Calgary etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Calgary etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Mart 2010

Calgary II

Geldikten sonra bölümü gittiğim yerleri Google Maps'de tabiri caizse çalışmaya başladım. Genelde yer yön bilgim iyidir ama buraya geldiğimde bir şaşırmıştım. 

İlk dikkatimi çeken tüm adreslerde kullanılan dört ara yöndü. Şehrin beş bölgeye ayrılmış kısaca, şehir merkezi, kuzeybatı, güneybatı, kuzeydoğu ve güneydoğu olarak. Adreslerde şehir merkezini de -nasıl ayırıyorlarsa- dörde ayırıyorlar, mesela şehrin göbeğinde yer alan Calgary Tower'ın adresi SW olarak görünüyor.

Kuzeybatıda ne var diye bakınca şehrin en büyük alışveriş merkezi Market Mall burada. Olympic Oval adı verilen olimpik sürat pateni salonu da bu tarafta. Tabi en önemlisi dükkan burada. University of Calgary kampüsü şehrin kuzey batısında, şehir merkezinden çok çok da uzak olmayan bir yerde.

Kuzeydoğuda havalanı, hayvanat bahçesi - mutlaka gitmem gerektiğine dair tavsiyeler aldığım- ve Sunridge Mall ile Marlborough Mall var. Marlborough Mall da Wallmart olması çekici kılıyor. Sunridge Mall'da da KFC.

Güneybatıda Chinook Center alışveriş merkezi ve Heritage Park yer alıyor. Heritage Park 19. yy. da 20. yy'ın ilk yıllarında Calgary'de hayatın nasıl olduğunun o zamandan kalma yapılar ile sergilendiği bir park.

Güneydoğuda ise Calgary'nin fuarı olarak görülebilecek Calgary Stempede'in yapıldığı Stempede Grounds, Calgary Flames'in sahası olan Pengrowth Saddledome ve bir iki tane daha spor kompleksi var. 

Aslında şehrin bu dört yanı da birbirine benziyor. Biraz üniversite kampüsünden dolayı kuzeybatıdaki Brentwood civarı farklı bir dokuda. Bir de Sunridge ve Marlborough Mall'lar birbirlerine yakınlar ve 2-3 tane daha ufak alışveriş merkezi ve market ile birlikte çok büyük bir alışveriş alanı yaratıyorlar, o bölgenin dokusu biraz farklı.

Şehrin büyüklüğü Ankara'ya çok yakın. Yani Ankara'nın da Calgary'nin de bir ucundan diğer ucuna gitmek bir satten biraz uzun bir süre alıyor. Ankara için Samsun asfaltı-Çayyolu arası biraz daha uzun sürer herhalde. Calgary'de de kuzey'den güneye gitmek daha uzun sürmekte. 

Şehir merkezinde 980 bin kişi, metropolitan alanda -yani banliyöleri de katarsak- 1 milyondan biraz fazla insan yaşıyor Calgary'de. Toronto ve Montreal'in ardından üçüncü büyük şehriyken Kanada'nın - Ottowa, Vancouver, Quebec City ve Edmonton'dan büyük- metropolitan alan açısından beşinci sırada. Bunun en büyük nedeni şehrin büyük bir hızla büyümesi. 1971 yılında 250 bin olan nüfusun 40 yılda milyona dayanmasının arkasında Calgary Oil Boom adı verilen petrol çılgınlığı yatıyor. Bu tip bir gelişim metropolitan alanın bir bütün olarak gelişmesine değil de şehir merkezinin büyük bir hızla büyümesine yol açmış. Şu anda şehir merkezinde yer alan bir çok mahalle daha önceleri birer banliyö kasabasıyken son 50 yılda şehrin içine katılmışlar. 

5 Mart 2010

Calgary I

Çok gezen mi çok okuyan mı bilir derler ya hani. Eğer bu sorunun cevabı çok gezen ise ben pek bir şey bilmiyorum demektir. O denli gezmeye tozmaya, yeni yerler tanımaya kapalı bir bünyem oldu hep. Ama bu şehri bir şekilde tanımak anlamak zorunda kaldım.

Calgary diye Google resim arama motorunda aratırsanız karşınıza şuna benzer resimler gelecek:

Külliyen yalan... Buraya gelmeden biraz kaynağından bilgi edinme şansım olduğundan zaten böyle bir şey ile karşılaşmayacağımı biliyordum. Ama yine de bu tezat çok ilgimi çekti. 

Resim Photoshop filan değil onu belirteyim. Gerçekten böyle bir görüntü var şehirde. Ama bu görüntünün bir benzerini başka bir yerden, ya da yılın her mevzimi yakalamanız biraz zor. Bu resim bir nevi outlier yani (geldik buraya Data Mining filan ilgileniyoz gösterelim değil mi) Ankara'da sadece Atakule ve Kuğulu Park'ı alan bir resim ne kadar gerçek dokuyu yansıtırsa bu resim de anca o kadar gerçek.

Calgary aslında şöyle bir şehir:


Bu resim hem iklimi, hem şehrin genel görünümünü hem de dokusunu çok güzel özetliyor. 

Yukarıdaki ilk resimdeki uzun binaların olduğu bölge şehir merkezi. Şehir Bow Nehri'nin tatlı bir kıvrım yarattığı bir noktaya kurulmuş. Yani bu uzun binaların olduğu kısmın üç tarafı nehir. Batıdan gelen nehir şehir merkezinin başladığı yerde kuzeye doğru kıvrılıyor biraz ve şehir merkezinin kuzeyinden doğusuna doğru akmaya devam ediyor. Şehir merkezi bittikten sonra eski yoluna devam edercesine güneye kıvrılıyor tekrar. (böyle bişi)

Yukarıdaki ilk resimde görünen nehir de Bow Nehri. Resmi şehir merkezinin kuzey doğusundan güney doğu yönüne doğru bakarak çekmişler. Resimdeki nehrin sağdaki kolu aslında biraz ilerde soldaki kolla birleşiyor. Arada kalan alan park.

Fakat haritayı uydu görüntüsüne getirince de binaların gölgelerinden göreceğiniz gibi bu uzun binalardan oluşan bu bölge şehirde bir tek. Açıkcası  buraya geldikten on beş gün sonra ilk defa geçtim şehir merkezinden ve o zamana kadar gördüğüm en uzun bina üniversitede, sekiz katlı olan ve bilgisayar bölümünün bir kısmının da yer aldığı (benim de ofisimin bulunduğu) ICT binasıydı. Ama şehir merkezindeki binalar gökdelen ebatlarında. Sanırım ortalama 40 kat civarında. 

Bunun dışında yerleşim büyük bir çoğunlukla müstakil evlerden oluşuyor, ikinci resimde de görüleceği üzere. Kocaman bir bina gördüğünüz zaman - ki kocamandan kastım Armada gibi bir şey değil, ODTÜ kültür kongre boyutunda mesela - o binanın ya önemli bir iş merkezi ya okul ya da özel bir işlevi olan bir bina olduğunu hemen anlayabiliyorsunuz. Bazı yerlere apartmanlar da serpiştirilmiş durumda, şehir merkezine yaklaştıkça artıyor özellikle. Ama 4-5 kattan uzun değil bunlar da.

3 Şubat 2010

Calgary

Bir ara yazmaya başlamam kaçınılmazdı. Başladım sonunda. Bir miktar fotoğraf ile desteklenecek hale geldiği zaman blogda yayınlamaya başlayacağım.


Things to Do in Calgary When You're Researching...