-style: italic;"&gt;Batman &lt;/span&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_508"&gt;serisiyle&lt;/span&gt; ilk &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_509"&gt;defa&lt;/span&gt; adını &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_510"&gt;öğrendiğim&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_511"&gt;ve&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_512"&gt;takip&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_513"&gt;etmeye&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_514"&gt;çal&lt;/span&gt;ıştığım &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_515"&gt;bir&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_516"&gt;yönetmen&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_517"&gt;olmuştu&lt;/span&gt;.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Sanırım o &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_518"&gt;zamanlar&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_519"&gt;hala&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_520"&gt;soruya&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_521"&gt;cevab&lt;/span&gt;ım &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_522"&gt;ayn&lt;/span&gt;ıydı &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_523"&gt;ama&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_524"&gt;iyi&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_525"&gt;bir&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_526"&gt;hikaye&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_527"&gt;ve&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_528"&gt;kötü&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_529"&gt;bir&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_530"&gt;hikaye&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_531"&gt;ayr&lt;/span&gt;ımını &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_532"&gt;yapmaya&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_533"&gt;başlayabilmiştim&lt;/span&gt;.&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style="font-style: italic; font-weight: bold;"&gt;Batman&lt;/span&gt;'in en &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_534"&gt;güçlü&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_535"&gt;yan&lt;/span&gt;ı &lt;span style="font-style: italic;"&gt;Batman &lt;/span&gt;'in &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_536"&gt;ana&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_537"&gt;hikayesi&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_538"&gt;denilebilecek&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_539"&gt;anne&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_540"&gt;ve&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_541"&gt;babas&lt;/span&gt;ını &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_542"&gt;öldüren&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_543"&gt;adamdan&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_544"&gt;intikam&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_545"&gt;al&lt;/span&gt;ışı &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_546"&gt;hikayesini&lt;/span&gt; yı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_547"&gt;llar&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_548"&gt;sonra&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_549"&gt;geldiği&lt;/span&gt; son &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_550"&gt;halini&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_551"&gt;temel&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_552"&gt;alarak&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_553"&gt;anlatmas&lt;/span&gt;ıydı. &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_554"&gt;İyi&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_555"&gt;ve&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_556"&gt;arkas&lt;/span&gt;ı &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_557"&gt;dolu&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_558"&gt;bir&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_559"&gt;hikaye&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_560"&gt;zaten&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_561"&gt;bir&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_562"&gt;filmi&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_563"&gt;belirli&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_564"&gt;bir&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_565"&gt;seviyenin&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_566"&gt;üzerine&lt;/span&gt; çıkartı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_567"&gt;yordu&lt;/span&gt;. &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_568"&gt;Tabi&lt;/span&gt; o &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_569"&gt;seviyenin&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_570"&gt;üstü&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_571"&gt;hala&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_572"&gt;benim&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_573"&gt;için&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_574"&gt;filmin&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_575"&gt;sunduğu&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_576"&gt;eğlenceden&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_577"&gt;ibaretti&lt;/span&gt;.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_578"&gt;&lt;img src="http://2.bp.blogspot.com/_p1scy-qKQNQ/SxuCHy_JmgI/AAAAAAAAAJY/SdJ4z3wICFg/s320/Speed_movie_poster_Keanu_Reeves.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5412062447673121282" style="float: right; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 10px; margin-left: 10px; cursor: pointer; width: 214px; height: 320px; " /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_578"&gt;Çocukluktan&lt;/span&gt; çı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_579"&gt;kmaya&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_580"&gt;başlad&lt;/span&gt;ığım 90'lı yı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_581"&gt;llarda&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_582"&gt;başka&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_583"&gt;türleri&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_584"&gt;de&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_585"&gt;yavaş&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_586"&gt;yava&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_586"&gt;ş&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_587"&gt;keşfetmeye&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_588"&gt;başlad&lt;/span&gt;ım. &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_589"&gt;Bir&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_590"&gt;ilkbahar&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_591"&gt;cumartesi&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_592"&gt;öğlenini&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_593"&gt;sinemada&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_594"&gt;geçirdiğimi&lt;/span&gt; hatı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_595"&gt;rlar&lt;/span&gt;ım. O &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_596"&gt;zamanlar&lt;/span&gt; toy &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_597"&gt;bir&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_598"&gt;genç&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_599"&gt;olan&lt;/span&gt; &lt;i&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_600"&gt;Keanu&lt;/span&gt; Reeves&lt;/i&gt;'in &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_601"&gt;başrolünü&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_602"&gt;oynad&lt;/span&gt;ığı &lt;b&gt;&lt;i&gt;Speed&lt;/i&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal;"&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_603"&gt;filminden&lt;/span&gt; çıktığı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_604"&gt;mda&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_605"&gt;sanki&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_606"&gt;oradan&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_607"&gt;oraya&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_608"&gt;ben&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_609"&gt;koşturmuş&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_610"&gt;gibi&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_611"&gt;terden&lt;/span&gt; sırılsı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_612"&gt;klamd&lt;/span&gt;ım. &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_613"&gt;Aksiyon&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_614"&gt;sinemas&lt;/span&gt;ı &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_615"&gt;ile&lt;/span&gt; tanı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_616"&gt;şmam&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_617"&gt;da&lt;/span&gt; o &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_618"&gt;zaman&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_619"&gt;denk&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_620"&gt;geldi&lt;/span&gt;.&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_621"&gt;Asl&lt;/span&gt;ı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_622"&gt;nda&lt;/span&gt; bu tanı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_623"&gt;şman&lt;/span&gt;ın o &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_624"&gt;zaman&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_625"&gt;olmas&lt;/span&gt;ı &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_626"&gt;tesadüfi&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_627"&gt;değildi&lt;/span&gt;. O &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_628"&gt;dönem&lt;/span&gt; hem Hollywood, hem &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_629"&gt;dünya&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_630"&gt;sinemas&lt;/span&gt;ı, hem &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_631"&gt;Türk&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_632"&gt;sinemas&lt;/span&gt;ı, hem &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_633"&gt;de&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_634"&gt;benim&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_635"&gt;için&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_636"&gt;bir&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_637"&gt;geçiş&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_638"&gt;dönemiydi&lt;/span&gt;. &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_639"&gt;Bunlar&lt;/span&gt;ı &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_640"&gt;uzun&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_641"&gt;uzad&lt;/span&gt;ıya &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_642"&gt;anlatmak&lt;/span&gt; hem &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_643"&gt;gereksiz&lt;/span&gt; hem &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_644"&gt;de&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_645"&gt;başka&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_646"&gt;bir&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_647"&gt;mevzuya&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_648"&gt;geçmek&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_649"&gt;olacak&lt;/span&gt;. &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_650"&gt;Ama&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_651"&gt;basitçe&lt;/span&gt; film &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_652"&gt;endüstrisi&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_653"&gt;dünyan&lt;/span&gt;ın her &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_654"&gt;yerinde&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_655"&gt;farkl&lt;/span&gt;ı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_656"&gt;laşma&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_657"&gt;aray&lt;/span&gt;ışı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_658"&gt;ndayd&lt;/span&gt;ı. 80'&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_659"&gt;ler&lt;/span&gt; 90'&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_660"&gt;lar&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_661"&gt;aras&lt;/span&gt;ı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_662"&gt;ndaki&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_663"&gt;farkt&lt;/span&gt;ı &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_664"&gt;belki&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_665"&gt;tüm&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_666"&gt;bunlar&lt;/span&gt;ı &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_667"&gt;ateşleyen&lt;/span&gt;. &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_668"&gt;Benim&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_669"&gt;içinse&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_670"&gt;çocukluk&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_671"&gt;ve&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_672"&gt;gençlik&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_673"&gt;aras&lt;/span&gt;ı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_674"&gt;ndaki&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_675"&gt;farkt&lt;/span&gt;ı bu.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_676"&gt;Aksiyon&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_677"&gt;sinemas&lt;/span&gt;ı bu &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_678"&gt;başkalaşma&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_679"&gt;çabas&lt;/span&gt;ı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_680"&gt;na&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_681"&gt;Hollywood'un&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_682"&gt;cevab&lt;/span&gt;ıydı. 90'&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_683"&gt;lardan&lt;/span&gt; 2000'&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_684"&gt;lere&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_685"&gt;gelinirken&lt;/span&gt; Hollywood &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_686"&gt;büyük&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_687"&gt;bir&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_688"&gt;büyüme&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_689"&gt;sürecine&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_690"&gt;girecekti&lt;/span&gt; (Bu &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_691"&gt;büyümenin&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_692"&gt;yar&lt;/span&gt;ısını &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_693"&gt;zaten&lt;/span&gt; James Cameron &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_694"&gt;tek&lt;/span&gt; başı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_695"&gt;na&lt;/span&gt; sı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_696"&gt;rtlam&lt;/span&gt;ıştır &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_697"&gt;herhalde&lt;/span&gt;) &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_698"&gt;Aksiyon&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_699"&gt;filmleri&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_700"&gt;de&lt;/span&gt; bu &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_701"&gt;trendin&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_702"&gt;bir&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_703"&gt;göstergesiydi&lt;/span&gt;. &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_704"&gt;Seyirciye&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_705"&gt;hareket&lt;/span&gt;, &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_706"&gt;heyecan&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_707"&gt;ve&lt;/span&gt; adrenalin &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_708"&gt;etkisi&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_709"&gt;yaşatmak&lt;/span&gt;. &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_710"&gt;Sonuçta&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_711"&gt;sinema&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_712"&gt;bir&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_713"&gt;şovdu&lt;/span&gt;, &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_714"&gt;ben&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_715"&gt;de&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_716"&gt;çok&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_717"&gt;sevmeye&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_718"&gt;başlam&lt;/span&gt;ıştım bu &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_719"&gt;şovu&lt;/span&gt;.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;90'&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_720"&gt;lar&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_721"&gt;benim&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_722"&gt;için&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_723"&gt;özellikle&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_724"&gt;aksiyon&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_725"&gt;filmlerinden&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_726"&gt;oluşan&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_727"&gt;bir&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_728"&gt;ağ&lt;/span&gt;ız tadı &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_729"&gt;edinme&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_730"&gt;çağ&lt;/span&gt;ı &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_731"&gt;oldu&lt;/span&gt;. &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_732"&gt;Bununla&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_733"&gt;birlikte&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_734"&gt;bir&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_735"&gt;değişim&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_736"&gt;daha&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_737"&gt;yaşad&lt;/span&gt;ım, &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_738"&gt;sinema&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_739"&gt;hakk&lt;/span&gt;ı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_740"&gt;nda&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_741"&gt;okumaya&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_742"&gt;başlad&lt;/span&gt;ım. &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_743"&gt;Asl&lt;/span&gt;ı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_744"&gt;nda&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_745"&gt;galiba&lt;/span&gt; bu &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_746"&gt;seyrettiğim&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_747"&gt;herhangi&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_748"&gt;bir&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_749"&gt;filmden&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_750"&gt;daha&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_751"&gt;çok&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_752"&gt;etki&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_753"&gt;yapm&lt;/span&gt;ış &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_754"&gt;olabilir&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_755"&gt;sinema&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_756"&gt;denilen&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_757"&gt;şeyden&lt;/span&gt; çı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_758"&gt;kartt&lt;/span&gt;ığım &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_759"&gt;anlamda&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_760"&gt;ve&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_761"&gt;ald&lt;/span&gt;ığım &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_762"&gt;keyifte&lt;/span&gt;. &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_763"&gt;Bir&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_764"&gt;sanat&lt;/span&gt;ı &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_765"&gt;takdir&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_766"&gt;etmek&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_767"&gt;ile&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_768"&gt;üzerinde&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_769"&gt;kafa&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_770"&gt;yormak&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_771"&gt;aras&lt;/span&gt;ı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_772"&gt;ndaki&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_773"&gt;çizgiyi&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_774"&gt;herhalde&lt;/span&gt; o &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_775"&gt;zamanlar&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_776"&gt;geçtim&lt;/span&gt;, &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_777"&gt;asl&lt;/span&gt;ı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_778"&gt;nda&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_779"&gt;bilmeden&lt;/span&gt;.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://3.bp.blogspot.com/_p1scy-qKQNQ/SxtlwUnIP2I/AAAAAAAAAIg/NyrtzrutzGs/s320/yaz.jpg" style="text-align: justify;float: right; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 10px; margin-left: 10px; cursor: pointer; width: 200px; height: 318px; " border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5412031258056736610" /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_780"&gt;Tabi&lt;/span&gt; bu &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_781"&gt;bir&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_782"&gt;döngüydü&lt;/span&gt;. &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_783"&gt;Okudukça&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_784"&gt;yeni&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_785"&gt;şeyler&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_786"&gt;öğrenip&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_787"&gt;beğenim &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_788"&gt;şekilleniyordu&lt;/span&gt;, &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_789"&gt;beğenim&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_790"&gt;şekillendikçe&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_791"&gt;okuduğum&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_792"&gt;şeylerden&lt;/span&gt; çı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_793"&gt;kartt&lt;/span&gt;ığım &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_794"&gt;anlam&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_795"&gt;farkl&lt;/span&gt;ı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_796"&gt;laş&lt;/span&gt;ı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_797"&gt;yordu&lt;/span&gt;. &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_798"&gt;Murathan&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_799"&gt;Mungan&lt;/span&gt;'ın &lt;i&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_800"&gt;Yaz&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_801"&gt;Sinemalar&lt;/span&gt;ı'&lt;/i&gt;nı &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_802"&gt;okumama&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_803"&gt;daha&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_804"&gt;bir&lt;/span&gt; 3-4 &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_805"&gt;sene&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_806"&gt;vard&lt;/span&gt;ı. &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_807"&gt;Ama&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_808"&gt;oradaki&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_809"&gt;anlam&lt;/span&gt;ı &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_810"&gt;biraz&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_811"&gt;biraz&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_812"&gt;yakalamaya&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_813"&gt;başlam&lt;/span&gt;ıştım bile. &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_814"&gt;Benimkisi&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_815"&gt;belki&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_816"&gt;de&lt;/span&gt; her &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_817"&gt;gencn&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_818"&gt;yaşad&lt;/span&gt;ığı &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_819"&gt;bir&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_820"&gt;varolma&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_821"&gt;hikayesi&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_822"&gt;içerisine&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_823"&gt;sineman&lt;/span&gt;ın &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_824"&gt;yedirilmesiydi&lt;/span&gt;. &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_825"&gt;Asl&lt;/span&gt;ı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_826"&gt;nda&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_827"&gt;sinema&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_828"&gt;kendi&lt;/span&gt; başı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_829"&gt;na&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_830"&gt;bir&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_831"&gt;yol&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_832"&gt;izlememişti&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_833"&gt;benim&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_834"&gt;hayat&lt;/span&gt;ı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_835"&gt;mda&lt;/span&gt;. &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_836"&gt;Sadece&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_837"&gt;benim&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_838"&gt;hayat&lt;/span&gt;ım &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_839"&gt;ile&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_840"&gt;kesişmiş&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_841"&gt;ve&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_842"&gt;eşlik&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_843"&gt;etmişti&lt;/span&gt;.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_844"&gt;Doksanlar&lt;/span&gt;ın &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_845"&gt;ortalar&lt;/span&gt;ı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_846"&gt;nda&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_847"&gt;değişimin&lt;/span&gt; her &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_848"&gt;şekli&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_849"&gt;iyiden&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_850"&gt;iyiye&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_851"&gt;hissedilmeye&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_852"&gt;başlad&lt;/span&gt;ı. &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_853"&gt;Türkiye'de&lt;/span&gt; dağıtıcı &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_854"&gt;firmalar&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_855"&gt;daha&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_856"&gt;cesur&lt;/span&gt;, &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_857"&gt;daha&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_858"&gt;iddial&lt;/span&gt;ı &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_859"&gt;bir&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_860"&gt;şekilde&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_861"&gt;sinemay&lt;/span&gt;ı &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_862"&gt;bir&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_863"&gt;zaman&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_864"&gt;öldürme&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_865"&gt;arac&lt;/span&gt;ı &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_866"&gt;olarak&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_867"&gt;değil&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_868"&gt;bir&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_869"&gt;rüya&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_870"&gt;alemi&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_871"&gt;olarak&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_872"&gt;ileri&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_873"&gt;sürmeye&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_874"&gt;başlad&lt;/span&gt;ı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_875"&gt;lar&lt;/span&gt;. &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_876"&gt;Türk&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_877"&gt;sinemas&lt;/span&gt;ı bile 80'&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_878"&gt;lerde&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_879"&gt;ve&lt;/span&gt; 90'&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_880"&gt;lar&lt;/span&gt;ın ilk &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_881"&gt;yar&lt;/span&gt;ısı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_882"&gt;nda&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_883"&gt;yaşad&lt;/span&gt;ığı &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_884"&gt;düşüşten&lt;/span&gt; ilk çıkış &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_885"&gt;sinyallerini&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_886"&gt;verdi&lt;/span&gt;. &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_887"&gt;Dünya&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_888"&gt;sinemas&lt;/span&gt;ı &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_889"&gt;zaten&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_890"&gt;ayr&lt;/span&gt;ı &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_891"&gt;denizlere&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_892"&gt;yelken&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_893"&gt;açm&lt;/span&gt;ıştı. &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_894"&gt;Sundance&lt;/span&gt; her &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_895"&gt;geçen&lt;/span&gt; yıl &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_896"&gt;biraz&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_897"&gt;daha&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_898"&gt;büyük&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_899"&gt;bir&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_900"&gt;olay&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_901"&gt;oluyordu&lt;/span&gt;, Cannes'ı bile &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_902"&gt;nerdeyse&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_903"&gt;geride&lt;/span&gt; bı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_904"&gt;rakmak&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_905"&gt;üzereydi&lt;/span&gt;. &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_906"&gt;Dünya&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_907"&gt;sinemas&lt;/span&gt;ı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_908"&gt;ndan&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_909"&gt;değişik&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_910"&gt;örneklerin&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_911"&gt;festivallerde&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_912"&gt;ödüller&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_913"&gt;almas&lt;/span&gt;ı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_914"&gt;na&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_915"&gt;dair&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_916"&gt;haberler&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_917"&gt;giderek&lt;/span&gt; artı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_918"&gt;yordu&lt;/span&gt;. &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_919"&gt;Şablon&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_920"&gt;sinemac&lt;/span&gt;ılığı &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_921"&gt;belki&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_922"&gt;hala&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_923"&gt;devam&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_924"&gt;ediyordu&lt;/span&gt; bu &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_925"&gt;işin&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_926"&gt;endüstriyel&lt;/span&gt; hale &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_927"&gt;geldiği&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_928"&gt;yerlerde&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_929"&gt;ama&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_930"&gt;değişik&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_931"&gt;şablonlar&lt;/span&gt;ın artık &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_932"&gt;piyasada&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_933"&gt;olduğu&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_934"&gt;kesindi&lt;/span&gt;.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://4.bp.blogspot.com/_p1scy-qKQNQ/SxtoTHjqJ5I/AAAAAAAAAIo/WDTs9sArPo0/s320/seven_ver1.jpg" style="text-align: justify;float: left; margin-top: 0px; margin-right: 10px; margin-bottom: 10px; margin-left: 0px; cursor: pointer; width: 209px; height: 320px; " border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5412034054871197586" /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Bu &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_935"&gt;değişimin&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_936"&gt;benim&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_937"&gt;sinama&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_938"&gt;hikayeme&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_939"&gt;yans&lt;/span&gt;ımasının ilk adımı &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_940"&gt;belki&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_941"&gt;de&lt;/span&gt; &lt;b&gt;&lt;i&gt;Se7en&lt;/i&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal;"&gt;'dır. Pitt,Freeman &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_942"&gt;ve&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_943"&gt;Paltrow'lu&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_944"&gt;kadronun&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_945"&gt;yerald&lt;/span&gt;ığı &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_946"&gt;filmin&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_947"&gt;karanl&lt;/span&gt;ık &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_948"&gt;öğeler&lt;/span&gt; barı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_949"&gt;nd&lt;/span&gt;ı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_950"&gt;rmas&lt;/span&gt;ını, &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_951"&gt;tuhaf&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_952"&gt;ve&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_953"&gt;şaş&lt;/span&gt;ırtıcı &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_954"&gt;olmas&lt;/span&gt;ını &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_955"&gt;bekliyordum&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_956"&gt;ama&lt;/span&gt; film &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_957"&gt;beklemediğim&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_958"&gt;şeyler&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_959"&gt;de&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_960"&gt;vermişti&lt;/span&gt;.&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_961"&gt;Eğlence&lt;/span&gt;, &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_962"&gt;neşe&lt;/span&gt;, &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_963"&gt;kahka&lt;/span&gt;, &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_964"&gt;heyecan&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_965"&gt;ve&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_966"&gt;hareket&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_967"&gt;vadeden&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_968"&gt;filmler&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_969"&gt;seyretmeye&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_970"&gt;al&lt;/span&gt;ı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_971"&gt;şm&lt;/span&gt;ış &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_972"&gt;bünyem&lt;/span&gt; Se7en &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_973"&gt;ile&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_974"&gt;bir&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_975"&gt;değişime&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_976"&gt;uğrad&lt;/span&gt;ı. &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_977"&gt;Çünkü&lt;/span&gt; bu film &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_978"&gt;bunlar&lt;/span&gt;ın &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_979"&gt;hiçbirini&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_980"&gt;vermek&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_981"&gt;için&lt;/span&gt; yapı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_982"&gt;lmam&lt;/span&gt;ıştı. &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_983"&gt;Bir&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_984"&gt;hikaye&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_985"&gt;anlat&lt;/span&gt;ı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_986"&gt;yordu&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_987"&gt;ve&lt;/span&gt; bu &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_988"&gt;hikayenin&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_989"&gt;etraf&lt;/span&gt;ı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_990"&gt;nda&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_991"&gt;mesajlar&lt;/span&gt;, &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_992"&gt;göndermeler&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_993"&gt;ile&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_994"&gt;doldurulmuş&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_995"&gt;bir&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_996"&gt;katman&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_997"&gt;vard&lt;/span&gt;ı. Bu &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_998"&gt;katman&lt;/span&gt;ı &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_999"&gt;ister&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1000"&gt;tamamen&lt;/span&gt; es &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1001"&gt;geçebiliyordunuz&lt;/span&gt;, &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1002"&gt;isterseniz&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1003"&gt;de&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1004"&gt;üzerinde&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1005"&gt;düşünüp&lt;/span&gt;, &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1006"&gt;kendinizi&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1007"&gt;yoklay&lt;/span&gt;ıp &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1008"&gt;filme&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1009"&gt;kat&lt;/span&gt;ı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1010"&gt;labiliyordunuz&lt;/span&gt;.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1011"&gt;Herhalde&lt;/span&gt; Se7en &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1012"&gt;ile&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1013"&gt;sinemaya&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1014"&gt;niçin&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1015"&gt;sanat&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1016"&gt;denildiğini&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1017"&gt;yavaş&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1018"&gt;yavaş&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1019"&gt;anlamaya&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1020"&gt;başlad&lt;/span&gt;ım. &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1021"&gt;Sevdim&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1022"&gt;de&lt;/span&gt; bu &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1023"&gt;işi&lt;/span&gt;. 96 &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1024"&gt;yaz&lt;/span&gt;ı, 97 &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1025"&gt;yaz&lt;/span&gt;ı... &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1026"&gt;Sinema&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1027"&gt;ile&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1028"&gt;dolu&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1029"&gt;geçen&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1030"&gt;günlerdi&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1031"&gt;benim&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1032"&gt;için&lt;/span&gt;.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1033"&gt;Nerdeyse&lt;/span&gt; her &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1034"&gt;bulduğum&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1035"&gt;şeyi&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1036"&gt;seyretmeye&lt;/span&gt;, &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1037"&gt;daha&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1038"&gt;çok&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1039"&gt;okumaya&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1040"&gt;başlad&lt;/span&gt;ım. İlk &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1041"&gt;defa&lt;/span&gt; Internet &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1042"&gt;girdi&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1043"&gt;hayat&lt;/span&gt;ımı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1044"&gt;za&lt;/span&gt;, &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1045"&gt;imdb&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1046"&gt;diye&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1047"&gt;bir&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1048"&gt;siteyi&lt;/span&gt; ilk &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1049"&gt;defa&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1050"&gt;keşfettim&lt;/span&gt;. &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1051"&gt;İnan&lt;/span&gt;ı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1052"&gt;lmaz&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1053"&gt;bir&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1054"&gt;tecrübeydi&lt;/span&gt;. &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1055"&gt;Bildiğim&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1056"&gt;tüm&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1057"&gt;filmler&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1058"&gt;ile&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1059"&gt;ilgili&lt;/span&gt; her &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1060"&gt;şey&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1061"&gt;vard&lt;/span&gt;ı. &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1062"&gt;Dublörlerin&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1063"&gt;soyadlar&lt;/span&gt;ı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1064"&gt;ndan&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1065"&gt;filmi&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1066"&gt;çekerken&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1067"&gt;nas&lt;/span&gt;ıl &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1068"&gt;acayip&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1069"&gt;olaylar&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1070"&gt;yaşad&lt;/span&gt;ı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1071"&gt;klar&lt;/span&gt;ı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1072"&gt;na&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1073"&gt;kadar&lt;/span&gt;.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://4.bp.blogspot.com/_p1scy-qKQNQ/SxtqbB4ehnI/AAAAAAAAAIw/7f5rlZM4bgQ/s320/eskiya.jpg" style="text-align: justify;float: right; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 10px; margin-left: 10px; cursor: pointer; width: 226px; height: 320px; " border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5412036389810112114" /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Sanırım bu &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1074"&gt;dönemde&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1075"&gt;izlediğim&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1076"&gt;tüm&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1077"&gt;filmler&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1078"&gt;bende&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1079"&gt;çok&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1080"&gt;derin &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1081"&gt;etkiler&lt;/span&gt; bı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1082"&gt;rakt&lt;/span&gt;ı. &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1083"&gt;Ama&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1084"&gt;baz&lt;/span&gt;ı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1085"&gt;lar&lt;/span&gt;ını &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1086"&gt;daha&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1087"&gt;kesinlikle&lt;/span&gt; bu &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1088"&gt;kategoriye&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1089"&gt;sokabilirim&lt;/span&gt;. &lt;i&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1090"&gt;Yavuz&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1091"&gt;Turgul&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;'&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1092"&gt;un&lt;/span&gt; &lt;b&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1093"&gt;Eşk&lt;/span&gt;ıya&lt;/i&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal;"&gt;'sı &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1094"&gt;bunlar&lt;/span&gt;ın &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1095"&gt;ilkiydi&lt;/span&gt;. &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1096"&gt;Eşkiya'n&lt;/span&gt;ın en &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1097"&gt;önemli&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1098"&gt;sihri&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1099"&gt;sinema&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1100"&gt;sanat&lt;/span&gt;ının &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1101"&gt;tüm&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1102"&gt;kurallardan&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1103"&gt;kal&lt;/span&gt;ı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1104"&gt;plardan&lt;/span&gt; bağımsız &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1105"&gt;olarak&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1106"&gt;bizim&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1107"&gt;bildiğimiz&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1108"&gt;bir&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1109"&gt;doğada&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1110"&gt;da&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1111"&gt;canlanabileceği&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1112"&gt;fikrini&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1113"&gt;kafama&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1114"&gt;sokmas&lt;/span&gt;ıydı.&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;80'&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1115"&gt;ler&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1116"&gt;ve&lt;/span&gt; 90'&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1117"&gt;lar&lt;/span&gt;ın başı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1118"&gt;nda&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1119"&gt;Türk&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1120"&gt;sinemas&lt;/span&gt;ının &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1121"&gt;halini&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1122"&gt;bilmeyenler&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1123"&gt;için&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1124"&gt;belki&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1125"&gt;Eşk&lt;/span&gt;ıya &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1126"&gt;çok&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1127"&gt;da&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1128"&gt;bir&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1129"&gt;şey&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1130"&gt;vaadetmeyen&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1131"&gt;orta&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1132"&gt;karar&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1133"&gt;bir&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1134"&gt;Türk&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1135"&gt;filmi&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1136"&gt;olarak&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1137"&gt;görünecektir&lt;/span&gt;. &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1138"&gt;Ama&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1139"&gt;Uğur&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1140"&gt;Yücel'in&lt;/span&gt;, &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1141"&gt;Yeşim&lt;/span&gt; Salkım &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1142"&gt;ve&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1143"&gt;Özkan&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1144"&gt;Uğur'un&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1145"&gt;oynad&lt;/span&gt;ığı &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1146"&gt;sahnede&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1147"&gt;kap&lt;/span&gt;ıya &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1148"&gt;att&lt;/span&gt;ığı &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1149"&gt;tekme&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1150"&gt;asl&lt;/span&gt;ı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1151"&gt;nda&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1152"&gt;bir&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1153"&gt;çok&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1154"&gt;kap&lt;/span&gt;ıyı &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1155"&gt;açt&lt;/span&gt;ı. &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1156"&gt;Türk&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1157"&gt;sinamas&lt;/span&gt;ı &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1158"&gt;için&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1159"&gt;açt&lt;/span&gt;ığı &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1160"&gt;kap&lt;/span&gt;ı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1161"&gt;lar&lt;/span&gt;ın &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1162"&gt;yan&lt;/span&gt;ı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1163"&gt;nda&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1164"&gt;benim&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1165"&gt;için&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1166"&gt;de&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1167"&gt;farkl&lt;/span&gt;ı &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1168"&gt;boyutlarda&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1169"&gt;düşünmeyi&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1170"&gt;bana&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1171"&gt;gösterdiği&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1172"&gt;için&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1173"&gt;Eşk&lt;/span&gt;ı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1174"&gt;ya'n&lt;/span&gt;ın &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1175"&gt;yeri&lt;/span&gt; hep &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1176"&gt;farkl&lt;/span&gt;ıdır.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1177"&gt;Eşk&lt;/span&gt;ı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1178"&gt;ya'n&lt;/span&gt;ın &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1179"&gt;başar&lt;/span&gt;ısının &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1180"&gt;zaten&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1181"&gt;neleri&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1182"&gt;getirdiğini&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1183"&gt;bugün&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1184"&gt;herkes&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1185"&gt;biliyor&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1186"&gt;görüyor&lt;/span&gt;. O &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1187"&gt;zaman&lt;/span&gt; bu &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1188"&gt;filmin&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1189"&gt;neden&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1190"&gt;böyle&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1191"&gt;önemli&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1192"&gt;olduğunu&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1193"&gt;görmüş&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1194"&gt;ve&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1195"&gt;hissetmiş&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1196"&gt;olmak&lt;/span&gt;, &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1197"&gt;filmden&lt;/span&gt; çıktığı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1198"&gt;mda&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1199"&gt;bir&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1200"&gt;gün&lt;/span&gt; bu satı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1201"&gt;rlar&lt;/span&gt;ı &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1202"&gt;yazacağ&lt;/span&gt;ı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1203"&gt;mdan&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1204"&gt;emin&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1205"&gt;olmak&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1206"&gt;sinema&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1207"&gt;yolculuğumdaki&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1208"&gt;kesinlikle&lt;/span&gt; en &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1209"&gt;önemli&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1210"&gt;anlardan&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1211"&gt;biriydi&lt;/span&gt;.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1212"&gt;Eşk&lt;/span&gt;ıya &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1213"&gt;dünyay&lt;/span&gt;ı &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1214"&gt;baştan&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1215"&gt;keşfetmemişti&lt;/span&gt;. &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1216"&gt;Yavuz&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1217"&gt;Turgul&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1218"&gt;tecrübeli&lt;/span&gt;, bu &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1219"&gt;işe&lt;/span&gt; yı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1220"&gt;llar&lt;/span&gt;ını &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1221"&gt;vererek&lt;/span&gt; bu &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1222"&gt;noktaya&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1223"&gt;gelmişti&lt;/span&gt;. &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1224"&gt;Ama&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1225"&gt;sonunda&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1226"&gt;keşfettiği&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1227"&gt;dünya&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1228"&gt;bambaşka&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1229"&gt;bir&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1230"&gt;dünya&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1231"&gt;olmuştu&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1232"&gt;benim&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1233"&gt;için&lt;/span&gt;, &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1234"&gt;Türk&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1235"&gt;sinemas&lt;/span&gt;ı &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1236"&gt;için&lt;/span&gt;.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://4.bp.blogspot.com/_p1scy-qKQNQ/SxttXCrWGzI/AAAAAAAAAI4/fc6bAAHXPZw/s320/Ulysses%27_Gaze_Poster.jpg" style="text-align: justify;float: left; margin-top: 0px; margin-right: 10px; margin-bottom: 10px; margin-left: 0px; cursor: pointer; width: 226px; height: 320px; " border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5412039619838876466" /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Bu &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1237"&gt;başka&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1238"&gt;ülke&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1239"&gt;sinemalar&lt;/span&gt;ı &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1240"&gt;için&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1241"&gt;de&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1242"&gt;ayn&lt;/span&gt;ı &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1243"&gt;şeyleri&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1244"&gt;yaşay&lt;/span&gt;ıp &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1245"&gt;yaşayamayacağ&lt;/span&gt;ımı ilk &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1246"&gt;merak&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1247"&gt;ettiğim&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1248"&gt;zamanlard&lt;/span&gt;ı. &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1249"&gt;Avrupa&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1250"&gt;filmlerini&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1251"&gt;de&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1252"&gt;seyretmeye&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1253"&gt;başlad&lt;/span&gt;ım. &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1254"&gt;Theodorus&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1255"&gt;Angelopoulos&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1256"&gt;ayn&lt;/span&gt;ı &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1257"&gt;şeyi&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1258"&gt;Balkanlar&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1259"&gt;için&lt;/span&gt; yapı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1260"&gt;yordu&lt;/span&gt; &lt;b&gt;&lt;i&gt;To &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1261"&gt;Vlemma&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1262"&gt;Tou&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1263"&gt;Odyssea&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal;"&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1264"&gt;ile&lt;/span&gt;. &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1265"&gt;Balkanlar&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1266"&gt;komünist&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1267"&gt;parçalanmadan&lt;/span&gt; çıkmış, &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1268"&gt;Yugoslavya&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1269"&gt;iç&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1270"&gt;savaş&lt;/span&gt;ının &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1271"&gt;dehşeti&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1272"&gt;ile&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1273"&gt;sars&lt;/span&gt;ı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1274"&gt;lm&lt;/span&gt;ıştı o &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1275"&gt;günlerde&lt;/span&gt;. &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1276"&gt;Filmde&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1277"&gt;de&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1278"&gt;kendini&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1279"&gt;arayan&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1280"&gt;asl&lt;/span&gt;ı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1281"&gt;nda&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1282"&gt;Balkanlard&lt;/span&gt;ı &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1283"&gt;sadece&lt;/span&gt;.&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1284"&gt;Hikaye&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1285"&gt;baz&lt;/span&gt;ı &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1286"&gt;yönleriyle&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1287"&gt;yabanc&lt;/span&gt;ı, &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1288"&gt;baz&lt;/span&gt;ı &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1289"&gt;yönleriyle&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1290"&gt;çok&lt;/span&gt; tanıdıktı. &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1291"&gt;Yoğun&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1292"&gt;bir&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1293"&gt;sinema&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1294"&gt;nas&lt;/span&gt;ıl &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1295"&gt;olur&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1296"&gt;onu&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1297"&gt;gösterdi&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1298"&gt;bana&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1299"&gt;Angelopoulos'un&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1300"&gt;filmi&lt;/span&gt;. &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1301"&gt;Özellikle&lt;/span&gt; yı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1302"&gt;llar&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1303"&gt;sonra&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1304"&gt;filmi&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1305"&gt;kafamda&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1306"&gt;tekrar&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1307"&gt;tekrar&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1308"&gt;tartt&lt;/span&gt;ığı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1309"&gt;mda&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1310"&gt;bana&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1311"&gt;anlamsal&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1312"&gt;olarak&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1313"&gt;bir&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1314"&gt;çok&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1315"&gt;ipucu&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1316"&gt;verdiğini&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1317"&gt;ve&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1318"&gt;beğenmek&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1319"&gt;ile&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1320"&gt;beğenmemek&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1321"&gt;aras&lt;/span&gt;ı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1322"&gt;ndaki&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1323"&gt;çizgiyi&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1324"&gt;benim&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1325"&gt;için&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1326"&gt;çok&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1327"&gt;netleştirdiğini&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1328"&gt;gördüm&lt;/span&gt;. &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1329"&gt;Bir&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1330"&gt;filmin&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1331"&gt;içerisinden&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1332"&gt;neleri&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1333"&gt;sevip&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1334"&gt;neleri&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1335"&gt;sevemediğimi&lt;/span&gt; çı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1336"&gt;kartmaya&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1337"&gt;başlam&lt;/span&gt;ıştım. &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1338"&gt;Kendimi&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1339"&gt;yönetmenin&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1340"&gt;de&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1341"&gt;yerine&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1342"&gt;koyabiliyordum&lt;/span&gt;, &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1343"&gt;senaristin&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1344"&gt;de&lt;/span&gt;.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1345"&gt;Daha&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1346"&gt;sonra&lt;/span&gt; 96 &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1347"&gt;senesinde&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1348"&gt;hikayenin&lt;/span&gt; başı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1349"&gt;ndaki&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1350"&gt;şahsiyet&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1351"&gt;Tarantino&lt;/span&gt;, tam &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1352"&gt;da&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1353"&gt;hikayenin&lt;/span&gt; başı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1354"&gt;nda&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1355"&gt;belirttiğim&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1356"&gt;şekilde&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1357"&gt;hayat&lt;/span&gt;ıma &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1358"&gt;girdi&lt;/span&gt;. &lt;b&gt;&lt;i&gt;Pulp Fiction&lt;/i&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal;"&gt; 94 yapımıydı, 95 &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1359"&gt;de&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1360"&gt;Cannes'de&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1361"&gt;özel&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1362"&gt;ödül&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1363"&gt;alm&lt;/span&gt;ıştı. &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1364"&gt;Tabi&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1365"&gt;medyada&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1366"&gt;daha&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1367"&gt;çok&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1368"&gt;öldü&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1369"&gt;san&lt;/span&gt;ı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1370"&gt;lan&lt;/span&gt; John &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1371"&gt;Travolta'n&lt;/span&gt;ın &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1372"&gt;yaşad&lt;/span&gt;ığını &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1373"&gt;bize&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1374"&gt;göstermesiyle&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1375"&gt;ve&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1376"&gt;malum&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1377"&gt;dans&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1378"&gt;figürüyle&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1379"&gt;meşhur&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1380"&gt;olmuştu&lt;/span&gt;. &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1381"&gt;Filmi&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1382"&gt;bir&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1383"&gt;tekrar&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1384"&gt;gösterimde&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1385"&gt;Kavakl&lt;/span&gt;ı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1386"&gt;dere&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1387"&gt;Sinemas&lt;/span&gt;ı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1388"&gt;nda&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1389"&gt;izledim&lt;/span&gt;. &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1390"&gt;Yazd&lt;/span&gt;ı. &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1391"&gt;Bir&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1392"&gt;çok&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1393"&gt;şeydi&lt;/span&gt; film &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1394"&gt;benim&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1395"&gt;için&lt;/span&gt;. O &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1396"&gt;kadar&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1397"&gt;çok&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1398"&gt;şeydi&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1399"&gt;ki&lt;/span&gt; bu &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1400"&gt;resim&lt;/span&gt; yı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1401"&gt;llarca&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1402"&gt;odam&lt;/span&gt;ın &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1403"&gt;duvar&lt;/span&gt;ı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1404"&gt;nda&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1405"&gt;kald&lt;/span&gt;ı:&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;img src="http://2.bp.blogspot.com/_p1scy-qKQNQ/SxtvHLhcnVI/AAAAAAAAAJA/OXZYbnHJbns/s320/pulp_fiction.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5412041546358627666" style="text-align: justify;display: block; margin-top: 0px; margin-right: auto; margin-bottom: 10px; margin-left: auto; cursor: pointer; width: 320px; height: 240px; " /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1406"&gt;Tarantino&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1407"&gt;daha&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1408"&gt;önce&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1409"&gt;görülmemiş&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1410"&gt;bilinmemiş&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1411"&gt;bir&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1412"&gt;şey&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1413"&gt;yapmam&lt;/span&gt;ıştı &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1414"&gt;asl&lt;/span&gt;ı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1415"&gt;nda&lt;/span&gt;. &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1416"&gt;Tabi&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1417"&gt;benim&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1418"&gt;için&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1419"&gt;farkl&lt;/span&gt;ıydı &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1420"&gt;bir&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1421"&gt;çok&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1422"&gt;şey&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1423"&gt;filmdeki&lt;/span&gt;. &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1424"&gt;Butch'un&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1425"&gt;hikayesini&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1426"&gt;seyredip&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1427"&gt;bitirmemizden&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1428"&gt;sonra&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1429"&gt;üçüncü&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1430"&gt;bölümün&lt;/span&gt; Jackson'ın &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1431"&gt;sesinden&lt;/span&gt; "And I will strike down upon thee..." &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1432"&gt;diye&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1433"&gt;başlamas&lt;/span&gt;ı &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1434"&gt;adeta&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1435"&gt;sinema&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1436"&gt;dünyas&lt;/span&gt;ı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1437"&gt;nda&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1438"&gt;büyülü&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1439"&gt;bir&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1440"&gt;yolculuğa&lt;/span&gt; çı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1441"&gt;kartm&lt;/span&gt;ıştı &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1442"&gt;beni&lt;/span&gt;. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1443"&gt;Tarantino'nun&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1444"&gt;anlatt&lt;/span&gt;ığı &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1445"&gt;hikaye&lt;/span&gt; tam &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1446"&gt;anlam&lt;/span&gt;ı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1447"&gt;yla&lt;/span&gt; postmodern &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1448"&gt;bir&lt;/span&gt; pulp &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1449"&gt;fikayeydi&lt;/span&gt;. &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1450"&gt;Kurgu&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1451"&gt;zaten&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1452"&gt;başyap&lt;/span&gt;ı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1453"&gt;tt&lt;/span&gt;ı. &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1454"&gt;Bunun&lt;/span&gt; dışı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1455"&gt;nda&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1456"&gt;filmin&lt;/span&gt; her &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1457"&gt;karesinden&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1458"&gt;bal&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1459"&gt;daml&lt;/span&gt;ı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1460"&gt;yordu&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1461"&gt;nerdeyse&lt;/span&gt;. &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1462"&gt;Bir&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1463"&gt;dünya&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1464"&gt;kurmuştu&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1465"&gt;Tarantino&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1466"&gt;ve&lt;/span&gt; bu &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1467"&gt;dünyay&lt;/span&gt;ı &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1468"&gt;bize&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1469"&gt;yaşatm&lt;/span&gt;ıştı.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1470"&gt;Tarantino&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1471"&gt;bir&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1472"&gt;yandan&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1473"&gt;hayran&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1474"&gt;olunacak&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1475"&gt;bir&lt;/span&gt; iş çı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1476"&gt;kartm&lt;/span&gt;ıştı, &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1477"&gt;öbür&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1478"&gt;yandan&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1479"&gt;da&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1480"&gt;yapt&lt;/span&gt;ığı &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1481"&gt;şey&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1482"&gt;basit&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1483"&gt;bir&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1484"&gt;hikayeyi&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1485"&gt;al&lt;/span&gt;ıp &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1486"&gt;olabilecek&lt;/span&gt; en &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1487"&gt;iyi&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1488"&gt;işi&lt;/span&gt; çı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1489"&gt;karmaktan&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1490"&gt;ibaretti&lt;/span&gt;. &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1491"&gt;Onun&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1492"&gt;hakk&lt;/span&gt;ı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1493"&gt;nda&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1494"&gt;okudukça&lt;/span&gt; bu &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1495"&gt;çok&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1496"&gt;da&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1497"&gt;şaş&lt;/span&gt;ı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1498"&gt;rtmam&lt;/span&gt;ıştı &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1499"&gt;beni&lt;/span&gt;. &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1500"&gt;İhtiyac&lt;/span&gt;ı &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1501"&gt;olan&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1502"&gt;herşey&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1503"&gt;zaten&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1504"&gt;bir&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1505"&gt;zamanlar&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1506"&gt;çal&lt;/span&gt;ıştığı video &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1507"&gt;dükkan&lt;/span&gt;ı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1508"&gt;nda&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1509"&gt;vard&lt;/span&gt;ı. O &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1510"&gt;da&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1511"&gt;dünyay&lt;/span&gt;ı &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1512"&gt;baştan&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1513"&gt;keşfetmemişti&lt;/span&gt;. &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1514"&gt;Ama&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1515"&gt;kendi&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1516"&gt;bakt&lt;/span&gt;ığı &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1517"&gt;gibi&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1518"&gt;bakmam&lt;/span&gt;ızı &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1519"&gt;sağlayarak&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1520"&gt;bize&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1521"&gt;yeni&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1522"&gt;bir&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1523"&gt;dünya&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1524"&gt;vermişti&lt;/span&gt;.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1525"&gt;Büyük&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1526"&gt;bir&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1527"&gt;heyecanla&lt;/span&gt; &lt;i&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1528"&gt;Rezervuar&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1529"&gt;Köpekleri&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/i&gt;'&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1530"&gt;ni&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1531"&gt;bulup&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1532"&gt;seyrettim&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1533"&gt;daha&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1534"&gt;sonra&lt;/span&gt;. &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1535"&gt;İşte&lt;/span&gt; bu &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1536"&gt;dedim&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1537"&gt;gecenin&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1538"&gt;bir&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1539"&gt;vakti&lt;/span&gt;. Her &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1540"&gt;şey&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1541"&gt;olmas&lt;/span&gt;ı &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1542"&gt;gerektiği&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1543"&gt;gibiydi&lt;/span&gt;. &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1544"&gt;Biraz&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1545"&gt;daha&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1546"&gt;ileri&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1547"&gt;götürdüm&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1548"&gt;işi&lt;/span&gt; &lt;i&gt;&lt;b&gt;True Romance&lt;/b&gt;&lt;/i&gt;, &lt;i&gt;&lt;b&gt;Natural Born Killers&lt;/b&gt;&lt;/i&gt;... &lt;i&gt;&lt;b&gt;Crimson Tide&lt;/b&gt;&lt;/i&gt;'&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1549"&gt;da&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1550"&gt;da&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1551"&gt;onun&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1552"&gt;parmağ&lt;/span&gt;ı &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1553"&gt;olduğunu&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1554"&gt;öğrenince&lt;/span&gt; "&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1555"&gt;Biliyordum&lt;/span&gt;!" &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1556"&gt;dedim&lt;/span&gt;. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://3.bp.blogspot.com/_p1scy-qKQNQ/Sxtz8YPQJxI/AAAAAAAAAJQ/GMOetKthrc8/s320/usual-suspects-spacey_l.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5412046858351552274" style="text-align: justify;float: right; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 10px; margin-left: 10px; cursor: pointer; width: 320px; height: 240px; " /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;On yı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1557"&gt;ldan&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1558"&gt;fazla&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1559"&gt;zaman&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1560"&gt;geçti&lt;/span&gt; o &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1561"&gt;günden&lt;/span&gt; bu &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1562"&gt;güne&lt;/span&gt;. &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1563"&gt;Sinema&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1564"&gt;zevkim&lt;/span&gt;, &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1565"&gt;sinemadan&lt;/span&gt; çı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1566"&gt;kartt&lt;/span&gt;ığım &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1567"&gt;anlam&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1568"&gt;ama&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1569"&gt;galiba&lt;/span&gt; o &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1570"&gt;dönem&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1571"&gt;ne&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1572"&gt;ald&lt;/span&gt;ı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1573"&gt;ysam&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1574"&gt;onunla&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1575"&gt;şekillendi&lt;/span&gt;. &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1576"&gt;Tarantino'ya&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1577"&gt;aslan&lt;/span&gt; payını &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1578"&gt;vermek&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1579"&gt;çok&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1580"&gt;da&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1581"&gt;yanl&lt;/span&gt;ış &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1582"&gt;değil&lt;/span&gt; bu &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1583"&gt;süreçte&lt;/span&gt;. &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1584"&gt;Bir&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1585"&gt;de&lt;/span&gt; Bryan &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1586"&gt;Singer'a&lt;/span&gt; &lt;i&gt;&lt;b&gt;The Usual Suspects&lt;/b&gt;&lt;/i&gt;'i &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1587"&gt;yapt&lt;/span&gt;ığı &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1588"&gt;için&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1589"&gt;teşekkür&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1590"&gt;etmem&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1591"&gt;laz&lt;/span&gt;ım. O &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1592"&gt;da&lt;/span&gt; bu &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1593"&gt;değişimde&lt;/span&gt; en &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1594"&gt;az&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1595"&gt;Tarantino&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1596"&gt;kadar&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1597"&gt;etkiliydi&lt;/span&gt;. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Bu &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1598"&gt;filmlerin&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1599"&gt;bana&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1600"&gt;öğrettiği&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1601"&gt;çok&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1602"&gt;temel&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1603"&gt;iki&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1604"&gt;şey&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1605"&gt;vard&lt;/span&gt;ı. &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1606"&gt;Birincisi&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1607"&gt;sinema&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1608"&gt;bir&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1609"&gt;hikaye&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1610"&gt;anlatma&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1611"&gt;arac&lt;/span&gt;ıdır. &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1612"&gt;Oynatt&lt;/span&gt;ığınız &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1613"&gt;oyuncular&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1614"&gt;bir&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1615"&gt;filmi&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1616"&gt;bir&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1617"&gt;yerlere&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1618"&gt;götürür&lt;/span&gt;, &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1619"&gt;yaratt&lt;/span&gt;ığını &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1620"&gt;görsellik&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1621"&gt;bir&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1622"&gt;filmi&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1623"&gt;bir&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1624"&gt;yerlere&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1625"&gt;götürür&lt;/span&gt;. &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1626"&gt;Ama&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1627"&gt;sonunda&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1628"&gt;seyirci&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1629"&gt;biraz&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1630"&gt;fark&lt;/span&gt;ı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1631"&gt;ndaysa&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1632"&gt;sinema&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1633"&gt;ne&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1634"&gt;demek&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1635"&gt;bir&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1636"&gt;aktörü&lt;/span&gt; ya &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1637"&gt;da&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1638"&gt;bir&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1639"&gt;görsel&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1640"&gt;öğeyi&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1641"&gt;görmeye&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1642"&gt;değil&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1643"&gt;hikayeyi&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1644"&gt;görmeye&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1645"&gt;geliyordur&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1646"&gt;salona&lt;/span&gt;. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1647"&gt;İkincisi&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1648"&gt;ise&lt;/span&gt; sinema bir hikaye anlatma sanatıdır. Hikaye orada olabilir, bu işin yarısıdır. Fakat hikayeyi iyi anlatmak hiç bir formülü olmayan bir sanattır. Seyirciye verecekleriniz, vermeyecekleriniz, gösterecekleriniz, göstermeyecekleriniz. Hepsi herşeyi değiştirir. Filmler mozaik gibidir. Her parça hikayeyi bir noktaya taşır. Filmin ne kadar başarılı olduğu ise mozaiğin bütünlüğüne ve parçaların tek tek kalitesine de bağlıdır.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;O günlerden bu günlere sinema beğenimdeki belki de tek ciddi değişiklik artık filmlere daha az ön yargıyla bakmam. Atilla Dorsay'ın filmleri vaadedikleriyle yargılama teorisine yıllarca karşı çıktım. Üniversite'de film dersi alıp seyredilebilecek en sanatsal filmleri de gördüm. Aynı zamanda şanslı bir çağın seyircisiydim. &lt;i&gt;&lt;b&gt;Star Wars Prequel&lt;/b&gt;&lt;/i&gt;, &lt;i&gt;&lt;b&gt;Matrix&lt;/b&gt;&lt;/i&gt;, &lt;i&gt;&lt;b&gt;X-Men&lt;/b&gt;&lt;/i&gt;, &lt;i&gt;&lt;b&gt;Lord of the Rings&lt;/b&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-style: normal;"&gt; efsanelerini birebir sinemada seyrettim. Bunun sonunda da iki dünya olduğunu ve iki dünyanın da gerekli olduğunu kabul ettim sanırım. &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Filmleri vaadettikleriyle yargılamak bir zorunluluktu. Bir Peter Greenaway filminden doğallık beklemek, bir Roland Emerich filminde karakter profilleri görmeye çalışmak, bir Coen kardeşler filminde kahkahalar ummak çoğu zaman filme haksızlık etmekti. Tabi insan elitist bir beğeniye sıkışıp sadece bu beğeniye hitap eden filmlerle de haşır neşir olabilir. Galiba her sinemasever sinemaya belirli bir miktardan çok ilgi gösterirse hayatının bir döneminde bu entel bakış açısını taşımakta. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Ama sonuçta sanat insana dolu bir şeyler vermek üzerine kurulu. Da Vinci ile Warhol arasındaki en önemli benzerlik de bu. İnsan bu iki sanatçının eserlerinde de kendinden bir şeyler koyması gereken bir içerik bombardımanı buluyor. Sanatsal beğeni de sanatseverin bu boş yerleri nasıl doldurduğuna kalıyor. Sinemanın da farklı olması için bir sebep yok. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Tarantino konusuna geri dönersek aslında söylenecek herşeyi söyledim satır aralarında. Tarantino Pulp Fiction'dan sonra Jackie Brown'ı yaptığı zaman anlamaz gözlerle baktım. &lt;i&gt;&lt;b&gt;Kill Bill&lt;/b&gt;&lt;/i&gt;'in önünde eğilmemek mümkün değildi. Yine yapacağını yapmıştı. Grindhouse'u seyretmeyi hala reddediyorum. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Ama sonuçta bu beğeni ve anlam meselesi Tarantino ve benim onun sanatında boş bıraktığı yerleri doldurmam etrafında dönüyor. Pulp Fiction bu açıdan benim duygusal olarak da, kendi sinema maceram açısından da en çok bağlandığım, belki en çok sahiplendiğim film oldu. Jackie Brown ile (ilk başta olmasa da Inglourious Basterds ile birlikte değerlendirdiğim zaman) anladım ki Tarantino kökleri o video dükkanına giden kültürlerden besleniyor ve alacağınız tad o kültür damarlarına ne kadar yakın olduğunuza bağlı. Kill Bill ile o damara yakınlaştık. Inglourious Basterds ise belki de bu yüzden başyapıt mertebesine yükselemedi gözümde.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Tarantino'nun başyapıtı diyince bunun bir türü yeniden tanımlayan ve karmaşık bir deneme olması gerektiğine inandığım kesin. Kill Bill bunu sadece iki film olmasıyla kaçırıyordu. Pulp Fiction onikiden vurmuştu hedefi. Rezervuar Köpekleri, Jackie Brown ve Grindhouse ise birer deneme olarak başlayıp farklı yerlere giden işlerdi. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Bu açıdan Basterds deneme olarak başlıyor, biraz daha ileri gidiyor, ama bir noktada düğümlenip kalıyor. Bilemiyorum, bu biraz çok güzel bir yemeğin "Ya şusu eksik" olması durumuna benziyor. Ama Tarantino'nun daha iyisini yapabileceği benim için kesin. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Aslında burada kişisel bir macerayı anlatabildim sadece film hakkında pek bir şey söyleyemedim. Bitiriken şu filmlere ve yönetmenlerine de saygı duymak gerek galiba.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Wes Craven - Scream&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Stanley Kubrick - Eyes Wide Shut&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Clint Eastwood - The Unforgiven, Million Dolar Baby&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Akira Kurosawa - Ran&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Coen Kardeşler - Blood Simple&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Pixar - Dreamwork Animasyonları, özellikle Toy Story, Shrek, Ant-Z ve Ice Age&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Peter Weir - Truman Show&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Yılmaz Erdoğan - Vizontele&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Zhang Yimou - Hero&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Peter Greenaway - The Cook, The Thief, His Wife, Her Lover&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Orson Wells - Citizen Kane&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Steven Spielberg - Amistad, Saving Private Ryan, Munich&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Alejandro Gonzalez Inarritu - Amores Perros&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Christopher Nolan - Memento&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Luc Besson - Leon&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Sem Mendes -American Beauty&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Robert Zemeckis - Back to the Future Serisi&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Frank Miller - Sin City&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Robert Rodrigues - From Dusk Till Dawn, Sin City&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Woody Allen - Annie Hall, Deconstructing Harry&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Guy Ritchie - Snatch&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Danny Boyle - Trainspotting&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Brian De Palma - Scarface, Carlitto's Way&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Gore Vebinski - Pirates of the Caribbean : The Curse of the Black Pearl&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Terry Gilliam - 12 Monkeys&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Kevin Costner - Dances With Wolves, Waterworld&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;ve diğer unuttuklarım.&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/883749130613804585-2359998880297414148?l=utkuerd.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://utkuerd.blogspot.com/feeds/2359998880297414148/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=883749130613804585&amp;postID=2359998880297414148' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/883749130613804585/posts/default/2359998880297414148'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/883749130613804585/posts/default/2359998880297414148'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://utkuerd.blogspot.com/2009/12/soru-bir-filmi-guzel-yapan-nedir-biraz.html' title='Sinemasal Anlam ve Beğeni'/><author><name>Utku Erdoğdu</name><uri>https://profiles.google.com/112954716943711118052</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh3.googleusercontent.com/-wMHJCww-Ht0/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAAY0/VKJOy6E5xTE/s512-c/photo.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_p1scy-qKQNQ/SxtwhKqUZRI/AAAAAAAAAJI/OQ3kTEbv8ss/s72-c/inglourious-basterds-wallpa.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-883749130613804585.post-4585931257748978416</id><published>2009-11-28T02:07:00.005+02:00</published><updated>2009-12-06T12:25:08.835+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Anı'/><title type='text'>Ankara Calgary Son</title><content type='html'>(Bundan önceki bölümlerin her birinde biraz daha tepetaklak gitmişti işler. Bundan sonra düzeldiğinden bazı şeyler tek bölümde bitiriyorum)&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Uçak yolculuğu rahattı. Pencere kenarındaki ikili koltuklardan koridor tarafına bakan koltukta oturuyordum. Okyanus aşan uçakların konforu şahaneymiş gerçekten. Biraz dergi okudum. İki kere yemek servisi, bir kere atıştırma servisi dolaştı, tıkındım. Onlar dışında paso önümdeki interaktif eğlence zımbırtısıyla ilgilendim. Tavla oynadım, haritada google earthcülük oynadım, Death Note'un filmini buldum zıpladım seyrettim hemen ne kadar yavan olsa da. X-Men seyrettim herhalde onuncu kez. Romantik komedi dünyasına dönüş yaptım The Proposal ile.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Hala gergindim biraz aslında. Uçağın 1:30 saat geç kalkması, tam kalkmak üzereyken teknik aksaklıktan dolayı geri dönmesi filan da biraz gerginliği arttırdı ama yolculuğun böyle az yorucu olması mutlu etti beni.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Toronto'ya indiğimizde yeni gece olmuştu. Batıya doğru güneş ile yarışarak gittik ama güneş biraz daha hızlıydı bizden tabi. Toronto'ya rota düz çizgiymiş direk. Bulgaristan, Avusturya, Almanya,Fransa,İngiltere,İrlanda üzerinden okyanusa çıkıyor, Grönland'ın tam güney ucundan geçip Labrador'dan Kanada'ya girdi uçak ve dümdüz Toronto'ya uçtu.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Lester Pearson havalanında bir çok gate birleşip kocaman bir gümrük alanına açılıyordu. Önce yanınızda getirdiklerinizden declare etmeniz gerekenleri belirttiğiniz bir form dolduruyorsunuz. Bir an ne yapacağımı bilemedim. Bavuldaki çaylar, kahveler, fıstıklar, cevizli sucuklar ne olacak diye düşündüm. Tabi ortada bavul olmaması da ayrı bir durumdu. Sonunda yiyecek olduğunu işaretledim, yanımda olmayan şeyler getirdiğimi de işaretledim. Pasaport kontrolündeki görevliye durumuanlattım. İki kaleme de OK yazdı, geçtim. Göçmenlik bürosuna gidip çalışma iznimi aldım. İlk gördüğüm Kanadalıları biraz inceledim. Tim Hortons efsanesine ilk defa tanık oldum.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Gümrükten çıkıp da bavul alma bölümüne geçtim daha sonra. Bir umut bavullara bakayım dedim. Bizim uçağın bavullarının indiği banta gitmem ve bavullarımdan birinin yerde durduğunu görmemle ağzım açık kaldı. Bavulları indiren zenci abiye sarılacaktım heyecandan. Biraz bekledim, diğer bavul da geldi. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bir şekilde İstanbul'da bavulları iç hatta aktarmamışlardı. Ya bulamadıklarından ya da aksaklık sonucu. Bavullar transit Toronto etiketleriyle durmaya devam ediyorlardı. Bir şekilde de cumaretsi günkü uçağı kaçırdıklarını gören biri pazartesi uçağına aktarmıştı bavulları. Ama hala elektronik sistemde nasıl görünmüyorlardı şu ana dek hala anlayamadığım bir durum.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bavullar için bir araba aldıktan sonra Türk Hava Yollarının kayıp eşya masasına gittim, amacım kayıp bavul raporunu iptal ettirtmekti. Masada iki üç kişi vardı. Bir süre bekledikten sonra "Şimdi onlar düşünsün" diyip basıp gittim. Gümrükten çıkarken bavullarımı bulduğumu belirtmem gerekir mi tekrar diye düşündüm de içimden "Salla" diyip çıktım.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bir sonraki adım Toronto-Calgary uçuşuydu. Tek problemim nerden kalkacağından emin olmamamdı. Toronto Pearson'da 3 tane terminal var. Sanırım 2. terminal ilk terminalin uzantısı gibi. Ama 3. terminal ayrı bir yerde. Westjet'in 3'den kalktığını hatırlıyordum hayal meyal ama emin değildim, bakarım ya nasılsa bir Internet alıp diye sallamıştım daha önce. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bir yere oturdum ve bir Internet aldım. Fakat bir tuhaftı Internet. Sadece Westjet'in ana sayfasına ve Google'a bağlanabiliyordum. Başka bir yere bağlanamıyordum. Zaten cep telefonum da çalışmıyordu. İçimden "Sıçtık" demeye başlamıştım. Kanada'nın telekominikasyon altyapısı bende soru işaretleri bıraktı iyice.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Biraz doladım Westjet sayfasında ama bir şey bulamadım. Uçağın C25'den kalkacağı yazıyordu ama C25 neredeydi bir ibare yoktu. Daha sonra "Westjet Lester Pearson Toronto Terminal 3" filan diye aratınca gerçekten WestJet'in 3. terminalden kalktığını öğrendim. Oraya doğru yollanmaya başladım. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Tabi bir bavul arabasıyla bu iş zor oldu biraz. Bir merdiveni gösteren oka kadar rahat geldim de. Asansör imdada yetişti o noktada da. En sonunda Deeprun Tram kılıklı bir hafif raylı trenin istasyonuna çıktım ve diğer terminale o trenle ulaştım. Diğer terminal daha küçüktü, biraz Finlandiya'daki otobüs terminaline benziyordu. Air Canada dışındaki küçük firmalar, Küba, Güney Amerika ve Karayip gibi yerlerin havayolu şirketleri buradan uçuyordu. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Biraz dolandım sonra check-in'e girdim. Bavulların biri ağırlık problemi çıkarttı. İçimden Türk Hava Yolları kadar toleranslı değiller diyip kendimle çeliştim bir an. O kadar bezmiştim ki bavul işinden neyse parası verelim olayına girdim. $50 CAD daha bayılıp bavulları verdim. Son düzlüğe girmiştik.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Biraz dolaştım terminalde. Pizza Pizza diye bir yer görünce daldım hemşerim nerdensin diye, Çinli çıktı. Bir dilim pizza yedim Kanada'daki ilk yemeğim olarak. Amerikanpriz2Avrupafiş dönüştürücü aldım bir. Üç gündür ilk defa kaygısızca oturup uçağı beklemeye başladım. Hintliler ağırlıktaydı Pearson'da, azcık Çinli vardı. Kanadalı'ya benzeyen bir şey yoktu. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Uçağa 1 saat kala gate'e doğru yollandım. Herhalde low profile gösteremedim bir manual search'e maruz kaldık karambole. Abi çok nazikti yanlız erojen bölgelerimi aramadan önce uyarıyordu.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;9'da uçağa bindik ve kalktı uçak 10 dk. bir gecikmeyle. Hayatımda ilk defa yabancı bir havayolunun uçağına binmiştim ve hayatımda ilk defa boş konuşmayan bir kaptan pilot gördüm. Adam güzelce niye geç kaldığımızı, nasıl bir rotadan gideceğimizi, havanın uçuşu nasıl etkileyeceğini açıkladı. Genç biriydi, demek ki hava kuvvetleri eskilerini toplayan bizim havayolları o kadar da doğru yolda değiller &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;WestJet uçağında ikram orta karardı, eğlence olarak da TV vardı her koltukta. Biraz kitabımı okusam da sonra TV de NFL pazartesi gecesi maçını seyretmeye başladım adaptasyon sürecinin bir parçası olarak. Tabi bir yerde artık vücut yeter demeye başladı, uykum geldi ve sızdım. 4 saatlik yolculuk parça parça uyuyarak, parça parça ikramdan aldığım suları içerek, parça parça da insanları inceleyerek geçti.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Calgary seyrek ışıkladan oluşan bir şehirdi. İlk şaşırtan şey buydu beni. Sonra anladım tabi neden. Yerel saatle 23:15 gibi indik Calgary'e. Reda Hoca bekliyordu yolcu bölümü çıkışında.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ankara'da evden çıkalı 64 saat civarı olmuştu. Bavullarımı kaybedip bulmuştum. İner inmez götüm donmaya başlamıştı. Bir sürü bilinmeze doğru gidiyordum. Esas yazılacaklar - başta doktora tezi olmak üzere- bundan sonraydı.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/883749130613804585-4585931257748978416?l=utkuerd.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://utkuerd.blogspot.com/feeds/4585931257748978416/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=883749130613804585&amp;postID=4585931257748978416' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/883749130613804585/posts/default/4585931257748978416'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/883749130613804585/posts/default/4585931257748978416'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://utkuerd.blogspot.com/2009/11/ankara-calgary-son.html' title='Ankara Calgary Son'/><author><name>Utku Erdoğdu</name><uri>https://profiles.google.com/112954716943711118052</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh3.googleusercontent.com/-wMHJCww-Ht0/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAAY0/VKJOy6E5xTE/s512-c/photo.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-883749130613804585.post-7170151200916091299</id><published>2009-11-26T18:51:00.005+02:00</published><updated>2009-12-06T12:24:58.524+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Anı'/><title type='text'>Ankara Calgary 4</title><content type='html'>Bavullardan ümidi kesince aldığım bavul taşıma arabasını bıraktım. Türk Hava Yolları'nın kayıp bagaj kısmına ilerledim. Kayıp bagaj kısmında hemencecik birine sorup bagajımı bulmayı beklemiyordum tabi. Ama böyle bir kaos da beklemiyordum.&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Üç tane gişe kılıklı yaklaşma yerinin ve 4-5 görevlinin olduğu kayıp bagaj bölümünde ve önünde yaklaşık bir 40 kişi vardı ve bu sayı asla azalmıyordu. Görevliler tepkisiz hale gelmişlerdi yoğunluktan sersemleyerek.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Yoğunluğun en temel sebebi benim gibi bavul kaybedenler değil de o günkü deyimle "Uçamayanlar" dı. Öğleden önce iç hat seferleri Ankara'daki gibi gecikmişti fakat öğleden sonra iç hat seferlerini iptal etmeye başlamışlardı. Havalanına gelip de iç hat seferi için bagajını check-in'de veren yolcular 1-2 saat bekledikten sonra uçuşlarının iptal edildiğini öğrenip iç hatlar bagaj alım kısmına yönlenmişlerdi. Tabi benimki gibi biraz olağan dışı durumu olan bagajları bile kaybeden THY'nin bu insanların bagajlarını kolayca kendilerine geri vermesinin mümkün olmadığı belliydi.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Neslihan geldi bir süre sonra güya bana bavulları götürmede yardım etmeye. Tabi ortada bavul olmadığından oturup benim dolanmamı bekledi daha çok. Yaklaşık 1 saat boyunca kayıp bagaj kısmına gittim, izdiham arasından geçip de adamlara derdimi anlatmaya çalıştım, ama mesafe kaydedemeyince dönüp bir umut diyerek tekrar bagaj bantlarına bakmaya gittim.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bayağı renkliydi ortam, tam Levent Kırca'lıktı. "Ya kalkmayan uçağın bavulu nasıl kaybolur" diye çıkışanlar, "Yarın maç yönetecez Adana'da bavulumuzu bul kardeşim" diye lafa giren takım elbiseli hakemler, "Ne var biz de maç yöneteceğiz Malatya'da" diye altta kalkmayanlar, bağıranlar çağıranlar, "Oğlum yurtdışına gidiyor siz bagajlarını kaybettiniz" diye ağlayan yaşlı adamlar.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bir saatin sonunda en sonunda görevlilerden biri benim kayıtlara bilgisayardan ulaştı, aradan bir 10 dakika geçtikten sonra da "Kardeş senin bavulun kesin dış hatlara gitmiştir. Sen oranın kayıp eşyasına git" diye bir yorumda bulundu.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Peki dedik. Dış hatlara doğru yola çıktık. Dış hatlar kayıp eşya bölümünün şöyle bir durumu var, gümrüğün içerisinde. Bu yüzden şöyle bir sistem kurulmuş, dış hatlar terminalinin danışma kısmında iki telefon var. Buradan değişik hava yollarının kayıp eşya bölümlerinin telefonlarını arayabiliyorsunuz. Olması gereken, bir görevlinin telefonu açması, sizin ona kayıp bavulunuzu bulmak için görüşmek istediğinizi söylemeniz, onun da gümrük dışına çıkması, sizi alıp personel girişinden gümrüklü alana geçirmesi. Tabi bu izdihamda bunu yapmak pek de kolay değildi.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Türk Hava Yolları kayıp eşya bölümünün telefonu ya meşgul çalıyordu, ya da cevap vermiyordu. Anladım ki arada rastgele telefonu açıyorlar, onun dışında oradaki insanlarla ilgilenmeye çalışıyorlar. Yaklaşık yarım saat bekledik telefonların yanında birinin gelip de bizi alması umuduyla. Giderek kalabalık arttı. Sonunda bir adamın gaz vermesiyle gümrük çıkışına gidip polise bizi içeri sokmasını rica ettik. Tabi rica ettik değil pek bir iki saniye sonra gaz verici abi biriyle yumruklaşmaya başlamıştı gümrük çıkışında. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;İçimden küfredip çıktım gümrükten. Biraz daha bekledim. Bir görevli geldi bizi binbir zorlukla içeri soktu. Orada görevli polislerin davranışları gerçekten takdire şayandı. Bizim gibi bavullarını kaybetmiş azılı yolcuların gümrüğe girmesini zorlaştırarak bir kez daha kazandıkları parayı son kuruşuna kadar hakettiklerini gösterdiler. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Gümrükten içeri girince de ayrı bir hikaye vardı. Kayıp eşya bürosuna gidince durumun vehameti artık iyice ortaya çıktı. O gün uçan, uçamayan neredeyse tüm yolcuların bavulları kaybolmuştu. Kimi şansı yardım etmiş de bavulunu bulmuştu, kimi ise aynı derecede şanslı değildi. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bir süre derdimi birilerine anlatmaya çalıştım. Oradan da benzer bir cevap aldım, "Bavulun buradadır kesin" Ama acaba neredeydi... "Sen en iyisi yarın gel" dediler. Ortamın daha rahatlayıp bavulların ortaya çıkacağını umuyorlardı. Biraz iyimserlerdi ama peki dedim. 8:15 gibi İstanbul havalanından ayrıldım.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Neslihan sağolsun misafir etti beni, zaten biraz internete girip bir bira içip sızdım. Sızmadan önce Toronto-Calgary biletimi alsam mı diye düşündüm ama ertesi gün olacaklara göre davranmaya karar verdim son olarak.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ertesi sabah kalktım ve havalanına yollandım tekrar. Herşey aslında bir gece öncenin son kısmının tekrarıydı. Dış hatlar gümrüğe girmeye çalıştım bir süre. Pek farklı değildi durum dün akşamdan. Dün akşam bir miktar insan problemlerini çözüp havaalanından ayrılmıştı ama bir grup da benim gibi "Buguün git yarın gel" olayına girmişti. Başka bir grup da gece ya da sabah inmişlerdi hava alanına ve benim bir gün önce olduğum konumdaydılar.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Dış hatlar kayıp eşyaya girince durumda hiç bir değişiklik de olmadığını anladım. Sisten dolayı aksaklıkların başlamasından 24 saat geçmişti ama hala binlerce bavulun karışmış olduğunu söylüyorlardı çekingen bir şekilde Türk Haval Yolları görevlileri.  Hala bir tane üst düzey insan, bir tan kriz için atılan adım, hiç bir şey yoktu. Türk Hava Yolları yeterince zaman geçtikten sonra herşeyin yoluna gireceğini umuyordu.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Önceki akşama benzer bir şekilde derdimi anlattım, benzer bir cevap aldım. Ama artık kimsede sonraki güne de bu problemin çözülebileceğine dair umut yoktu. Bana tutanak tutturmamı söylediler. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Yaklaşık 24 saat sonra kaybolan bavullar ile ilgili resmi kayıp tutanağı tutuldu. Bavulların büyük ihtimalle İstanbul'da bir yerlerde, az bir ihtimalle de Ankara'da olduğunu düşünüyorduk. Bana Ankara, İstanbul ve Toronto kayıp eşya bürolarının telefonlarını verdiler.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Tabi olayın yeni bir boyutu vardı. Ben Toronto'dan da Calgary'e gidecektim ve bavulları oraya göndermeleri lazımdı ama adres veremiyordum. Görevliye bunu açıkladım. Kayıp tutanağına adres olarak Toronto Havalanı yazıldı. Daha sonra havalanı ile görüşerek bavullarımı göndertmem gerekeceğini söylediler. Burda sanırım kadına kızmam lazımdı biraz. Ama önceki günden beri gördüğüm en aklı başında ve ne yaptığını bilen insan olduğundan kızamadım da. Daha sonra adres bildiriminde bulunabileceğimi düşünerek ayrıldım kayıp eşya bürosundan. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Çıkına Toronto-Calgary biletini bir sonraki aksam 9:00'a aldım. Otele de para vermek istemiyordum artık. Acaba gitmesem mi diye bir düşünce de düşmüştü aklıma ama gitmemek de bir çözüm değildi. İstanbul'da kalmak ile Calgary'e gitmek arasında hiç bir fark yoktu. Bir sırt çantasıyla gidecektim dünyanın öbür ucuna.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;O günün kalanını İstanbulu gezerek geçirdim. Önce Beyazıt'a gidip Gültekin ile bir yerde oturduk bir süre. Sonra da Caddebostan'a geçtik. İsmet geldi, Neslihan işlerini bitirip geldi. Gece 11:00 gibi eve döndük Neslihan'la. Bir duş aldım, kayıp eşya bölümünü aradım, bir gelişme olmadığı cevabını aldım, ve yattım. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Sabah kalkınca erkenden havalanına gittim. Uçağım 11:30'daydı ama belki bavullar ile ilgili bir gelişme olabileceğini umuyordum. Havalanına gidince aradım tekrar, bir gelişme yoktu. Check-in'den geçtim. Check-in'deki badem bıyıklı Edi ile Büdü kılıklı iki salak "Ya Toronto neresi ki?","Kanada için özel güvenlik kontrolünden geçmeniz lazım sanki","Sormak için arıyoz da cevap vermiyorlar, neyse en kötü sınırdışı ederler Kanada'dan" gibi gerzekçe laflar ettiler ama artık pek bişi sinirimi bozamazdı. Sonradan keşke hıncımı bu ikisinden çıkarsaydım diye düşündüm de geçmişti artık.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Pasaport kontrolünden geçip gümrüğe girdim ve bir kahvaltı ettim. Daha sonra yavaş yavaş gate'e gittim. Uçağa girmeden önce son bir kez aradım kayıp eşya bölümünü ama gelişme yoktu. Bir sırt çantası ile Toronto uçağına bindim, dünyanın öbür ucuna gitmek üzere.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/883749130613804585-7170151200916091299?l=utkuerd.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://utkuerd.blogspot.com/feeds/7170151200916091299/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=883749130613804585&amp;postID=7170151200916091299' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/883749130613804585/posts/default/7170151200916091299'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/883749130613804585/posts/default/7170151200916091299'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://utkuerd.blogspot.com/2009/11/ankara-calgary-4.html' title='Ankara Calgary 4'/><author><name>Utku Erdoğdu</name><uri>https://profiles.google.com/112954716943711118052</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh3.googleusercontent.com/-wMHJCww-Ht0/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAAY0/VKJOy6E5xTE/s512-c/photo.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-883749130613804585.post-203621322105544843</id><published>2009-11-26T05:36:00.006+02:00</published><updated>2009-11-26T06:13:08.633+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Anı'/><title type='text'>Ankara Calgary 3</title><content type='html'>Tek karışıklık benim biletimde değildi. Onlarca kişinin biletlerinde karışıklık vardı. Sabiha Gökçen uçuşları hala kalkmıyordu, bu uçuşlara bileti olan insanlar diğer uçuşlara geçmeye çalışıyorlardı. Gate'deki görevli bana verilen print-out boarding pass'ı aldı ve bilgisayardan bir şeyler yaparak beni ilk kalkacak İstanbul uçağına transfer ettiğini söyledi. Boarding pass'daki uçuş no ve koltuk numarasını tükenmez kalmele değiştirdi.&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Tam ayrılırken oradan "Bagajlarım ne olacak?" diye sordum. "Bagajınız mı vardı?" dedi. "Evet. Toronto'ya aktarılacaktı güya ama Toronto uçuşum pazartesi" dedim. Telefon açtı. Birini aradı. Telefondaki kişiye "TK109 Erdoğdu'nın bagajlarını al, manuel iç hatlar ve TK125 etiketi vur, TK125'e yükle" dedi. Telefonu kapattı bana "Tamam, halloldu" dedi.  &lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Sabahtan beri ilk defa biraz rahatladım hem, ayrıca ilk defa sonrasını düşünmeye başladım. Pazar günü Toronto'dan Calgary'e aldığım bilet yanmıştı. Cumartesi gecesi için satın aldığım otel odası da. Biletimin bağlantısız olması başıma iş acacak gibiydi. Toronto-Calgary biletini değiştirmem mümkün değildi, ertelenen uçuşa bağlantılı olmadığından. Hemen bir saatlik Internet satın alıp bilet fiyatlarına baktım ve $179 a aldığım biletin $300 civarına çıktığını gördüm. Yapacak bir şey yoktu. Yeni bir bilet alacaktım.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Başka bir sorun bileti ne zamana alacağımdı. Cumartesi gece otele gitmek yerine şimdi de pazartesi gece mi otele gidecektim, ya da cumartesi gece direk Calgary'e mi gidecektim? Otel fiyatlarının da $100 üzerine çıktığını gördüm, ama bir yandan da o ana kadar olan tecrübem bana pazartesi de geç kalacağımı söylüyordu.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Saat 14:30 gibi uçağa alınmaya başladık. Güya dünyanın öbür ucuna uçacaktım ama İstanbul uçağına anca bilmiştim 7:30 saatte. Metin Uca'nın gelip de iki yanıma oturmasıyla daha da bir renklendi ortam. Dedim, "Nassınız sayın cumhur-u reisim?"...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bir miktar bekledikten sonra uçak kalktı. Tabi bu kadar şeyden sonra normal bir uçuş olmasını da beklemiyorduk uçuşun. Bolu'dan itibaren tüm vadiler sis altındaydı. Durumun vehameti daha iyi görünüyordu havadan. Sapanca'ya geldiğimizde tüm batı ufku bir sis kütlesiydi sadece. Güneye doğru döndü uçak. "Sıçtık" dedim içimden. İzmir'e gidiyoruz herhalde diye düşündüm.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Biraz sonra kaptan anons yaptı, İstanbul tüm gecikmelerden dolayı çok kalabalıktı ve sıra bekleyecektik, bunun için de 15 dk. kadar dönecektik. 15:30 dan önce iniş beklenmiyordu.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Dönme çok da alışık olmadığım bir şeydi, ama dönerken üstümüzden altımızdan sürekli uçakların geçmesi hiç mi hiç alışık olmadığım bir şeydi. Tedirgin olmadım desem yalan olur. Metin Uca kadar sakin olabilseydim keşke, adam vurdu kafayı uyudu.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bir 15 dk. döndükten sonra ikinci bir anons 20 dk. daha döneceğimizi söyledi. Homurdanmalar yükseldi biraz ama ne yapacaktık ki. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Saat 16:30 gibi İstanbul Atatürk havalanına indik. İndik tabi de nasıl bir inişti anlamadım, anlamak da istemiyorum. Tüm İstanbul sis kaplıydı. Daldık sisin ortasına ve bir anda Bakırköy sahil yolunun üstünden geçip piste dokunduk. Ya bilgisayar destekli indik, ya da kaptan ezberlemişti inişi, ikisi de bravo denilecek şeyler.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;İstanbul'a indiğim anda sabahtan beri yaşadıklarımın sadece preview olduğunu anlamam çok uzun sürmedi. Hava çok kötüydü. Her yerde terkedilmiş ağızlarına kadar dolu bavul carrier'ları vardı. Bizi terminale götürecek otobüse bindik. Terminale gelip de bagaj alma bölümüne girdiğimde yavaşca o ana kadar hiç bir şey görüp yaşamadığımı anladım.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;İlk anda heyecanla hemen bir bagaj arabası aldım 1 ytl takıp. İlk bagaj bandının önünde beklemeye başladım. Bir miktar bagaj geldi. Benimki çıkmadı aralarından. Bir süre bekledim. Sonra belki karışıklık vardır diye bir sonraki banda gittim. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bir sonraki bantta bir miktar bagaj dönüp duruyordu, Bir miktar insan da bagaj bekliyordu. Bir kan uyuşmazlığı olduğu kesindi.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Daha sonraki bantlarda durumun vehameti üstel bir şekilde arttı aniden. İkinci bandın durumuna benzer bir durum vardı. Bagajlar dönüyordu, insanlar bekliyordu. Fakat ikinci bagajdan farklı olarak sürekli yeni bagaj geliyordu. Arada bir bagajlar bandı tıkıyorlardı. Görevli mi vatandaş mı olduğunu anlayamadığım biri acil durdurma butonuna basıp bir miktar bagajı bandın yanına indirdikten sonra tekrar bandı başlatıyordu ve döngü devam ediyordu.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bagaj kısmının öbür ucuna vardığımda zaten gözlerime inanamadım. Bu son iki bagaj bandından indirilen bagajlardan oluşan bir dağ vardı ortada. Ayrıca duvar diplerinde onlarca bagaj öyle sahipsiz bekliyordu.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Saat 17:30 gibi kesinlikle emin oldum, bagajlarım kaybolmuştu.&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/883749130613804585-203621322105544843?l=utkuerd.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://utkuerd.blogspot.com/feeds/203621322105544843/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=883749130613804585&amp;postID=203621322105544843' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/883749130613804585/posts/default/203621322105544843'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/883749130613804585/posts/default/203621322105544843'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://utkuerd.blogspot.com/2009/11/ankara-calgary-3.html' title='Ankara Calgary 3'/><author><name>Utku Erdoğdu</name><uri>https://profiles.google.com/112954716943711118052</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh3.googleusercontent.com/-wMHJCww-Ht0/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAAY0/VKJOy6E5xTE/s512-c/photo.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-883749130613804585.post-3513237464466149655</id><published>2009-11-25T05:43:00.004+02:00</published><updated>2009-11-26T06:13:30.073+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Anı'/><title type='text'>Ankara Calgary 2</title><content type='html'>Sis ilk başta paniğe kapılmama yol açtı. Ankara-İstanbul uçağının inmesiyle İstanbul-Toronto uçağının kalkması arasında 95 dk. vardı. Zaten zor yetişecektim, bir de sisten geç kalırsak yetişemezdim.&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Uçuş numarasının değişmesinin sebebi de sisti. 7:30 uçağı hala kalkamamıştı. Beni de onda yer olduğundan ona aktarmışlardı. 4:35 uçağı bile kalkmamıştı hala. O uçak yolcularının yerinde olmak istemezdim.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Kısa süre sonra etraftaki konuşmalardan dolayı sakinleştim ama. İstanbul'da da sis çoktu. Bu yüzden aynı miktarda İstanbul-Toronto uçağı da gecikecek gibi duruyordu. Biraz oturdum gate'in önünde. Kalkıp kahvaltı etsem mi diye düşündüm. Yavaş yavaş sis açılmaya başladı ama. İlk başta sis açılıyor kalkarız şimdi diye düşünerek ayrılmadım gate'in önünden. Daha sonra zaten kalksak da İstanbul'a inemeyeceğiz, o yüzden kalkmaz diyerek kalktım ve kafelerin birine doğru yöneldim. Bu arada uçaklar inip kalkmaya başladı havaalanından. Ama hala İstanbul uçuşları gecikmiş olarak beklemekteydi.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Kafenin önünde beklerken Gökhan çıkageldi. O da Frankfurt'a uçacakmış, ne yapsam diye düşünüyordu. Uçuşların ertelenme ihtimali üzerinde konuştuk. Kendi durumumuzla dalga geçtik biraz. Biraz paniktik ikimizde ama bir şekilde uçuşlar kalkar gideriz diye düşünüyorduk.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Saat 9:30 gibi işin tahmin ettiğimizden ciddi olduğunu anlatan ilk olay oldu. Bir görevli gelip Sabiha Gökçen havalimanına gidecek yolcuların dilerlerse Atatürk'e giden uçaklara aktarılacaklarını söyledi. Tabi ilk olarak bağlantısı olan yolcular görevliye bağlantılarını sormaya başladılar. Görevli bazı sorulara "O bağlantı iptal edildi" diye cevap verince ilk panik başladı. Gökhan'ın uçuş da iptal edilenler arasındaydı. Yolcu kısmından çıkıp yeni bir bilet ayarlamak için satış noktasına gitti.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;İyice stres bir şekilde beklemeye devam ettik. Saat 10:30 olduktan sonra artık İstanbul-Toronto uçağını yakalamanın tek yolunun uçağın iyice gecikmesi olduğunu anlamıştım. 11:00 gibi o ümit de kalmadı. İki görevli gate'e geldiler ve 12'ye kadar bağlantısı olan yolcuların bağlantıya yetişmelerini beklemediklerini, bu yolcuların biletlerini değiştirmeleri gerektiğini söylediler. Yine de bir ümit özellikle gösterdim uçuş kartımı, ama sonuç aynıydı. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;İki şansımız vardı. Ya Ank-İst ve İst-X biletimizi birlikte başka bir güne değiştirecektik. Ya da İstanbul'a gidecektik, İst-X biletimizi değiştirecektik. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ankara'daki evin doğalgaz tesisatındaki suyu boşaltmıştım. Telefonu, İnterneti ve Kablo TV'yi kapattırmıştım. Ankara'da kalsam halledemediğim işleri halletme şansım da yoktu hafta sonu olduğundan. İstanbul'da Neslihan'ı, Gültekin'i, İsmet'i ve diğer sevdiklerimi de gitmeden görememiştim. İstanbul'a gitmeye karar verdim. Nereden bileyim bunun da hata olduğunu.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bilet satışa gittim. Ankara terminalini bilenler için bilet satış girişin olduğu duvarında terminalin. Sıra ise check-in masalarına kadar uzuyordu nerdeyse. Herkesin sinirler gerilmiş, herkes dokunsan uçan adam gibi uçacak.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Sıranın gelmesi iki saat sürdü. Bu esnada beni aktardıkları Ank-İst uçağı ve diğer İstanbul uçaklarının bazıları yolcu kabul etmeye başladılar. Bir an düşündüm sırayı bırakıp gitsem mi diye de madem bana böyle dediler, dediklerini yapayım dedim. Zaten acelem de yoktu İstanbul'a gitmek için, Neslihan işteydi. Benim uçuş uzun bir süre yolcu kabul ettikten sonra kapı kapandı ve gitti.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Yine sıradayken yan taraftaki Pegasus bilet satışta da benzer bir sıra vardı. Ve en son lisede kantinden döner almak için girdiğim tipte bir tezgah izdihamı. Bizim sıra da pek aşağı kalmıyordu. Aradan girmeye çalışanlar mı ararsınız, bunları takip ve tespit etmeyi görev bellemiş teyzeler mi. Bir yabancı sonunda "Securiiiiitiiiiii" diye bağırdı bile, sinirler ne hale gelmiş anlayın. Tabi güvenliğin tek yaptığı uzaktan "Ne diyo la bu" bakışı atmaktı. Adam yazık yabancı bir havalanı sanmış tabi burayı.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Saat artık 12:00 civarına gelmişti. Hiç bir şey yememiştim geceden beri. Bir ara bayılacağım sandım.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Neyse sonunda sıra geldi. O ana kadar görevlilere kızmamaya çalıştım zira inanılmaz bir stres altında ellerinden geleni yapmaya çalıştıkları belliydi. İlk önce bana Chicago aktarmalı bir Toronto bileti ayarlamaya çalıştı görevli. Dedim ona gidebilsem ben Calgary'e giderim zaten. Vize durumunu anlattım. Onun üzerinde pazartesi günkü İstanbul-Toronto uçağına aktardı beni. "Bavullarınızı da aşağıdan alabilirsiniz" diyince ben uyandım, kadına bir şey söylemeyince Ankara-İstanbul biletini de pazartesiye atmıştı. Özür diledim ve o gün gitmek istediğimi söyledim. Düzeltti, yeni bir boarding pass verdi. Bavulları almama gerek olmadığını yeni uçağa aktarılacağını söyledi.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Boarding pass'e bakınca uçuş numarasının değişmediğini, ben sıradayken giden uçağın uçuş numarası olduğunu gördüm. Kadına "E bu uçak gitti!?!" dedim. Aldığım cevap "Siz bakmayın panolara, gate'e gidin bekleyin" oldu.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Gittim gate'e. Önce bir kurovasan ve börek ile brunch yaptım kendi çapımda. Daha sonra tekrar gate önünde beklemeye başladım. Panolarda bana verdikleri uçuş numarası ile ilgili bir şey yoktu hala. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Birazdan bir tezgah daha kuruldu gate'in önünde. Hangi uçak hangi gate'den ne zaman kalkacak iyice karışmıştı ve iki görevli tek tek ayarlama yapmaya çalışıyorlardı. Biraz uğraştan sonra derdimi anlatabildim görevlilerin birine. Böyle bir uçuş var mı diye sordum, "Yok da öyle bir uçuş.... " diye başladı cümleye yığılıp kalıyordum nerdeyse.&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/883749130613804585-3513237464466149655?l=utkuerd.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://utkuerd.blogspot.com/feeds/3513237464466149655/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=883749130613804585&amp;postID=3513237464466149655' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/883749130613804585/posts/default/3513237464466149655'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/883749130613804585/posts/default/3513237464466149655'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://utkuerd.blogspot.com/2009/11/ankara-calgary-2.html' title='Ankara Calgary 2'/><author><name>Utku Erdoğdu</name><uri>https://profiles.google.com/112954716943711118052</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh3.googleusercontent.com/-wMHJCww-Ht0/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAAY0/VKJOy6E5xTE/s512-c/photo.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-883749130613804585.post-6004166290696518288</id><published>2009-11-23T01:27:00.002+02:00</published><updated>2009-11-26T06:13:52.486+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Anı'/><title type='text'>Ankara Calgary 1</title><content type='html'>&lt;div&gt;Bloga yazacağım bir sonraki yazı güya sinema beğenisi üzerine olacaktı. Hande tembih etmişti Calgary izlenimlerini gidince hemen, gerekirse fotoraflarla yazmaya başlamamı. Kaderin cilvesi öyle de oldu. Bu yazı gelişmişlik ölçütünün insanların olağandışı durumlarda yaşadıkları olduğuna dairdir.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bilmeyenler için herşey bir seneliğine Calgary'e gitmek için bir fırsat çıkmasıyla başladı. Olayın bilimsel, teknik, duygusal yönlerini bilahare yazarım. Ama bu kadarıyla bile bir seneliğine okyanusun ötesine taşınmak bir olaydı.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Calgary'e uçak bileti aramaya başlamam Eylül ortalarına denk gelir. İlk darbe tek yön bilet almanın nerdeyse imkansız olduğunu öğrenmemle geldi.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Aynı zamanlarda vize başvurumla ilgili elçilikten arandım ve vize vermek için beni uygun gördüklerini ama çalışma izni almam için bana gönderilen davetin yeterli olmadığını öğrendim.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;İkinci darbe de Calgary'e normalde verilen bağlantının Chicago üzerinden olduğunu öğrenmemle geldi. Amerika bir iki senedir transit yolculardan da vize istiyor ve zaten Kanada vizesi işinin belirsizliğe girdiği bir durumda Amerika vizesi almama bağlı olan bir uçak biletini almak istemedim.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bunun üzerine ben de bu hikayedeki en büyük hatam olan hareketi yaptım ve "Ya Türk Hava Yolları Toronto'ya gitmeye başladı, bari Toronto üzerinden gideyim" diyerek Toronto-Calgary bileti bakmaya başladım. $99 CAD'a bir Toronto-Calgary bileti bulmam ve bu biletin aynı gece biten bir indirimin eseri olduğunu anlamamla birden işler hız kazandı. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;$99 CAD'lı Toronto-Calgary bileti'ni en kötü sadece $100 CAD'ımın yanacağını düşünerek satın aldım ve THY'den de bir Ankara-İstanbul-Toronto bileti ayırttırdım. Toronto-Calgary biletini Internet'ten kendim aldığımdan biletler bağlantısız oluyordu. Bu beni biraz - belli ki yeterince değil - korkuttu ve Toronto-Calgary biletini Ankara-İstanbul-Toronto biletinden bir gün sonraya aldım.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bir gece Toronto'da kalmak zor gibiydi ilk başta. En ucuz görünen ve havaalanına yakın otelde $70 CAD'a yer buldum. Her şey iyi gidiyordu. $200 CAD civarı bir paraya seyahatin Kanada kısmını karşılayacaktım.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bu noktada aslında ikinci hatamı yaptım. Artık tek yön bilet bakmıyordum, gidiş dönüş bileti almaya karar vermiştim. Öyle olunca başka seçeneklerim de olabilirdi, transit vize istemeyen bir Avrupa ülkesinden Air France ile direk Calgary'e uçmak gibi. Ama nedense Toronto biletine kitlendim biraz. Sanırım hem WestJet'in ucuz bileti cazip geliyordu hem de yabancı ülkede ne şekilde olsun aktarma yapmak istemiyordum.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Vize probleminin çözülmesi neredeyse bir ayımı aldı. Elçilik çok yardımcı olmaya çalıştı, genelde elçiliklerle yaşadığım tecrübelerin tersine. Calgary'deki hocam Reda hoca 2. bir davet mektubu yazdı, daha sonra 3. bir davet mektubu yazdı ve en sonunda vizem ve çalışma iznimi aldığıma dair bir belge elime ulaştı.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ayırtığım biletler vizemin elime ulaşmasından 6 gün sonrayaydı ve ben bir iki haftadır çalışma iznindeki belirsizlikten dolayı hazırlanmayı bırakmıştım. Ne yapabileceğimi düşündüm ve 15 günden biraz fazla bir hazırlanma süresi tanıyı kendime 21 Kasım'ı gitme tarihi olarak belirledim.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ankara-İstanbul-Toronto biletinin fiyatı ilk ayırttığım bilete göre bir 50 € kadar artmıştı. Çok problem değildi tabi. WestJet'in indirimi bitmişti ve $179 CAD'a çıkmıştı Toronto-Calgary ama o da çok dert değildi. $70'lı otele rezervasyon yapmak için bakarken otelin aslında dandik bir otel olduğunu anladım. Yakın bir fiyata havalanına beleş servis yapan Hilton otelini görünce dedim ki şanslıyım.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Plan güzeldi Ankara'dan 9'da uçağa binip 10'da İstanbul'a inecektim. 11:30 da İstanbul'dan kalkıp 16:00 da Toronto'ya inecektim. Gümrük işlerimi halledip otelin servisiyle otele gidip güzel bir uyku çekecek, sabah bir kahvaltı edecek ve saat 11:30 da tekrar uçağa binip oğlen 1 gibi Calgary'e gelecektim. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;2 hafta boyunca hazırlandım. Taşınma psikolojisi çok tuhaf bir şeymiş. Bir yandan sevdigim insanlar durmadan "Gitmeee" diyorlar. Bir yandan yapılacak yüzlerce iş var. Yok bavulun boyutu mu önemlidir ağırlığı mı, yok telefon nerden kapatılır, yok havalanına nası gideceğim derken geldi çattı 21 Kasım.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Sabah 7:00'de 2 tane kocaman bavulum, her ihtimale karşı bavullarda problem olur diye bir tane boş küçük bavul, amcam, yengem, Emin abi ve ben çıktık evden ve havalanına doğru yola çıktık. Yolda yer yer sis vardı ama hava genelde güzeldi. O anda aklımdan bile geçirmedim sisin nasıl bana hayatı zindan edeceğini. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;7:40 gibi havaalanına vardık. Amcam ve Emin abi arabayı park ederken yengemle birlikte bavulları sürükleyerek check-in sırasına girdik. O anki en büyük korkum bavuların ağır ya da büyük olduğunu söyleyip para istemeleri ya da uçağa almayız demeleriydi. Görevli bavulların etiketlerini yapıştırıp gönderdiği zaman rahat bir nefes aldım. Görevliye sordum "Toronto'da alacağım bavullar değil mi?" Aldığım cevap yaşayacaklarımı özetliyordu, "Gidebilirseniz alırsınız tabi." &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;İlk kötü belirti uçuş numarasının değişmesiydi. Anlayamadım önce. Zaten İstanbul'da anca dış hatlara geçip pasaporttan geçecek kadar vaktim vardı. Beni daha sonraki bir uçuşa vermiş olmaları bu açıdan imkansızdı. Bir önceki uçuşa vermeleri de anlamsızdı. Bu şekilde kavrayamamış bir halde vedalaştım amcamlarla ve yolcu bölgesine geçtim. Bir şeylerin ters gittiğini kavramıştık, amcamlar da bekleyeceklerini söylediler.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Yolcu bölgesine girip de gate'e gittiğimde sürpriz ile karşılaştım: Pist sisten görünmüyordu bile.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/883749130613804585-6004166290696518288?l=utkuerd.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://utkuerd.blogspot.com/feeds/6004166290696518288/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=883749130613804585&amp;postID=6004166290696518288' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/883749130613804585/posts/default/6004166290696518288'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/883749130613804585/posts/default/6004166290696518288'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://utkuerd.blogspot.com/2009/11/ankara-calgary-1.html' title='Ankara Calgary 1'/><author><name>Utku Erdoğdu</name><uri>https://profiles.google.com/112954716943711118052</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh3.googleusercontent.com/-wMHJCww-Ht0/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAAY0/VKJOy6E5xTE/s512-c/photo.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-883749130613804585.post-5326765471271880784</id><published>2009-07-29T15:34:00.006+03:00</published><updated>2009-07-31T14:04:09.280+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sinema'/><title type='text'>Jason ve Kızlar</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogsp
